BAŞIN SAOLSUN İFADESİNİN TARİHÇESİ

Çok uzun zamandır kafamı meşgul eden söylemesini ve söylenmesini pek sevmediğim bir sözcük. Birisi bir yakınını kaybettiğinde ona taziye için gidenlerin, hiç farkında olmadan söyledikleri söz, “BAŞINIZ SAĞ OLSUN” veya gayrimüslimler için de kullanılan “TOPRAĞI BOL OLSUN” cümlesinin kullanılması…

BAŞIN SAĞOLSUN ifadesine. Sanki giden gitti ama sen sağsın diyen acıyı hafifletmeyen ifade. Öğrendiğim bilgilere göre; “BAŞ” kelimesi Anadolu Türkçe ’sinde “YARA” demekmiş, SAĞOLSUN da SAĞALSIN’ın dönüşmüş hali yani BAŞIN SAĞALSIN YARAN İYİLEŞSİN demekmiş.

Günümüzde baş sağlığı dilediğimizde ne kadar üzgün olduğumuzu, karşıdakinin acısının bir kısmını paylaştığımızı kastediyoruz. Fakat anlam itibariyle söylediğimiz cümlenin karşılığı, ölen kişiyi boş ver, sıkma canını, sen ölmedin sağsın ya gerisi önemli değil, öleni boş ver sana bir şey olmasın anlamına gelen bir temennide bulunuluyoruz. Bu da belki de canından çok değer verdiği birisini kaybetmiş birisine o anda söylenecek hiç de hoş bir şey değil.

Eskilerde şu manada kullanılırdı: “BAŞSAĞLIĞI” tümcesindeki baş, devlet topluluğu yöneten kimse; Ölen birinin ardından başın sağ olsun denmesinin nedeni ise ’devletimiz sağ olsun, devletimiz daim olsun’ anlamındaymış. (Bu gün bu anlamda hiç kimsenin kullandığını sanmıyorum) Fakat bu temenni cümlesinin bir yakınını kaybedene söylenmesi ne zamandan bu yana geliyor, kesin olarak bilinmiyor. Ancak tüm toplumun her kesimine yerleştiğine göre mutlaka uzun bir geçmişi vardır. Eminim ki bunu birçok kişi benimle aynı şekilde düşünüyordur. Fakat uzun yıllardan beri gelen bu âdeti istemesek de gayri ihtiyari bir şekilde sarf ediyoruz."

Ayrıca İslam dünyasında bu konu şöyle işlenmektedir: "Bir Müslüman öldüğü zaman, gömülmeden önce Allah taksiratını affetsin, Kabre konulduktan sonra, Allah rahmet eylesin, Allah mekânını Cennet eylesin demek adettir, duadır. Müslüman ölülerinden bahsederken, merhum(merhume), rahmetli gibi kelimeler kullanırız.

Ayrıca Anadolu Alevi- Bektaşi toplumları da genellikle taziyelerde “DEVRİ DAİM OLSUN” diye başsağlığında bulunurlar. Geliniz bu konuyu da açalım: Öncelikle “Devri Daim Olsun” sözü ne anlama gelmektedir. Alevi-Bektaşi geleneğinde, ölen kişinin arkasından söylenen sözdür.Allah rahmet eylesin, Allah taksiratını affetsin” sözlerinin yerine bu sözün kullanılmasının bir sebebi de inanç farklılığıdır. Alevi inancına göre bir insan, insanı kamil (kamil insan) olana kadar hakka yürümez. Hakikat kapısından geçen ve dünyadaki devrini tamamlayarak kamil insan olabilen kişi hakka yürür ve geldiği yere geri döner. Yunus Emre bununla ilgili olarak şöyle demektedir: "ÖLÜR İSE TEN ÖLÜR, CANLAR ÖLESİ DEĞİL."

“TOPRAĞI BOL OLSUN” KELİMESİNİN EVRİMİ

Eskiden Anadolu uygarlıklarında ölen önemli kişilerin mezarları insanlar tarafından ziyaret edilir ve kendi memleketlerinden getirdikleri toprak mevtanın mezarına eklenirmiş. Hatta bazı kralların mezarları küçük birer dağ kadar olurmuş. Bunlara MEHNİR’de  denir. Anadolu’da çok sayıda menhir vardır. Ayrıca Menhirler, 10-12 metre yüksekliğinde dev taşlardır. Menhirlerin çoğunun mezar taşı olduğu ispatlanmıştır. Büyüklükleri sebebiyle de, sanki canlıymışlar gibi halk masallarına konu olmuşlardır. İlgili efsanelerde menhirler doğarlar, büyürler, dans ederler ve ağlarlar. Ancak bazıları da höyük gibidir ve bu yüzden  menhirler ile karıştırıldığı olmuştur.

 Sözün özü, toprağı bol olan insanın, hayatında önemli işler yapmış takdire sayan bir muhterem olduğu anlaşılırmış.  İşte bu söz de günümüze kadar yasatılmış bir iyi dilek temennisi olarak dillere pelesenk edilmiştir.

Bu konuyla ilgili içinde toprak sözcüğü olan atasözler de oldukça mevcuttur. Bazıları şunlardır: Toprağa bakmak, toprağa düşmek, toprağa vermek, toprağı çekmiş, toprağına ağır gelmesin, toprak çekmek, toprak doyursun gözünü, toprak olmak, toprak paklar…

Yüzünüzden gülümseme, bedeninizden sıhhat ve cebinizden para eksik olmasın…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar