Gül Ayşe Yetmez

Gül Ayşe Yetmez

Barış

Hem mübarek hem sıcak temmuz gününde ve üstelik hafta sonu iken ve ben evde kalmayı bir yere gitmeye zorunlu tercih etmiş iken misafir kabul ettim.

Dedim ki onlara ikram yok ama hepinizin seveceği ortak bir müzik dinletebilirim.

Sonra misafirlerim tek tek gelmeye başladı, salonuma aldım onları…

16 yaşın oturuşundan 40 yaş rahatsız oldu, 32 yaşım 25 yaşıma sinir oldu yine tartıştılar, memuriyet yüzünden, ne vardı sanki bütün üniversite mezunları öğretmen olmuştu, o kadar havai olmayıp giremedi devlet dairesine.

16 yaşım sinirlendi ne hayalleri vardı, ötekilerin yerine getiremediği, 32 yaş ne yapabilirim çalıştım, çalıştım zamanında gerçekleştirebileceklerini isteseydin derken 25 yaş atılıverdi siz söylemeden ben söyleyim sakın beni suçlamayın biyolojik saatimin isteklerinden dolayı dedi..

40 yaş sakin dinlerken onları ellerinde de hafif uyuşmalar olduğunu fark etti, hala yolda olan 50 yaş için biraz dikkat etmesi gerektiğini biliyordu.

Bu böyle ne kadar sürecek? Durun dedim, ortak bir şeyler bulmalıydım, Orhan Veli. Hepinizin sevdiği şair ama öyle kısa yaşadı ki eminim söyleyemeden gitmişti pek çok şeyi. Üstad Necip Fazıl, ne kadar yazık ki ilk konuğum kimden bahsettiğimi anlamadı. Ona iyi gelecek olan Ümit Yaşar dı, aslında hepsinin hoşlanacağı ismi biliyordum ama şimdi “Orman gibi kardeşçe” desem politik davranmak zorunda idik vesselam.

Ama bak 40 yaş “En Sevgili” dediğinde diğerleri anlamak için çok uğraştı,

İyi, dedim kendi kendime bak anlaşacağız, barışacağız hepimiz birbirimizle, üstelik beklediğimiz misafirlerimiz artık yalnız gelmiyor.

Ortaya döktük bir bir hepimiz neler umuyorduk bunun için neler yapmıştık, kadere ne kadar boyun eğmiş yazılımına ne kadar destek olabilmiştik.

Epey uzun sürdü bu fasıl hala bittiğini söyleyemem, ama karar verdik artık kavga yok.

Şimdi barış zamanı. Artık materyallerimiz belli, hepimiz için yapılması gerekenlerde.

Bir rahatladım ki sormayın. İnsanın kendisi ile kavgası kazanılması en güç zafer, aklı olan derhal sulh ilan eder.

En çok kırkıma görev düşüyor, artık geçmişin benden istedikleri ve günümüz şartları belli, o halde bir uzlaşı en çok benim işime gelir.

Sonra artık affedilmeyen diye bir şey yok, telafisi mümkün olmayan çok şükür başımıza gelmemiş, üstelik konuğum değildi ama 26 yaşın getirdiği konuk Allah müsaade ederse hep yanımızda olacak. Ve her zaman bize ihtiyacı var.

Bir ateşkes imzaladık ki, kutlamasını iftarda kıymalı börek yiyerek gerçekleştireceğiz. Hepsinin en sevdiği yemekle.

Ayrılırken birbirimize iltifat ettik, ne kadar güzelsin diye, ne kadar akıllısın diye, dua ettik, Allah birliğimizi dirliğimizi bozmasın diye…

Behcet Necatigil e rahmet gönderdik aşağıdaki satırlarını hatırlarken ,

“Çünkü asıl şiirler bekler bazı yaşları”

 

Önceki ve Sonraki Yazılar