Abdulbaki GÜNIŞIĞI

Abdulbaki GÜNIŞIĞI

  AHMET SÜREYYA DURNA- TİLİMİZ

Yazımın başlığına herhangi bir söz yazmaya gerek görmüyorum. Ahmet beyimin şairliği hakkında bir yazıda yazmayacağım. Ahmet Süreyya beyin hakkındaki yazım, onun aziz dilimize vermiş olduğu değer ve gösterdiği saygı hakkında olacak inşaallah.

            Şahsen hiç görüşme imkanım bulamadığım Ahmet Süreyya bey ile biri iki defa telefonla görüşme imkanım olmuştur. Kendisini şahsen tanımasam da gönlümüz, ülkümüz bir vurur gerçek bir Türk milliyetçisi ve vatan bekçisi olduğunu bilirim. Vatan bekçiliği sadece sınırda silah elde tutularak yapılmaz. Türk milletinin düşünce ve fikir zenginliğini ifade imkanı olan güzel dilimize sahip çıkmakta bir vatan vatan bekçiliğidir. Dilini kaybeden nice Türk boylarının zaman içinde başka milletlere döndüğünü, daha sonra dönüp aslına nasıl düşmanlık yaptığını tarih onlarca defa yazmıştır.

      Dil bir milletin özüdür, onunla kendini ifade eder, dilinin zenginliği ile diğer milletler arasında itibar sahibi olur. Ahmet Süreyya beyimin son şiirini okuyunca, hala uyduruk sözler ile yazmayan ve konuşmayan güzel kardeşlerimizin var olması beni son derecede mesrur etti. Şiirini hem okudum, hem içlendim, hem sevindim. Ya hu defalarca okudum, hiciv mi dersiniz, tenkitmi, yermemi, öğmemi, muştulamamı, sevinçmi, kızgınlıkmı, öğütmü ne derseniz deyin, şiirinde güzel Türkçemizin anamızın ak sütü gibi temiz dilimizin güzel sözlerinden buğulu buğulu yazılmış olduğunu içiniz aydınlanarak okuyor, doymuyor tekrar okuyorsunuz.  Bu tür şiir yazan ağabeylerden, gerçek hayata irtihal eden abdurrahmam Karakoç ağabeyi ve maraşımızın nice şairlerini hatırlıyor ve işte aynı menbaa diyorsunuz. Akıyor , kurumamaş, pırıl pırıl, durumu duru, baktığınızda gök rengi görünmeyecek kadar ak ve temiz, derinleşen yerlerde gök rengi, Fransız alimin dediği gibi Türk demek ince şırıl şırıl akan ve kir tutmayan temiz su, göklere değmek için yükselen ulu çınar, çocuk saflığında kötülüksüz bir insan. İşte bu şiir tam Fransız alimin Türkleri tarif ettiği gibi.

       Son yazdığı şiirden her kes kendince ihtiyacı olanı alır. İhtiyaç fazlası kalanlar ise aldıkça artar. Bir sonsuz kuyu gibi, bir temiz tükenmez dere gibi akan bu dil, işte bu şiir, işte biziz. Biz kimiz. Biz, Azerbaycanlı kardaşlarımızın dediği gibi Türkük.  Ağzına, dimağına sağlık Ahmet Süreyya beyim, sen çok yaşa, yaz, yaz, yaz, gene yaz, senin gibi dilimize değer katan insanlara çok ihtiyacımız var. Allah’a emanet ol beyim. 30.0602022

       Ahmet Süreyya Durna

 Yürü, koş sakın durma

Görklü tilimiz ile koş

Sakın yavaşlama durma.                             

Her şey Rabbimin rızası içindir. Vesselam. 

Önceki ve Sonraki Yazılar