Z. Abidin KIYMAZ

Z. Abidin KIYMAZ

2018 ADIYAMAN’I

Çocukluğumuzda bu kent uçsuz bucaksızdı, kovalamaca oynar gözden kaybolurduk, uçurtmalarımız gökyüzünde gönüllerince dans ederdi.

Üstümüz başımız bu günkü gibi fiyakalı değildi, pantolonumuz da en az on  yama olmadan yenisini almaya gücümüz yetmezdi.

Her mahallenin yazısı oyun alanı vardı, Çırçımba, deleme, çelik, çayır bir kıt, oyunlarını sadece çocuklar değil büyüklerde oynardı. Bir lengerde pilava ailece kaşık sallardık, fakirdik açtık ama mutluyduk.

Eşeğimiz vardı bağlayacak ağaç çoktu, korna sesi gürültü olmadığı için tellalın çıplak sesle kaleden bağırtısını duymayan kalmazdı.

Gel zaman git zaman şehrimiz büyüdü, herkesin biri birini lakabıyla tanıdığı aile bütünlüğü içindeki Adıyaman yavaş yavaş eridi gitti. Şimdi arabalarımız var park edecek yer yok, güzel ayakkabılarımız var yürüyecek kaldırım yok, çocuklarımız var oynayacak yeterli alanları yok.

Şirin güzel dillere destan YEŞİL ADIYAMAN gitti, bizi ezen üzen Adıyaman geldi. Çoluk çocuğunla el ele yarım saat yürümek istesen, kaldırım darlığından insanlar bir birine çarpıyor, dört tarafı suyla çevrili kentte su kesintileri yaşanıyor ve kent yaşanmaz yürünmez hale geldi.

Bu kentin bu hale gelmesinde, yerel yönetimlerin keyfi yönetiminin büyük katkısı oldu. Bu kentin geleceğini planlaması, çocuklarımıza güzel bir Adıyaman bırakması gerekenlerin 10 yıllar görev yaptıktan sonra kendileri gelişip de kenti geri bıraktıkları aşikâr. Şehrimizi bu hale getirenlerin dünyada da ahirette de yüzü gülmesin. Bu vebal onlara ahirette fazlasıyla yeter de artar.

Etrafımızdaki kentlerle 20 yıl önce gelişmişlik farkımız bu kadar değildi, sadece Gaziantep eskiden beri sanayideki durumuyla bizden ilerideydi. Şimdi Şanlıurfa, Malatya, Diyarbakır, Gaziantep, Kahramanmaraş’ın ortasında güdük bir köy halinde kaldık.

Futbol takımı amatörde çırpınan, sanat kültür faaliyeti güdük, ırgatı, işsizliği, tütün tartışmalarına boğulmuş mutsuz insanların somurtarak gezdiği caddeleriyle karşımızda duran bir Adıyaman var.

Her geçen gün Adıyaman’la ilgili umutlarımız zayıflıyor. ‘Bu kentte yaşanmaz’ kanaatide büsbütün oluşursa giderek sayıları azalan münevver ailelerde modern büyük şehirlere göç etmeye başlarlar

Peki, bu kadar umutsuz olup kaderimize razı mı gelelim, ya da bu şehri yaşanabilir kent haline getirmek o kadar zor mu?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar