Eğitim Bölge Çalıştayı Başladı

Eğitim Bölge Çalıştayı Başladı
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan çalıştaya, YÖK Temsilciler, Bologna uzmanları ve 16 üniversiteden öğrenci temsilcileri katıldı.

Bologna Süreci kapsamında yeniden yapılandırılan yükseköğretim sisteminin öğrenci merkezli eğitim hedefi kapsamında düzenlenen bölgesel öğrenci çalıştayı Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Prof. Dr. Osman Tekinel Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

1.20110311173845.jpg

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan çalıştaya, YÖK Temsilciler, Bologna uzmanları ve 16 üniversiteden öğrenci temsilcileri katıldı.

Üniversitelilerin müzik dinletisi de sunduğu çalıştayda, öğrencilerin yükseköğretimle ilgili talepleri ve sorunları masaya yatırılarak çözüm önerileri ele alındı.

2.20110311173856.jpg

Çalıştayda konuşan KSÜ Öğrenci Konseyi Başkanı Sinan Kartal, mevcut sistemde Türkiye’de herhangi bir üniversiteden mezun olan öğrencinin yurt dışına çıktığında ders uyuşmazlığı ve yeterli eğitim almadığı gerekçesiyle sorunlar yaşadığını dile getirdi. Kartal, “Eğer ki Bologna süreci tam manasıyla tamamlanırsa özellikle serbest dolaşımdan sonra birçok konuda bu sıkıntılar giderilmiş olacak” diye konuştu.

KSÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Fatih Karaaslan’da Bologna sürecini önemsediklerini belirtti. KSÜ hakkında bilgiler veren ve gelecekteki projelerini anlatan Karaaslan, “Bilimsel araştırma projelerince desteklenen 130 projemiz, TÜBİTAK tarafından desteklenen 18 projemiz, Sanayi Bakanlığınca desteklenen 2 projemiz ve Devlet Planlama Teşkilatı tarafından desteklenen bir projemiz mevcut. Yurt dışı lisansüstü öğrenci programı ve uzaktan eğitim bizim yakın hedeflerimiz içerisinde. Biz Bologna sürecini benimsiyor ve gerçekten destekliyoruz. Yükseköğretim Kurulumuzun’da özellikle belirttiği gibi hedef olması gereken kalite artışında gerekli olan bir standarditasyon ve anlayış değişikliğini sağlayacaktır diye düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Ömer Demir ise,  artık dünyada tüm ulusların birbirine bağımlı hale geldiğini ifade etti. Bir ülkede üretilen bir ürünün başka coğrafyalarda onu tüketecek olan kişinin beklentisinden uzak olarak üretilemeyeceğine dikkat çeken Demir, şöyle konuştu:

“Bir önceki dönemde yükselen değer bağımsızlıktı. Bağımsız olmak, bir çok alanda bağımsız olmak yükselen değerdi. Şimdi yükselen değer karşılıklı bağımlılık. Sizin masanızda bilgisayarınızda olan bir yazılım başka bir coğrafyada birbirinin dillerini bile bilmeyen insanların bir üretim ortamında üretilip size geliyor. Amerikalı sermayesini veriyor, Hintlisi tasarımında bulunuyor Kanadalısı pazarlıyor işte bir başka ülke üretim sürecine katkıda bulunuyor. Bu şu demek bütün insanlar birbirine bağımlı, bütün coğrafyalar birbirine bağımlı bütün sistemler birbirine bağımlı. O zaman yükseköğretim sistemi bu karşılıklı bağımlılık sisteminin dışında kalamaz. Bir ülkede alınan bir diploma o ülkedeki öğrenciye ne kazandırıyor, bu başka coğrafyalardaki iş dünyalarını bürokrasiyi ilgilendirir hale geliyor artık. Dolayısıyla yükseköğretim sistemini bu globalleşme, küreselleşme süreci içerisinde yeniden ele almak gerekiyor.”

Üniversitelerde insanlara her şeyi öğretmenin mümkün olmadığını, ancak öğrencilere verilecek en önemli eğitimin öğrenme yollarını öğretmek olduğunu söyleyen Demir, öğrencilerden de beklentilerini sıraladı. Demir, sözlerini şöyle tamamladı:

 “Onlara bir beceri kazandıracağız, ufuklarını açacağız seçimli derslerle onların hayata hazırlanması konusunda kendi istek ve eğitimlerini dikkate alan müfredatlar oluşturacağız ve karşılarına çıkan zorluklarla baş etmelerini öğreteceğiz. Bir bilgiye ihtiyaçları olduğunda onları nereden alacağını bunun yollarını öğreteceğiz. Sistemimizi buna doğru yönelteceğiz. Bu hep birlikte yapmamız gereken bir şey. Peki öğrenci arkadaşlarımızdan ne bekliyoruz. Öğrenci arkadaşlarımız talep üretmeliler. Yüksek öğretim sisteminin bütün yapılanların nihai amacı iyi bir mezun vermek, dolayısıyla öğrencilerin yararına varsa bu düzenlemeler sonuçta  anlamlı. Dolaylı ya da doğrudan öğrenciyi daha iyi mezun etmeye katkı sağlıyorsa anlamlı. O zaman öğrencilerimiz özellikle temsilciler yoluyla kurumlarında bu talebi yaratmalı müfredatta bir yanlışlık görüyorlarsa sistem içerisinde bir yanlışlık görüyorlarsa, üniversitelerin de oluşturacağı karar mekanizmalarında rol alarak yer alarak bunu gidermeye çalışmalılar.”

Üniversite öğrencilerinin sorunlarının ve çözüm önerilerinin ele alındığı çalıştayda, öğrencilerin görüşleri dinlendi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.