Çocuklarda Böbrek Sorunlarına Yol Açan 9 Hata

Çocuklarda Böbrek Sorunlarına Yol Açan 9 Hata
Son yıllarda görülme sıklığı giderek artan böbrek hastalıkları çocuklar için de yaygın bir sorun haline geliyor.

Son yıllarda görülme sıklığı giderek artan böbrek hastalıkları çocuklar için de yaygın bir sorun haline geliyor. Çocuk büyüdükçe böbrek yetmezliğine kadar varabilen hastalıklar bazen hiç belirti vermeden ilerleyebiliyor. Çocuklarda böbrek sorunlarına yol açabilecek hatalara karşı ebeveynlerin dikkatli olması gerekiyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Mahmut Çivilibal, çocuklarda böbrek sağlığını bozan hatalar hakkında bilgi verdi.

1. Çocuğun ne kadar su içtiğini takip etmemek

Ülkemizde su tüketimi bilinci yetişkinlerde yeterince oturmadığı için ebeveynler genellikle beslenmede gösterdikleri özeni çocuğun su tüketiminde göstermemektedir. Suyun, besinleri ve oksijeni organlara taşıdığı, metabolizmayı düzenlediği, toksik maddelerin vücuttan atılmasını sağladığı, enfeksiyonlarla savaştığı, vücut ısısını dengelediği ve beden sağlığı için vazgeçilmez olduğu göz ardı edilmemelidir. Bebeklere; katı gıdalara başlanılan 6. aydan itibaren her yemek sonrası 30-100 ml arası su içirilmelidir. 1-5 yaş arasında su tüketiminin alışkanlık haline gelmesi sağlanmalıdır. Bunun yanında mevsim koşulları ve çocuğun aktivitesine göre yemek dışı saatlerde de su içirilmelidir. Çocukların yeterli su tüketip tüketmediğini anlamanın en kolay yolu, tuvalete gitme sıklığını takip etmektir. Yaşa göre değişiyor olsa da çocuklar normal şartlarda ortalama 2-3 saatte bir tuvalete gitmektedir.

2. Yemeklere istediği kadar tuz eklemesine izin vermek

Hipertansiyondan kalp-damar hastalıklarına kadar birçok hastalığa yol açan aşırı tuz tüketimi vücuttan atılırken sağlıklı böbreklere dahi zarar vermektedir. Böbrek hastalıklarının da hızlı şekilde ilerlemesine yol açmaktadır. Bu nedenle çocukların bebeklikten itibaren aşırı tuz tüketimine alıştırılmaması önemlidir. Süt çocukluğu döneminde bir yaşından önce bebeklerin tuz ile tanıştırılmaması, 1-18 yaş arasında günlük tüketilen tuz miktarının günde 2-3 gr’ı (yarım çay kaşığı) aşmaması önerilmektedir. Tuz tüketmeme alışkanlığı çocukluk dönemlerinden itibaren kazandırılmalı, anne ve babalar çocuklarına rol model olmalı ve yemek masasına tuzluk konulmaması bir yaşam biçimi haline getirilmelidir.

3. Ödül olarak cips ve çikolata almak

Obezitenin başlıca nedenlerinden birisi ebeveynlerin beslenme konusundaki yanlış tutum ve davranışlarıdır. Çocuğun sürekli hazır paketli gıdalar tüketmesine engel olmamak, çocuğun sevdiği ancak sağlıksız olan yiyecekleri ona ödül olarak sunmak, tüm gün TV ya da bilgisayar başında abur cubur atıştırmasına izin vermek obezitenin yaygınlaşmasındaki en temel faktördür. Obezite böbrek hastalıklarında önemli bir risk faktörüdür. Aşırı kilonun kalp ve damarlar üzerindeki olumsuz etkileri böbrekleri de etkilemektedir. Paketli hazır gıdalar, fast food tarzı beslenme, cips, salam, sosis, sucuk, turşu, salça, konserve gibi koruyucu içeren işlenmiş gıdaların tüketimi sınırlandırılmalıdır. Bunun yerine potasyum içeriği zengin sebze ve meyve tüketilmeli, aşırı hayvansal protein alımına dikkat edilmelidir.

4. Tuvaletini tutmasını söylemek

Çocuklar genelde oyuna dalarak tuvaletlerini tutmaktadır. Özellikle yuva ve anaokulu dönemlerinde oyun çağındaki çocukların birçoğu son ana kadar idrarını tutmaktadır. Bu durum çocuklarda idrar yolu enfeksiyonları açısından ciddi risk oluşturmaktadır. İdrarını tutmasını engellemek için çocuğun 2-3 saat aralıklarla düzenli olarak tuvalete gitmesini alışkanlık haline getirmesi sağlanmalıdır.

5. "Çocuktur böbreğinde sorun yoktur" diye düşünmek

Erken evrelerde belirti göstermeyen böbrek yetmezliğini yakalamanın en etkin yolu kan ve idrar tahlillerinin düzenli yapılmasından geçmektedir. Böbrek yetmezliğini yavaşlatmak ve tedavi etmek erken teşhis ile mümkündür. Ailede; diyabet, yüksek tansiyon, fazla kilo veya anne, baba ya da yakın akrabalarda böbrek yetmezliği hikayesi mevcut ise çocuğun böbrek fonksiyonlarının 6-12 ayda bir kontrolü gerekmektedir.

6. Çevre tavsiyesi ile ilaç vermek

İlaçların kimyasal maddelerden oluştuğu unutulmamalıdır. Ağrı kesiciler dahil tüm ilaçlar vücuttan atılırken böbrekler için risk oluşturmaktadır. Uzmana danışılmadan alınan her gereksiz ilaç böbrek sağlığını riske atmaktadır. Uzun süreli ve kontrolsüz ilaç kullanımı, çocuklarda kronik böbrek hastalıklarına neden olabilmektedir. Aynı şekilde vitamin ilaçları da çocuğa uzman kontrolü dışında verilmemelidir.

7. Çocuğun genital bölge temizliğini doğru yapmamak

Bebeklerde, yetişkinlerdeki gibi cilt yüzeyini kaplayan koruyucu tabaka henüz gelişmemiştir. Bu nedenle bebeklerde ve küçük çocuklarda yanlış yapılan alt temizliği; idrar yolu enfeksiyonlarına yol açmaktadır. Alt temizliğinde zorunlu haller dışında şampuan, sabun, ıslak mendil gibi ürünler kullanılmamalıdır. Bu ürünler içerdiği kimyasallar nedeniyle genital bölgenin pH dengesini bozarak, yararlı bakterilerin azalıp zararlı bakterilerin çoğalmasına yol açmaktadır. Bunların yerine su ve pamuk yeterli olmaktadır. Ayrıca yukarıdan aşağıya doğru yani genital bölgeden anüse doğru ve çok bastırmadan silmeye özen göstermek gerekmektedir.

8. Küçük yaştan itibaren çocuğu egzersiz yapmaya alıştırmamak

Kalp ve damar hastalıklarında olduğu gibi tüm ciddi hastalıklarda egzersiz ve hareketli yaşam önemli bir koruyucudur. Çocuğa küçük yaştan itibaren kazandırılan hareketli yaşam alışkanlığı onun ömür boyu hastalıklardan korunmasına yardımcı olmakla beraber depresyondan korur, mutlu bir yaşam sürmesini sağlar. Çocuğun tüm beden sağlığı için olduğu kadar böbrek sağlığı için de egzersiz alışkanlığı kazanması için onlarla birlikte ebeveynlerin egzersiz yapması önerilmektedir.

9. Çocuğun şikayeti yok diye sağlık kontrollerini aksatmak

Çocuklarda hipertansiyona yol açan nedenlerin başında sağlıksız beslenme, stres ve obezite gelmektedir. Hipertansiyon baş ağrısı ile kendini gösterebileceği gibi bazen de hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyebilmektedir. Tedavi edilmediğinde kalp ve böbrek yetmezliklerinden görme kaybına, beyin kanamasına kadar birçok ciddi soruna yol açabilen hipertansiyondan korunmak için herhangi bir şikayeti olmayan çocukların da rutin kontrollerine 3 yaşından itibaren tansiyon ölçümü eklenmelidir.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.