Bu Hafta Sınav Heyecanı Yaşanacak
Sınavda görevli olanlar seminere alındı, seminerde özellikle kopya konusunda alınan önlemler dikkat çekti. Sınava girecekler için ise tuvalet yasağı konusu çok tartışıldı.
Bu sınava Türkiye geneli 1 milyon 692 bin 345 aday başvurdu. Kahramanmaraş’tan yaklaşık 24 bin öğrenci bu sınava giriyor, Geçen yıl bu öğrencilerden 3380’i lisansa yerleştirilmiş, yani 4 yıllık bir üniversiteyi kazanmışlar. Ön lisansı kazananların sayısı ise bir o kadar, yani 3136 öğrenciydi. Bu rakamlara baktığımızda açık öğretime yerleşenler 3578, lisansa yerleşenlerin oranı ise % 13.88 ile 64. Sırada yer almışız.
Şimdi uzmanlar bu rakamları değiştirmek için yoğun çaba sarf ediyorlar. Bizde bu işin uzmanı olan Fem Dershaneleri Genel Müdürü Samet Demirci’ye sorular yönettik, işte o uzmandan YGS öncesi uyarılar.
Soru: Sayın Hocam, sınava girecek gençlere tavsiyeleriniz neler. Çünkü siz yıllardan beri bu için içindesiniz, nasihatleriniz önemli.
S. Demirci; Aslında sınavı değil de önce sınav öncesini, yani sınava hazırlığı konuşmak gerek. Çünkü sınav öncesi bir fedakarlık söz konusu değilse, sınavda başarı elde etmek mümkün değil. Bir insan için ancak çalıştığının karşılığı vardır. Birde şunu söyleyeyim sınav hedef değildir bu bilinmeli. Hedefimiz yüksek ideallerimizi gerçekleştirme üzerine kurulmalı diye düşünüyorum. Şimdi bu hafta sonu yapılacak olan sınavda neler yapılması gerektiği ile ilgili sorularınızı cevaplandırmak istiyorum. Sınav başlamadan önce birkaç saniyeyi o bölümün yer aldığı sayfalan hızla gözden geçirmede fayda var. Yapılacak böyle bir işlemle testin yapısı ve sorulardaki nitel ve nicel değişiklikleri kavramaya karşı hazır olmayı sağlayacaktır. Sınav süresi 160 dakikadır. Verilen süreyi dengeli kullanmak için hız ile zaman arasında denge kurulmalı. Zaman kazanma düşüncesiyle soruları çok hızlı cevaplamak hata yapmak ihtimalini yükseltir. Sorulara karşı aşırı seçici olmak, her soru üzerinde gereğinden fazla zaman harcamak yapılabilecek diğer sorulara zaman ayırmayı sınırlandıracaktır. En uygun olanı ise hız ile isabet arasında denge kurmaktır. Soruya kendi mantığımıza göre değil, sorunun mantığına göre yaklaşmak gerekir.
Soruyu yanlış cevaplamanın birçok nedeni olabiliyor. Bunlar, soruyu doğru okuyamama, verilen ipuçlarını değerlendirememe, algılama hatası, bilgi eksikliği, kavrama yetersizliği olabilir.
Yanlış cevaplamanın önüne geçmek için öncelikle konuya yönelik net bilgi birikimine sahip olmak ve verilenleri doğru kavramak gerekir. Soruyu okurken tüm dikkat soruya verilmelidir. Soruda birtakım ipuçları veriliyorsa bunlar mutlaka değerlendirilmeli. Özellikle soru cümlesinde verilen olumsuz yargılar cevabı tamamen değiştireceğinden dolayı dikkatli olunmalıdır."
Soru: Hocam, bazı yıllarda şahit oluyoruz, öğrenci bir soruyu çözme adına inatlaşıp dururken, ciddi bir zaman kaybına uğruyor, sonra da soruları yetiştiremiyor bu konuda ne dersiniz?
S.Demirci: Biz öğrencilerimize soruyla inatlaşmayın, karmaşık soruları atlayın, kendinize uygun bur strateji geliştirin, soruların ipuçlarını, hatta şıklarda yararlanmayı öğrenmelerini öğretiyoruz.

Bakınız; İki aşamalı sınavlarının ilkini oluşturan bu sınavda 1 milyon 692 bin 345 aday 27 Mart'ta ter dökecek. Geçen yıl Kahramanmaraş’tan da 24 bin öğrenci bu sınava girmişti. Adaylar bu sınavda konulara ait temel bilgilere sahip olmanın yanında, okuduğunu anlama, basit işlem alışkanlıkları, zihinsel becerilerin ölçülmesi, temel kavram ve ilkelerle düşünmeye yönelik sorularla karşılaşacaklar. FEM Dershaneleri Rehberlik Uzmanımız Faruk Ardıç, adaylara puan artırmanın püf noktalarını geçen bir yazısında şöyle anlatmıştı "Sınavda stratejik davranan adaylar daha başarılı olacak, gerekli bilgi ve beceriye sahip olduktan sonra uygulanacak stratejilerle rakiplerine üstünlük sağlayabilecek. Bir soru başlangıçta çok karışık görünse bile, o soruyu otomatik olarak atlamamak gerekir. Bu yaklaşım iyi sonuç almanın ilk ve önemli adımıdır. Bu adım turlama tekniği çerçevesinde atılmalıdır. Sınavdaki soruların güçlük derecelerini belirleyen içeriklikleridir. Uzun veya karmaşık görünen sorulara hiç bakmamak veya yapamama kaygısı ile okumayı yarıda bırakmak test tekniği açısından son derece hatalı bir tutumdur. Ancak belirli bir süre geçtiğinde soru çözülemiyorsa bırakılmalı, sınav bitiminde süre artarsa tekrar o soruyla yönelmek gerekir." Sınav soruları bölümlere göre aynı olmasına rağmen, zorluk düzeyleri aynı değildir. Herkesin yapabileceği kolay nitelikte sorular olabileceği gibi, seçici sorular da olacaktır. Karşılaşılan soru üzerinde belirli bir süre geçtiği halde hâlâ çözüme ulaşılamıyorsa fazla zaman kaybetmeden diğer soruya geçilmelidir. Yani sorularla inatlaşmamak gerekir.Dershane olarak biz her sınavdan sonra bu hataya düşen öğrencileri görüyoruz. Dolayısı ile benzer hatalar da inşallah evlatlarımız bu defa yapmazlar.
ZAMANI İYİ KULLANMAK GEREK
Soru: Hocam, çoğu öğrenciler sınavdan çıktıktan sonra, soruları yetiştiremediklerini söylüyorlar, bu konuda ne dersiniz?
S. Demirci: Zaman ayarlaması, öğrencinin yöneldiği teste ve o testle ilgili başarı düzeyine bağlı olarak değişiklik gösterir. Sınavda bildiğiniz gibi 4 farklı test olacak. Puan getirisi olarak sayısal alandan tercih yapacak adayların önce matematik testine sonra da fen bilimleri, Türkçe ve sosyal bilimlere yönelmeleri uygun olacaktır. Aday eğer eşit ağılıktan tercih yapmayı düşünüyorsa önce matematik testi sonra da Türkçe, fen bilimleri ve sosyal bilimler testine yönelmeli. Sözelci adaylar için Türkçe testi en çok puan getirisi olan testlerdir. Adayların önce Türkçe başta olmak üzere, sosyal bilimler, matematik ve eğer konuya ilişkin bilgi birikimleri varsa fen bilimleri testine bakmaları uygun olur. Sonuçta puanına göre tercih yapacak adayların ise tercih yapacakları bölümün puanına göre strateji belirlemeleri daha uygun olacaktır.
YANLIŞ KODLAMAYIN
Soru: Samet hocam, bazı öğrenciler önce soruyu çözüyor, sonra sınavın sonuna doğru kodlama yapıyor, acele edince de yanlış kodlamalar yapabiliyor. Bu konuda ne dersiniz?
S. Demirci "Puan getirici çalışmalar ancak soruları dikkatli okumak, doğru çözmek ve uygun biçimde kodlamakla mümkün olur. Her soru için soru kitapçığından cevap kâğıdına, cevap kâğıdından soru kitapçığına gidip gelmek hem ciddi bir zaman kaybı hem de dikkat yoğunlaşmasını engelleyen bir durumdur. En uygun kod-lama stratejisi kodlamanın grup halinde yapılmasıdır. Kodlama süreleri zihninizi dinlendirmek için kullanacağınız bir dinlenme aralığı olarak da kullanılabilir. Ayrıca soru çözerken geliştirilecek yeni bir kodlama sistemi adaylara zaman kazandıracaktır. Strateji kazanmanın diğer bir yararı ise değiştirilen cevaplar, atlanılan soruları ve tekrar gözden geçirilmek istenen sorular için farkındalık oluşturmasıdır. Birde yeni uygulamada öğrenciler yanında saat bulundurmayacak ama her salonda saat bulunduracak. 4 farklı alana yönelik testler olacak. Adayların girdikleri alanlara yönelik ayıracakları zaman da farklılık arz edecektir. Puan getirilerine uygun olarak tüm alanlara yönelik uygulanacak zaman belirleme stratejileri avantaj sağlayacaktır. Gerçek sınava kadar biyolojik saatin işlevsel hale getirilmesi gerekir. Bu da ancak zamana karşı uygulanacak soru çözümleriyle kazanılabilecektir. Ayrıca sınavda zamanı iyi kullanabilmek gerek.
ÖĞRENCİLER YANLARINDA NE GÖTÜRSÜN?
Soru: Hocam ÖSYM kılavuzunda bu yıl neler var, zannederim istenen belgeler farklı.
S. Demirci “ Adaylar sınava gelirken yanlarında mutlaka 2011-YGS Sınava Giriş ve Kimlik Belgesi ile nüfus cüzdanı veya pasaport bulunduracak.(Diğerleri kabul edilmiyor)Üzerinde fotoğraf ve T.C Kimlik Numarası bulunmayan nüfus cüzdanları kabul edilmeyecek. Sınav binalarında hiçbir eşya emanete alınmayacak. Sınavda kullanılacak kalem, silgi, kalemtıraş, saat gibi gereçler ile şekerleme ve peçete ÖSYM tarafından sağlanacak, şeffaf pet şişe içinde su getirilebilecek. Adayların ve sınav görevlilerinin üstleri emniyet görevlileri tarafından elle ve dedektörle aranacak. Çanta, cep telefonu, saat, bluetooth, kulaklık, kolye, küpe, yüzük, bilezik, broş, metal para, metal içerikli eşyalar, çağrı cihazı, saat, elektronik aygıt, hesap makinesi, kalem, silgi, kalemtıraş, müsvedde kağıdı, defter, kitap, sözlük, pergel, açıölçer, cetvel gibi araçlarla sınav binasına girilemeyecek. Sınava metal aksesuar içermeyen sade bir kıyafetle gelinecek.
Adayın yüzünün kimlik tespitini sağlayacak biçimde açık olması gerekiyor. Sınav sırasında adayların kısa bir süre için bile olsa tuvalete gitmelerine izin verilmeyecek. Salondan her ne sebeple olursa olsun çıkan aday bir daha içeriye alınmayacak.
ÜNİVERSİTEYİ KAZANAMAYANLARA
Soru: Hocam, son olarak ne söylemek istersiniz?
S.Demirci; Ya şunu söyleyeyim, insan elinden geleni yaptığına inanmalı. Buna inanmışsa sorun yok. Herkes üniversiteyi kazanacak diye bir şey de yok. Kazanan her şeyi başarır, hayatta da başarılı olur diye bir şey yok. Birçok arkadaşımız üniversite sınavına girdi, kazanamadı ama iş dünyasında, ticaret hayatında, sanat dünyasında gayet başarılılar. Ama İstiyoruz ki bilgi toplumu olalım. Akademik bilgiye sahip olalım. Okuyan, okuduğu ile amel eden, ülkesini milletini, değerlerini bilen bir toplum oluşturalım. Bunun için de bir fedakarlık gerekiyor. Üniversiteyi okumakta bu gün başlı başına bir iştir. Özellikle istihdam imkanı olan üniversitelerden mezun olmak gerekiyor. Mesele nitelikle insan olmak, dolayısı ile ben bütün sınava gireceklere şimdiden başarılar diliyorum.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.