KSÜ’lü hoca Tülay Koca Osteoporoz hakkında bilgiler verdi

KSÜ’lü hoca Tülay Koca Osteoporoz hakkında bilgiler verdi

KSÜ Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Doç. Dr. Tuba Tülay Koca, 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu ve hastalıkla ilgili bilgiler verdi.

Osteoporoz her yaş döneminde görülmekle birlikte genellikle yaşlılarda rastlanılan ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen önemli sağlık sorunlarından biri. Çocukluktan itibaren yetersiz ve dengesiz beslenme ile hareketsiz bir yaşam tarzı sorunun temel nedenleri olan hastalık hakkında KSÜ Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Doç. Dr. Tuba Tülay Koca, bilgiler verdi.

OSTEOPOROZ NEDİR?

Osteoporoz (OP), vücut çok fazla kemik kaybettiğinde, çok az kemik yaptığında veya her ikisinde birden ortaya çıkan bir kemik hastalığıdır. Sonuç olarak, kemikler zayıflar ve düşme nedeniyle veya ciddi durumlarda hapşırma veya küçük çarpmalardan dolayı kırılabilir. Osteoporoz, "gözenekli kemik" anlamına gelir. Mikroskop altında bakıldığında sağlıklı kemik, bal peteğine benzer.

1-007.jpg

KİMLERDE GÖRÜLÜR? NEDEN ÖNEMLİDİR?

50 yaş üzeri her 3 kadından birinde; 65 yaş üzeri her 5 erkekten birinde OP görülmektedir. Osteoporoza sebep olacak bilinen hastalığa sahip olmak da OP gelişimi için risk faktörüdür. Tüm dünyada 200 milyon kadını etkilemektedir; 60-70 yaşlarındaki kadınların 1/3’ü, ≥80 yaşlarındaki kadınların 2/3’ü etkilenmektedir. Osteoporoz ve yaş alan bedende meydana gelen fiziki değişimler sebebiyle bu kişilerde kırık gelişebilmektedir. 50 yaşın üzerindeki kadınların yaklaşık %30’unda en az bir vertebral kırık bulunmaktadır. Vertebra (omurga) kompresyon kırığı olan kadınların mortalite riski yüzde 15 daha fazladır. Her yıl 1,5 milyon kalça kırığı gelişmektedir. Vertebradaki yükseklik kaybı ve kırıklar kişide kambur (kifotik) bir görünüme sebeb olabilmektedir. Yaşlanan popülasyonun artması ile fonksiyonel kayıp, yüksek tedavi maliyetleri ve mortalite nedeniyle OP büyük önem taşımaktadır. Geriatrik yaş popülasyonunda ciddi anlamda yaşamsal morbiditeye sebeb olabilecek bu kemik hastalığına farkındalık oluşturmak amacıyla tüm dünyada ‘’20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü’’ olarak belirlenmiştir.

2-004.jpg

BULGULAR:

Kemik kaybının erken aşamalarında tipik olarak hiçbir belirti yoktur. Ancak kemikleriniz osteoporoz nedeniyle zayıfladıktan sonra, aşağıdakileri içeren belirti ve semptomlar olabilir:

-Kırık veya çökmüş bir omurun neden olduğu sırt ağrısı

-Zamanla boy kısalığı

-Eğik bir duruş

-Beklenenden çok daha kolay kırılan kemikler

SEBEPLERİ:

Kemiklerimiz sürekli yenilenme halindedir - yeni kemik yapılır ve eski kemik parçalanır. Gençken, vücudunuz yeni kemiği eski kemiği parçalamasından daha hızlı yapar ve kemik kütleniz artar. 20'li yaşların başından sonra bu süreç yavaşlar ve çoğu insan 30 yaşına kadar en yüksek kemik kütlesine ulaşır. İnsanlar yaşlandıkça kemik kütlesi oluştuğundan daha hızlı kaybolur. Osteoporoz geliştirme olasılığınız, kısmen gençliğinizde ne kadar kemik kütlesi elde ettiğinize bağlıdır. Tepe kemik kütlesi bir şekilde kalıtsaldır ve etnik gruba göre de değişir. En yüksek kemik kütleniz ne kadar yüksekse, "bankadaki" kemiğiniz o kadar fazla olur ve yaşlandıkça OP geliştirme olasılığınız o kadar az olur.

3-004.jpg

DEĞİŞTİRİLEMEZ RİSKLER:

Osteoporoz için bazı risk faktörleri kontrolünüz dışındadır:

-Cinsiyetiniz: Kadınların OP geliştirme olasılığı erkeklerden çok daha fazladır.

-Yaş: Yaşlandıkça osteoporoz riskiniz artar.

-Irk: Beyazsanız veya Asya kökenliyseniz, OP için en büyük risk altındasınız.

-Aile öyküsü: Osteoporozlu bir ebeveyne veya kardeşe sahip olmak, özellikle anneniz veya babanızda kırık öyküsü sizi daha büyük riske sokar.

-Vücut ölçümleri: Küçük vücut ölçülerine sahip erkekler ve kadınlar daha yüksek riske sahip olma eğilimindedir çünkü yaşlandıkça daha az kemik kütlesine sahip olabilirler.

DEĞİŞTİRİLEBİLİR RİSK FAKTÖRLERİ:

Hormonlar: Cinsiyet hormonları, steroid ve diğer hormonlar.

Diyetsel Faktörler: Düşük kalsiyum alımı, yeme bozuklukları, gastrointestinal cerrahi.

Steroidler ve Diğer İlaçlar: Epilepsi, gastrik reflü, kanser ve transplant hastalarında kullanılan ilaçlar OP sebep olabilmektedir. Bu ilaçları kullanan kişiler OP için gerekli taramalarını yaptırmalılar.

Çeşitli Tıbbi durumlar: Çölyak hastalığı, enflamatuar barsak hastalığı, böbrek veya karaciğer hastalığı, kanser, Lupus, Multiple myeloma, romatizmal eklem iltihabı… OP’a sebep olacak hastalıklardan bazılarıdır.

Yaşam Tarzı tercihleri: Alkol, sigara, sedanter yaşam gibi durumlar OP sebep olabilir.

4.jpg

OSTEOPOROZUN ÖNLENMESİ

Güneşe maruziyet: D vitamini eksikliği osteomalazi, osteoporoza neden olur ve kemik kırıklarına katkıda bulunabilir. D vitamini ciltte güneş ışığına maruz kalma ile sentezlenir ve ayrıca diyet kaynaklarından elde edilir.

Sağlıklı Beslenme: Herkese sağlıklı, dengeli beslenme tavsiye edilir. Kalp hastalığı, diyabet ve birçok kanser türünün yanı sıra OP gibi birçok ciddi sağlık sorununun önlenmesine yardımcı olabilir. Güçlü kemiklerin korunması için kalsiyum önemlidir. Kalsiyum açısından zengin besinler şunları içerir: lifli yeşil sebzeler, kurutulmuş meyve, soya peyniri, yoğurt…

Fiziksel Egzersiz: Egzersizler, postürün düzeltilmesi, dengenin geliştirilmesi ve düşme riskinin azaltılması, kasların kuvvetlendirilmesi, mobilitenin artırılması için düzenlenir. Hastanın klinik bulgularına göre, cihaz destekleriyle ayakta tutmak (yük bindirme egzersizleri), yürütmek, denge, koordinasyon, fleksibilite, propriyosepsiyon (uzaysal oryantasyonu algılama) geliştirme, güçlendirme egzersiz eğitiminin çok yararı olacaktır. Yüzme ve su içi egzersizler kemik üzerinde yeterli yerçekim yüklenmesi oluşturmadığı için, kemik dokunun artışına çok katkı sağlamaz. Ancak, su içinde düşme riskini azaltacağı için, lokal kuvvetlendirmeye ve dengeye faydası olur ve konforu arttırabilir.

1-008.jpg

Vitamin D ve Kalsiyum Alımı: Kalsiyumun istenen optimal serum düzeyi 9.5- 10.5 mg/dl dir. Bu seviyenin idamesi içinde 800- 1200 mg / gün toplam kalsiyum alımı gereklidir. Gıdalarla alım sağlanabiliyorsa, ilaçla 500- 600 mg takviye yeterli olabilir. D vitamininin optimal serum seviyesi 30 ng/ ml (80 nmol /L) üzerinde olmalıdır. Hastanın bu değerleri düşükse mutlaka düzeltilmelidir. Kalsiyum ve D vitamininden zengin gıdaların seçilmesi, güneş ışınlarından yararlanımın desteklenmesi ve medikal farmakolojik tedavilerin planlanması gibi.

2-005.jpg

OSTEOPOROZUN TEDAVİSİ

Osteoporoz tedavisinde amaç birincil tedavidir. Osteoporoz geliştikten sonraki ikincil tedavi ise bifosfonatlar, selektif östrojen reseptör blokörleri, Parathormon, kalsiyum, vitamin D [Diyet ile günlük yeterli Ca (50 yaş üstü 1200 mg/gün) ve D vitamini (800-1000 IU/gün)] alımının sağlandığından emin olunması, hormon replasman tedavisi, testesteron içeren medikal tedavi ile düşmelerin önlenmesi, egzersizleri içeren kapsamlı bir fizik tedavi ve rehabilitasyon programıdır. Osteoporoza bağlı gelişen kırıklarda ortez ve cerrahi tedavi yöntemlerine başvurulabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.