İBTÜ ve Pusula Maraş’tan Gazze Vurgulu 'Bilim Kafe' Söyleşisi
YÖK Başkanlığı’nın öncülüğünde hayata geçirilen "Bilim Kafe" etkinlikleri kapsamında "Yıkımın Gölgesinde, Umudun Peşinde: Gazze’de Öğrenci Olmak" başlıklı söyleşi düzenlendi. Kırkaltı Meydan Kafe önünde gerçekleştirilen program, akademik çevreler ile gençlerden ilgi gördü.
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren İBTÜ Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Yusuf Taş, YÖK Başkanlığı tarafından başlatılan Bilim Kafe uygulamalarının amacına değindi. Kampüslerde üretilen bilginin doğrudan halkla buluşmasını hedeflediklerini belirten Taş, alanında uzman akademisyenlerin sahaya inerek tecrübe ve birikimlerini vatandaşlarla paylaşacağını ifade etti.

Konuşmasında Filistin meselesinin insanlığın kanayan yarası olduğuna dikkat çeken Dr. Yusuf Taş, yeni akademik yıl öncesinde üniversitelerde bu büyük insani drama dikkat çekmek amacıyla Filistin temalı Bilim Kafeler düzenlendiğini belirtti. Taş, şöyle konuştu:
“Tarihin kaydettiği en büyük insanlık dramlarından birinin yaşandığı coğrafyaya, Gazze’ye çevireceğiz gözlerimizi ve kalplerimizi. Özelde ise konu başlığımız eğitim olacak. Bombaların, ambargoların ve imkansızlıkların ortasında defterine, kalemine, geleceğine sarılan Gazzeli çocuklar neler hissediyor; bunun mücadelesini konuşacak, bilimin ve vicdanın bu tabloyu nasıl okuması gerektiğini sorgulayacağız.”
"Gazze’de Kalem Tutmak, Bir Varlık Mücadelesidir"
Programın konuğu olarak katılan Eğitimci-Yazar ve Sumud Aktivisti Emrah Atiş, geçtiğimiz yıl İtalya’dan Filistin’e hareket eden Sumud Filosu’nda yer aldığını, bu süreçte katil İsrail askerleri tarafından gözaltına alınarak yaklaşık bir hafta boyunca hak ihlallerine ve şiddete maruz kaldıklarını katılımcılarla paylaştı.
Gazze’de eğitimin sürdürülmesinin fiziksel bir çabadan öte anlamlar taşıdığını vurgulayan Atiş, şu değerlendirmelerde bulundu:
- Varoluş Mücadelesi: Üniversitelerin ve okulların bombalandığı, binlerce öğrenci ve akademisyenin katledildiği bir ortamda çadırda ya da enkaz dibinde ders çalışmak; “Biz buradayız, buradaydık ve var olmaya devam edeceğiz” haykırışıdır.
- Silahsız Direniş: İşgalci güçlerin sadece binaları değil, bir milletin hafızasını ve geleceğini hedef aldığını belirten Atiş, Gazze’de eğitim görmenin silahsız bir direniş hattı oluşturmak olduğunu kaydetti.
- Manevi Zırh: Geceyi bombalar altında geçiren gençlerin sabah hayata sıfırın altında başlasa bile zihnini canlı tutma gayretinde olduğunu belirten Atiş, kitapların ve defterlerin onlar için adeta manevi birer zırh işlevi gördüğünü ifade etti.

Akademik Çevreler ve Evrensel Adalet
Söyleşide, konfor alanlarından uzaklaşarak hakikati savunmanın önemi de masaya yatırıldı. Akademi dünyasının tarih boyunca toplumsal vicdanın öncüsü olması gerektiğinin altını çizen Emrah Atiş, üniversitelerin sadece meslek öğrenilen yerler değil, evrensel adalet duygusunun ve insan haklarının savunulduğu kaleler olması gerektiğini belirtti.
Programın kapanış konuşmasını yapan Öğr. Gör. Dr. Yusuf Taş ise şu güçlü vurguyla katılımcılara seslendi: “Gazze’deki o masum çocuklar yıkık sınıflarında umudu bir an olsun kaybetmiyorsa, bizim burada yorulmaya, pes etmeye ve susmaya asla hakkımız yok. Bilgiyle kuşanmış vicdanlar ve mazlumun sesini yükselten adalet iradesiyle, üstünlerin hukukunun işlemediği daha adil bir dünya mutlaka mümkün olacaktır.”
Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlandığı verimli bir soru-cevap bölümünün ardından, İBTÜ Genel Sekreteri Abdullah Göktaş tarafından Eğitimci-Yazar Emrah Atiş ve İBTÜ Kurumsal İletişim Koordinatörü Dr. Yusuf Taş’a teşekkür belgesi takdim edilmesiyle tamamlandı.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.