Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu'nun 16. Toplantısı

Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulunun 16. Toplantısı
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye'nin dünyada en hızlı büyüyen ekonomi olduğunu belirterek, "Ekonominin yakaladığı bu yüksek performansı sağlıklı ve sürdürülebilir hale getirilebilmesinin anahtarı yatırımdır" dedi.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye'nin dünyada en hızlı büyüyen ekonomi olduğunu belirterek, "Ekonominin yakaladığı bu yüksek performansı sağlıklı ve sürdürülebilir hale getirilebilmesinin anahtarı yatırımdır" dedi.

Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu'nun (YOİKK) 16. toplantısı Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan başkanlığında yapıldı. Ekonomi Bakanlığı'nda gerçekleşen toplantıya, Başbakanlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı'ndan müsteşar ve müsteşar yardımcıları, Sermaye Piyasası Kurulu, Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, Türk Patent Enstitüsü,

TÜBİTAK'ın üst düzey yetkililerinin yanı sıra TİM, TOBB, TÜSİAD, YASED, MÜSİAD ve TUSKON başkanları katıldı.

"Çalışmalarını 2001 yılından beri kesintisiz olarak sürdüren YOİK, Türkiye'deki yatırım ortamının iyileştirmesi kapsamında önemli bir platform görevi görmektedir" diyen Bakan Çağlayan, "Kamu ve özel sektör şirketlerinin birlikte görev aldığı YOİK, yatırımcıların sorunlarının ilgili kurum ve kuruluş nezdinde çözümüne yönelik önemli çalışmalar yapmaktadır. Dünyadaki pek çok ülke küresel ekonomik krizden ciddi oranda etkilenmektedir. Özellikle dünya yatırım ve ticaret hacminin azaldığı şu dönemde Türkiye

ilk çeyrekteki büyüme performansını ikinci çeyrekte de sürdürmüştür. 2011 yılının ilk yarısını yüzde 10.2 büyüyerek dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden olmuştur. Ekonominin yakaladığı bu yüksek performansı sağlıklı ve sürdürülebilir hale getirilebilmesinin anahtarı yatırımdır. 2023 hedeflerimiz doğrultusunda ve cari açıkla mücadele açısından yatırımların artırılması öncelikli konularımızdandır" dedi.

Siyasal alanda sağlanan güven ortamı sayesinde dünyada yaşanan ekonomik krize rağmen Türkiye'deki yatırımlardaki artış hala devam ettiğini söyleyen Çağlayan, "2011 yılının ilk yedi ayında 9.6 milyar dolar olan uluslararası doğrudan yatırımlar 2010 yılının tamamında gelen 9.3 milyar doları yakalamıştır. 2011 yılının ilk yedi ayında gerçekleşen uluslararası doğrudan yatırım girişlerinin yüzde 91'i de AB ülkeleri kaynaklıdır. Bu husus Türkiye'nin özelikle AB ülkeleri yatırımcıları açısından tercih edilmekte

olduğunun çok net ispatıdır. Gerek 28 yaş ortalaması gerek lojistik konumu gerek coğrafi konumu gerek 4 saatlik uçuş mesafesinde 56 ülkenin bulunduğu ve 1.5 milyar nüfusun yaşadığı, dünya milli gelirinin üçte birini oluşturduğu bu coğrafyada Türkiye'nin, özellikle nüfusu yaşlanan ve adeta bir noktada üretemez hale gelen aşırı sosyal politikaların ve aşırı sosyal maliyetlerin yüksek olduğu Avrupa'nın bu noktadaki dünyaya açılışı, akciğeri, oksijen aldığı ülke olduğu buradan da çok net biçimde görünmektedir"

diye konuştu.

Diğer bir gelişmenin de yatırım teşviklerinde yaşandığını ifade eden Çağlayan şöyle konuştu:

"2011 yılının ilk 8 aylık döneminde 39.2 milyar TL' lik yatırımı kapsayan 3268 adet teşvik belgesinin sağlayacağı istihdam 90 bin 886 olarak öngörülmüştür. Söz konusu belgeler kapsamında öngörülen yerli sabit yatırım tutarı 32.3 milyar TL iken uluslararası sabit yatırım tutarı 6.9 milyar TL'dir. Uluslararası ve yerli yatırımcıların duyduğu güvenin ve özel sektör faaliyetlerindeki canlılığın bir diğer işareti de açılan şirket sayılarında kendisini ifade etmiştir. 2011 yılının Ocak-Ağustos döneminde açılan

şirket sayısı 80 bin 389 olmuş bir önceki yılın aynı döneminde açılan 70 bin 438 şirket açılımında yaklaşık yüzde 14'lük bir artış gözlenmektedir. Tüm bu olumlu yönlerin yanı sıra ülkeler arası yatırım ortamı kalitesini kıyaslamaya yönelik olarak uluslararası kuruluşlar tarafından hazırlanan yatırım ortamı ve rekabet düzeni eksenindeki gelişmelerde Türkiye açısından mütevazi ölçülerde olmakla birlikte olumlu maiyettedir. Ülkeleri rekabet güçleri açısından sıralayan iki temel çalışmada Türkiye son yıllarda

performans artışı yaşamıştır. uluslararası yönetim gelişim enstitüsü tarafından yapılan dünya rekabet kurulu raporu 2011 sıralamasında Türkiye bir önceki yıla göre performansında önemli bir gelişme kaydetmiş. 2010 yılında 58 ülke arasında 48. olan Türkiye 2011 yılında 59 ülke arasında 39. sıraya yükselmiştir. Dünya ekonomik forum küresel rekabet gücü raporunda da önceki yıllara göre gelişme gösteren Türkiye, 2010-2011 raporunda 219 ülke arasında 61. sıradayken, 2011-2012 yılı raporunda 142 ülke arasında 59

sıraya yükselmiştir. Bu gösterge mevcut küresel kriz ortamda diğer ülkelere göre önemli bir performansı ifade etmektedir."

"Bu göstergelerin Türkiye'nin önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri açısından elbette ki yeterli değildir" diyen Çağlayan, "Tüm bunlar YOİKK çalışmalarının etkinliğinin artırılması açısından önemli birer gerekçedir. Yatırımların artırılması, YOİKK'in etkin bir şekilde çalışarak yatırımcıların sorunlarına hızlı bir çözüm bulunmasıyla doğrudan ilgilidir. Bu kapsamda birinci önceliğimiz Türkiye'deki yatırımcıların sorurlarının tanımlanması ve çözümlenmesinde rol alan YOİKK platformumuzu ekonominin rekabet

gücünden artırılmasında daha etkin bir şekilde kullanmaktan geçiyor" şeklinde konuştu.

Çağlayan, Türkiye'nin yatırım ortamında sağlayacağı ekstra iyileşmelerin önemli sorunlarından biri olan cari açığın da önemli bir ilacı olacağını ifade etti. Cari açığın azaltılmasında yabancı sermaye yatırımlarının önemli kalemlerden olduğunu kaydeden Çağlayan, "Doğrudan yatırım kurallarını gerçekleştir r nüfusun yaşadığı,mesinin orta vadeli bir süreç olduğu düşünüldüğünde Türkiye'ye yatırım çekme konusunda faaliyetlerin cari açığa olumlu etkileri önümüzdeki yıllarda çok net bir şekilde görülecektir.

Bürokratik engellerin sağlanması yatırım ortamında sağlanan gelişmeler ihracatın artışına da çok önemli katkı sunmaktadır. İşte bu nedenle yatırım ortamı iyileştirme konusunda atılacak her adım ihracat olarak ekonomik büyüme olarak Türkiye ekonomisine yansıyacaktır" diye konuştu.

Çağlayan, "Dünyada ekonomik krizin, ekonomik tsunaminin yaşandığı, ülkelerin zincirleme olarak birbirine girecek olduğu böyle bir ortamda Türkiye, gerek siyasi istikrarı gerek ekonomik istikrarı gerek ekonomimizdeki çok önemli gelişmeleri görevini, işini iyi bilen son derece güçlü, dünyanın her tarafıyla iş yapan, özel sektörüyle, nüfus ortalaması 28 olan genç nüfusuyla, tüm kıtalara olan önemli bağlantısıyla, Türkiye bugün en önemli en güvenilir limanlardan biri olmuştur. Böylesi bir ortamda dünyadaki

yatırımcıların Türkiye'ye çekilmesi ve bu yatırımların değerlendirilmesi Türkiye adına çok önemli bir fırsat oluşturmaktadır" dedi.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.