Türkiye'de 'Cari Açık' Sorunu

Türkiyede Cari Açık Sorunu
Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Sadi Sürenkök, Türkiye'nin cari açık sorununu çözebilmesi için Türkiye'de üretimi olmayan ve ithal edilen imalat sanayi ürünlerinin üretilmesinin bir zorunluluk olarak öne çıktığını söyledi.

Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Sadi Sürenkök, Türkiye'nin cari açık sorununu çözebilmesi için Türkiye'de üretimi olmayan ve ithal edilen imalat sanayi ürünlerinin üretilmesinin bir zorunluluk olarak öne çıktığını söyledi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ile Akbank işbirliğinde hayata geçirilen, Adana Ticaret Odası (ATO), ADASO ve Adana Ticaret Borsası (ATB) tarafından desteklenen, KOBİ İhracat Okulu Projesi kapsamında ATO Meclis Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen 'İhracatta Fırsatlar: Yeni Sektörler, Pazarlar, İş Modelleri ve İhracatta Devlet Yardımları' konulu söyleşiye katılarak burada bir konuşma yapan Sürenkök, ekonomide yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Sürenkök, önümüzdeki dönemde uygulamaya konulması beklenen Yeni

Teşvik Yasası'nın; Türkiye'de üretilemeyen ve ithal edilen imalat sanayi ürünlerinin Türkiye'de üretiminin yanında ihracatın artırılmasına yönelik olması tetikleyici bir unsur olarak öne çıkması gerektiğini vurguladı.

TÜRKİYE İHRACAT ODAKLI BİR ÜRETİM MODELİNİ BENİMSEMELİ

Türkiye'nin artık ihracat odaklı bir üretim modelini tam anlamıyla uygulamaya koymak zorunda olduğunu kaydeden Sürenkök, bunun yanında Türkiye hangi ürünlerde dışa bağımlıysa o ürüne teşvik verilerek, ülkede üretilmesinin önünün açılması gerektiğini savundu. Sürenkök, Türkiye'de üreticinin, rekabet ettiği ülkelerdeki rakipleriyle aynı koşul ve ayrıcalıklara sahip olması gerektiğini ifade ederek, "Örneğin tekstilde Türkiye, Çin ve Pakistan ile rekabet ediyoruz. Oradaki enerji fiyatları neyse, burada da

sanayicimize aynı fiyatla enerjiyi vermeliyiz. İstihdamın üzerindeki SSK ve vergi gibi yüklerin hafifletilmesi ve doğru bir teşvik politikası izlenmeli" diye konuştu.

TEKSTİLDE GEREKEN KARARLARI ALMAYARAK 300 FABRİKAYI KAPATMIŞIZ

Tekstil sektörüyle ilgili bakanlık nezdinde gerçekleştirilen uluslararası bir toplantıda yapılan oturumda bir Pakistanlı sanayicinin; 'Eğer Türkiye'de doğru bir teşvik politikası uygulanır ve sanayicinin beklentilerine cevap verilirse Pakistan'da tekstil sektöründe en az 300 fabrika kapanır ve yine en az 300 bin insan işsiz kalır' şeklinde bir yorumda bulunduğunu anlatan Sürenkök, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Olaya Türkiye cephesinden bakarsak; biz bugüne kadar söz konusu kararları almayarak bugüne kadar

ülkemizde 300 fabrikayı kapatmışız. 300 bin işçimizi de işsiz bırakmışız. Çin'e baktığımızda da en az bin fabrika ve bir milyon işçiye istihdam oluşturmuşuz. Bunlar çok ciddi rakamlar. Alınması gereken kararları bugüne kadar almayarak hata yapıyoruz. Ancak, hiçbir şey için geç değil."

İTHAL EDİLEN İMALAT SANAYİ ÜRÜNLERİNİ TÜRKİYE'DE ÜRETMELİYİZ

2011 yılının 3. çeyreğine yönelik büyüme rakamlarının geçen günlerde açıklandığını hatırlatan Sadi Sürenkök, buna göre Türkiye'nin yüzde 8.2'lik bir oranla Çin'den sonra en hızlı büyüyen ülke olduğunu vurguladı. "Bu büyüme rakamları bizi yanıltmamalı" diyen Sürenkök, "İthalatla ihracat arasındaki dengeye baktığımız zaman; 2010 yılında Türkiye'nin ithalatı 185 milyar dolarken, ihracatı 114 milyar dolardı. Dış ticaret açığımızsa 71 milyar dolardı ve bunun 38.5 milyar doları enerji, 31.5 milyar doları da

imalat sanayi ürünlerinin ithalatından kaynaklanıyordu" diye konuştu.

Sürenkök, bu nedenle bizim öncelikli olarak yapmamız gereken şeyin Türkiye'de üretimi olmayan ve ithal edilen imalat sanayi ürünlerinin Türkiye'de üretilmesi olduğunu anlattı.

Sürenkök, 'Bu ürünler neler?' diye baktığımızda karşımıza 6 ana ürün çıkıyor. Bunlar; demir çelik, otomotiv, makine, tekstil, kimya, tarım-gıda sektörleri. Biz, bu sektörlerdeki açığı eğer kapatabilirsek 'cari açık' sorununu da çözüme kavuşturmuş olacağız. Ama bu yeterli mi? Elbette ki değil" ifadesini kullandı.

2023 HEDEFLERİNE ULAŞMAK İÇİN YATIRIMLAR EN AZ 3 KAT ARTMALI

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100. yıldönümüne denk gelen 2023 yılında ortaya konulan; dünyanın en büyük 10. ekonomisi olabilme hedefinin yanı sıra 500 milyar dolarlık ihracat ve kişi başına milli gelirin de 25 bin dolara ulaşması hedeflerine dikkat çeken Sürenkök, söz konusu hedeflere ulaşılabilmesi için yoğun bir çalışma temposu içine girilmesi gerektiği uyarısında bulundu.

Türkiye'nin 2011 yılı sonu itibariyle ihracatının 165 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini hatırlatan Sürenkök, yine aynı dönemde kapasite kullanım oranının da yüzde 76 olacağını bildirdi. Kapasite kullanım oranı yüzde 76 değil de, yüzde 100 olsa dahi bugünkü mevcut şartlarda yapabileceğimiz ihracatın 180 milyar dolara ulaşacağını anlatan Sürenkök, "2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşabilmek için yatırımların en az 3 katı oranında artması gerekiyor" dedi.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.