Ticaret Odasında Son Meclis
Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odasında yeni bir dönem son meclis toplantısı ile kapanırken, mecliste duygulu sahneler yaşandı.
KMTSO Meclis Başkanı Şahin Balcıoğlu yaptığı açılış konuşmasında; “Sayın Başkan, Değerli Emniyet Müdürümüz, Kıymetli Meclis Üyesi arkadaşlarım, Değerli Meslek Komitesi Başkanlarımız, Kıymetli Basın Mensupları hepiniz hoş geldiniz. Bugün kırık dökük bir şeyler söylemek istiyorum. Umarım sonunda toparlarım. Temele sormuşlar ne olmak istersiniz diye. Temel Başbakan olmak isterim demiş. Arkadaşı dönmüş sormuş. Ula sen deli misin? Temel cevap verir, şart mıdır? Sahi şart mıdır? Rutini yapanlar, rutin giderler. Ama aykırı şeyler bazen çok güzel şeyler doğurur. Hatırlayınız hepinizin evinde Nokia marka birkaç tane telefon vardı. Bugün hiçbirinizin evinde bu marka telefondan yok. Çünkü elin adamı geldi böyle bir şey yaptı ve bütün telefonlar değişiverdi. Çok zengin olabilirsiniz. Çok varlıklı olabilirsiniz. Ama bir şey her şeyi allak bullak edebilir. Yeraltı zenginliğiniz var olabilir. Petrolünüz var ki petrol bugün ne huzur getiriyor ne de gelişmişlik. Petrolü olan ülkelerin hiçbirinin huzuru yok. Birçok arkadaşımızla önceki hafta Almanya’da teknoloji fuarına gittik. Teknoloji fuarında Türk işadamları için Almanya’da yatırım fırsatları diye bir panel vardı. Bir kısım arkadaşlarımız buna katıldılar, hatırlayacaklardır. Orada bir şey anlattılar. Çok dikkatimi çekti çok şaşırdım doğrusu. Cahilliğimi bağışlayın belki bilmem gerekiyordu ama bugün bizim Çin malları için uyguladığımız şeyleri bu bizim kafamızda kocaman kalitenin timsali diye belirttiğimiz Made İn Germany markası ilk çıkışı İngiltere’nin zoruyla çıkmış. Ben bilmiyordum, bilenler bağışlasınlar. Ama bilmeyenler lütfen dikkatli dinlesin. Çünkü o yıllarda Alman malları çok kötü ve İngiltere’ye girmesini engellemek amacıyla İngiltere Made İn Germany markasını yazmayı mecbur kılmış. Ama şimdi o ülkenin bu sıkıntıyı aşması için hep birlikte, hep beraber, topyekûn ve inanarak azimle yola çıkmalarından sonra bugün bizim bildiğimiz manada Dünyanın kalite simgesi haline gelmiş bir Made İn Germany markası. Artık Dünya globalleşti. Para, her an her yerde ve bulunduğumuz kaldığımız yerdeki Belediye Başkanını ziyarete gittiğimizde Belediye Başkanlığından bize yatırım yapmak için öneride bulundu. Bu müjde mi değil mi bilemiyorum ama bunu buradan sizinle paylaşmak istiyorum. Çünkü arkadaşlarımızla biz bunu gittik ve gördük. Bir hava kuvvetlerinin üssünün sanayi bölgesi olarak tahsis edilmiş. Bu yetki orada Almanya’da Belediye’lere verilmiş bir yetki. Gelin burada yatırım yapın diyorlar. Bulunan yerin içinde uçaklar için bir de pist bulunuyor. Büyüklüğünü kafanızda tahayyül edin diye söylüyorum. Her şeyi olan bir yer. Antika binaları olan ağaçlarını kestiğinizde bir servet olan bir yer ve gelin burada yatırım yapın diyorlar. Gelin ve yatırım yapın. Bir arkadaşımız ismini söylemeyeyim reklâm olur şimdi kendi biliyor ve gülümsüyor aranızda. Dedi ki ben alayım burayı çok güzel bir bina var. Vinçler var içerisinde. Olur dediler. Kaç para? 1 Euro. 10 Euro vereyim dedi. Yok dediler 1 Euro daha fazla değil. Ama bir tel şartı var. Bu şart, yolunuzu kendiniz yapacaksınız. Yani ana asfalta yolunuzu yapmak şartıyla. İstenen standartta yalnızca yol yapmak. Özelliği olan bir yol değil kendi yolunuz. Siz yaparsanız 1 milyon dolar ama Maraş’tan 10 tane yatırımcı giderse her bir yatırımcının vereceği 100 bin dolar 20 yatırımcı giderse 50 bin dolar. Düşünülebilir mi bence gitmeseniz bile düşünmekte fayda var diye düşünüyorum. Çünkü bu teknoloji ülkesinin, teknoloji kentinin teknolojisini burada yatırım için orada teknolojiyi kullanabilirsiniz. Yalnızca düşünce gidin anlamında söylemedim. Biz geçen hafta tam bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladık. Çocuklar, bizi hayata bağlayan dünya tatlısı şeyler. Bizim her şeyimiz. Büyüdüklerinde Dünyaların bizim olduğu çocuklarımız. Dünya’da başka hiçbir ülkede çocuklara has bir bayramın olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Ne kadar sevinsek belki az. Ama siz işadamları, değerli dostlar, çocuğunuzla bayramını kutlayabildiniz mi? onların her istediğini aldınız. İyi okullarda okuttunuz. İyi şeyler yaptınız. Onlarla çocuk olabildiniz mi? Bir sohbeti dinlemiştim. Bir anne doktora dert yanıyor, her şeyi yapıyorum diyor. Lise çağlarında bir çocuğunun olduğunu söylüyor. Sinemaya götürüyorum, parka götürüyorum, gezdiriyorum, her şeyi yapıyorum diyor. İstemiyor, mutlu değil diyor. Doktorun cevabı o kadar güzeldi ki o sizinle olmak istemiyor. Sen onu götürüyorsun ama o seninle gitmek istemiyor. O kendi dünyasında olmak istiyor. Biraz boş kalmak istiyor. Biraz kendi kendine hayal kurmak istiyor. Biraz yapamadığı şeylerden korkmak istiyor. Yaptığı şeylerden biraz mutlu olmak istiyor. Umarım çocuklarınızla çocuk olabilmişsinizdir. Dedim ya bugün kırık dökük şeyler söyleyeceğim. Umarım sonunda toparlarım inşallah. Çok konuşulan, hepinizin çok bildiği yalnız lütfen bağışlayın eğer biliyorsanız. Ya bu kadar da cahil olunmaz demeyin. Ben hiç düşünmedim. Düşünmediğim şeyleri bu ara çok duydum nedense çok mu kendi kendimi dinliyorum bilmiyorum. Çok mu okuyorum onu da bilmiyorum. Çilingir sofrası diye bildiğimiz, aslında bugün çok uzun bunu konuşmak istemiştim ama içkili bir muhabbeti yapmak istemedim burada. Ama bu soruyu özellikle sormak istiyorum. Çilingir sofrasını hani bildiğimiz o’nun dışında niye söylendiğini bilen var mı? Ben düşünmedim. Biliyoruz ama ne olduğunu net olarak ya lügat manası bunun şu diyebileceğiniz biliyor musunuz? 2 kelimeden oluşan bir söz. Çilingir açılamayanı açan, Sofra, paylaşılan. Yani aklınızın arkasındakinin döküldüğü yer. Biz bu kadar ikiyüzlü müyüz? Biz bu kadar mı birbirimizden her şeyi saklar hale geldik ki böyle bir şeye ihtiyacımız var. Umarım hiçbir kimsenin böyle bir şeye ihtiyacı yoktur. Amerika’nın New York eyaletinde Manhattan kentinde ellis adası diye bir yer var. Bilmiyorsanız kafanızda tasarlamanız için o meşhur özgürlük anıtının bulunduğu bölge. Orada bir müze var, bu müze 1912 yılı ile 1920 yılları arasında Avrupa’dan Amerika’ya göçmüş 3 milyon insanı ağırlamış ve bu insanlar, bu göçmenler Avrupa’dan kalkıp hiçbir şeyin olmadığı o Amerika’ya geldiklerinde her ülkede olduğu gibi insanlar sağlık kontrolünden ve zekâ testinden geçirilmiş. Göçmenlerden birine soruyorlar, bu konuşmaları şayet yolunuz düşerse Amerika’ya ellis adasına gittiğinizde bugün oradaki kulaklıklarla oturup birebir orijinal soru ve cevapları dinlemeniz mümkün, duymanız mümkün. Göçmenlerden birisine soruyorlar, merdiven nasıl yıkanır? Bir sürü cevabı var. Yukarıdan aşağıya doğru. Suyu az tasarruf ederek, hani akıllı olacak ya testten geçiyor ya. Adamın cevabı daha başka. Ben Amerika’ya merdiven yıkamak için gelmedim. Ve sonunda bu insanların daha sonra ki yaşantılarını araştırıp not ediyor ve kaydediyorlar. Bu kişi daha sonra Teksas eyaletinde büyük petrol kuyuları olan Amerika’nın büyük servet sahiplerinden bir tanesi olmuş. Umut ve hayal. Ama arkasında mutlaka ki bir çalışma. Daha önce bir toplantıda anlatmıştım ama bir kere daha anlatmak istiyorum. Yine kırık dökük hiç alakasız bir şey. Bir sohbet toplantısında arkadaşlarla büyük Ortadoğu projesinin ne olduğunu soran bir arkadaşıma çokbilmiş bir şekilde sanki o proje hazırlanırken sanki bende masadaymışım gibi oturup bunu anlatmaya başladım. Bildiğim kadarıyla anlatırken tam orta yerinde bir yerde benim çokbilmiş bir arkadaşım var. Birçoğumuzun da arkadaşı burada ismini söylemek istemiyorum. Döndü bilgiç bilgiç, her zaman ki gibi, aşağılar gibi bana bakarak he dedi. Bu projeler çok doğru çok güzel projeler. Evet, Firavun’un projesinde de hiçbir aksaklık yoktu dedi. Onlar da çok güzel projelerdi. Bütün planları doğru yapmıştı. Her şeyin hesabını en ince teferruatına kadar yapmıştı. Evet, ama Firavun’un hesabında Nil nehrinin tozlu yol olacağı hesaba katılmamıştı onu bilmiyordu ve Firavun’un tüm hesapları allak bullak olmuştu. Hesap ne kadar doğru bilemem. Değerli meclis üyesi arkadaşlarım, değerli dost insanlar, bir dönemin daha bugün son toplantısı. Yarın bundan sonraki hayatınızın ilk günü. Doğunca okunan ezanın ölünce kılınacak namazınızın ezanı olduğunu unutmayınız. Ve biz bunu unutmadan Temel’in dediği gibi belki birazcık delice. Çilingir sofrasında düşünülenlerle konuşulanların hep aynı olduğu, kıymetli dünya tatlısı çocuklarınızın acılarını görmeden torun seven yaşlı, tonton dede ya da nineler olup hep tatlı şeyler yaşamanızı, en az Amerika’ya gelen göçmenler kadar hedefinizin olduğu ve hedeflerinize mutluca erişebildiğiniz ama bugünleri ve dostlarınızı gülümseyerek hatırlayacağınız sağlık, mutluluk dolu bir ömür diliyor ve toplantımızı açıyorum. Hepiniz hoş geldiniz.” Diyerek meclisi açtı.

Daha sonra kürsüye gelen Başkan Kemal Karaküçük yaptığı konuşmasında: “Sayın Başkan, Sayın Emniyet Müdürüm, Meclisimizin değerli üyeleri ve basınımızın güzide mensupları,
Kahramanmaraş Ticaret Sanayi Odası Yönetim Kurulu ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyor hoş geldiniz diyorum.
Türkiye ekonomisindeki son gelişmeler, özellikle sanayi üretimi ve ihracattaki artış trendi bizleri sevindirmektedir.
Şubat ayı itibariyle, sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %4,4 artış göstermiştir. Enerji sektöründeki %7,2’lik gerilemeye karşın, imalat sanayi sektörü endeksinin %7,0 artış ile lokomotif görevi gördüğü anlaşılmaktadır.
İhracat cephesinde ise, Türkiye geneli Mart ayı ihracatı %0,3 artışla 12 milyar 550 milyon dolar olmuş, son 12 aylık ihracat ise 153 milyar 714 milyon dolara ulaşmıştır.
2013 yılı Ocak-Mart dönemi ihracatı ise geçen senenin aynı dönemine göre %3,3 artışla toplamda 36,4 milyar dolar olmuştur.
Kahramanmaraş ihracatını incelediğimizde; Mart ayı ihracatı Türkiye genelinin çok üstüne çıkarak %25 artışla 80 milyon dolar olmuş, Ocak-Mart dönemi ihracatı ise geçen senenin aynı dönemine göre %23 artışla 223 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.
İhracattaki bu gelişimi devam ettirmek ve sektörlerimizin dışa açılmalarını hızlandırmak amacıyla geçen yıldan buyana 93 firmamızı KOSGEB ve Odamız desteği ile dört ayrı fuara götürerek ikili işbirliği görüşmeleri yaptırdık. Bu defa da; 7-11 Nisan tarihleri arasında Almanya’daki Hannover Sanayi Fuarı’nı ziyaret etmek, çeşitli temas ve ikili işbirliği görüşmeleri yapmak üzere 60 firmamızla yurtdışı iş gezisi gerçekleştirmiş bulunuyoruz.

Değerli Meclis üyeleri, kıymetli konuklar, yılsonunda uygulama süresi tamamlanan 5084 sayılı teşvik kanunundan sonra, yeni bir istihdam teşvik paketinin hazırlandığı Sayın Başbakanımız tarafından bizzat müjdelenmiş, ancak şu ana kadar açıklanan herhangi bir paket olmamıştır.
Son resmi bilgilere göre işsizlik oranı teşvik paketini bitimini izleyen daha Ocak ayında %10,6 seviyesine çıkmıştır.
Bu konudaki takip görevimizi sürdürdüğümüzü, özel sektörün sorunlarına çok ciddi ölçüde çare olan bu teşvikin devamı konusunda ısrarcı olacağımızı bir kez daha buradan tekrarlamak istiyorum.
Değerli Meclis üyeleri, Türkiye’nin bugün içerisine girdiği barış süreci bizleri ziyadesiyle memnun etmekte ve gelecek için ümit vermektedir. Ülkemizin ekonomik olarak gelişiminin önündeki en büyük engellerden birisi olan ve bugüne kadar milyarlarca dolar kaynağımızın heba olmasına yol açan terör süreci yerini barış ve huzura bıraktığında, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki ekonomik potansiyel açığa çıkacak; verilen teşviklerle birlikte üretimde ve ihracatta ciddi bir sıçrama sağlanacaktır.
Bizler de bu sürece olabildiğince destek olmak ve ülkemizin bu kara bulutlardan kurtulması ve gelecek nesillere daha çağdaş bir ülke bırakmak için elimizden geleni yapmak zorundayız.
Bu çerçevede, ülkemiz genelinde görüşmelerini sürdürmekte olan Akil Adamlar Heyeti önümüzdeki günlerde ilimize gelerek çeşitli temaslarda bulunacakları bilgisini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Değerli meclis üyeleri, kıymetli konuklar; Türkiye’nin bugün geldiği pozisyon itibariyle ticaret ve sanayi odaları reel sektörün en önemli temsilcisi konumuyla; ekonomi aktörlerinin stratejik gelişimini sağlamak ve reel sektör ile kamu organları arasındaki iletişimi ve koordinasyonu oluşturma fonksiyonuna sahip bulunmaktadır. Bu itibarla, sivil toplum kuruluşlarının en büyüğü ve en yaygını olan ticaret ve sanayi odalarının yürüttüğü işler, üstlendiği projeler ülkenin ekonomik büyümesi ve ülkemizin en gelişmişler arasına girmesi bakımından çok daha anlamlı olmaktadır.
Sanayileşmede ciddi şekilde yol almış olan şehrimiz bundan sonraki dönemde yeni yatırımlarla yoluna devam etmek ve değişim ve dönüşümü gerçekleştirerek katma değeri yüksek ürünleri üretmek ve dış ticaretini geliştirmek zorundadır. 2023 hedefi olan 5 milyar dolar ihracatı yakalamayı ve bunu sürdürülebilir hale getirmeyi; sanayi üretiminin artırılması, nitelikli işgücü piyasasının oluşması, üniversite-sanayi işbirliğinin ortaya çıkmasıyla ancak gerçekleştirebiliriz.
Bu vizyon doğrultusunda, Odamız Yönetim Kurulu’nun aldığı kararla 2013 Yılı Organ Seçimlerimiz 11 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirilecektir.
Tüm meclis ve meslek komitesi üyelerimizin, seçimlere katılımı artırmak adına önemli bir rol oynayarak, çevrelerindeki sanayici, tüccar ve işadamlarını teşvik etmelerini özellikle rica ediyorum. Sivil toplum örgütlerinde katılımın yüksek olması çok büyük önem arz etmekte, katılımcı demokrasinin gelişmesi bakımından anahtar unsur olmaktadır.
Seçim öncesi bu son meclis toplantımızda, bugüne kadar bana ve yönetim kurulu üyesi arkadaşlarıma verdiğiniz destek ve Odamız çalışmalarına yaptığınız katkılardan dolayı her bir meclis üyemize ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum.

11 Mayıs günü gerçekleşecek seçimlerle ilgili olarak, tüm meslek komiteleri ile görüşmelerimizi yaparak, etkin ve dinamik bir yapı oluşturmak adına makul bir liste hazırlığına başladığımızı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle, organ seçimlerimizin hayırlara vesile olmasını diliyor, saygılarımı sunuyorum” dedi.
Daha sonra oda yönetiminde bulunan ve emeği geçenlere, meclis üyelerine birer plaket ve kalem hediye edildi.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.