Müsiad'dan Kriz Değerlendirmesi
MÜSİAD Gaziantep Şubesi Başkanı Kurt Ali Kılçık, Türkiye'de kriz beklentisinin yersiz olduğunu söyledi.
Kurt Ali Kılçık yaptığı açıklamada, "Amerika'da yaşanan borç krizinin ardından, uluslararası derecelendirme kuruluşu S&P, ABD'nin kredi notunu düşürmüş ama Amerikan piyasaları bu gelişmeye beklenen tepkiyi vermemiştir. Normalde, kredi notu düşürüldüğünde, bir ülkede yatırım yapmak risk taşıyor anlamına gelmektedir. Halbuki, bu böyle olmadı ve yatırımcılar Amerikan tahvili almaya devam ettiler" dedi. Böylece faizlerin beklenenin aksine düşüş gösterdiğini anlatan Kılçık, şunları söyledi: "Amerikan hükümeti
de, geçen hafta, 30 yıllık tahvilleri yüzde 1,25 gibi düşük bir orana sabitledi. Bu durum güvenli liman arayan sıcak paranın Türkiye gibi olumlu makroekonomik görünüm sergileyen ülkelere gireceği beklentisini güçlendirmektedir. Bu da, cari açığımızı finanse etmemiz için ihtiyaç duyulan bir gelişme olacak."
Kılçık, Avrupa ülkelerinde yaşanan mali sıkıntılar nedeniyle, Avrupa Merkez Bankası'nın gereken tedbirleri almaya çalıştığını belirterek şöyle konuştu: "Kriz çıkması durumunda çok ciddi bir şekilde olmasa da, Türkiye de bundan etkilenecektir. Bununla birlikte, AB'de çıkabilecek bir krizle zayıflayacak dış talebi kompanse etmek için iç talebi canlandırmak amacıyla TCMB de şimdiden önlem almaya başladı. Ani bir kararla toplanan Para Politikası Kurulu faiz oranlarını düşürme kararı aldı. Böylelikle, iç
talebi ve dolayısıyla ekonomiyi canlandırmak için bir adım atmış oldu."
Sonuç olarak, beklenen kötü senaryolar dahilinde bile, Türkiye'de kriz çıkacağı beklentisinin yersiz olduğunu anlatan Kılçık, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'de enflasyon artık tek haneli olup fiyat istikrarı yolunda gitmektedir. Türkiye, artık kırılgan bir ekonomiye sahip değildir. Krizin çıkması için kurdaki dalgalanmaların yanı sıra, milli gelir ve işsizlik gibi verilere de bakmak gerekir. Zira, ilk çeyrekte gelen yüzde 11'lik büyümeyle Türkiye milli gelir artışında dünyada rekor kırdı. İkinci
çeyrekte de oldukça iyi bir oran beklenmektedir. İşsizlikte de, kriz öncesi seviyelere inmiş bulunmaktayız. Ayrıca, 41 yıl sonra ilk kez bütçe yılın ilk yarısında 'fazla' verdi. Yıl sonu hedefinin 34 milyar TL açık olduğu düşünüldüğünde, kamu maliyesinin ne denli güçlü bir durum sergilediği ortadadır. Bunun yanı sıra, bankacılık sektörünün de oldukça güçlü olduğu göz önüne alındığında, ülkemizde kriz çıkması hiç de muhtemel gözükmemektedir. TÜİK verilerine göre, sanayi üretim endeksi Haziran ayında, bir
önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,7 arttı."
"Toplam sanayideki bu gelişme, endeksin, sanayinin motoru olan imalat sanayi sektöründe de paralel bir seyir izlemesinden kaynaklandı" diyen Kılçık, "İmalat sanayi için Haziran endeksi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,5 oranında artış göstermesine rağmen, mevsimsellikten arındırılmış rakamlarla Mayıs ayına göre yüzde 1 oranında düşüş göstererek imalat sanayindeki ivme kaybının sinyallerini verdi" diye konuştu.
ENFLASYONDA YAZ REHAVETİ
2011 Temmuz ayında tüketici fiyat endeksindeki artışın, yıllık bazda yüzde 6,31 olarak gerçekleştiğini dile getiren Kılçık, sözlerine şöyle devam etti: "Bir önceki aya göre ise, tüketici fiyatlarında yüzde 0,41 oranında bir düşüş görüldü. Bu düşüşte, gıda kalemindeki yüzde 1,2 ve giyim grubundaki yüzde 4,8 oranlarındaki fiyat azalışları büyük rol oynadı Üretici fiyatları endeksi ise, yıllık bazda yüzde 10,34 oranında bir artış gösterirken, bir önceki aya göre yüzde 0,03'lük bir düşüş sergiledi"
2011 Haziran ayında, ihracatın yüzde 19,3 artarak 11,4 milyar dolar, ithalatın ise yüzde 41,7 oranında artarak 21,6 milyar dolar olarak gerçekleştiğini anlatan Kılçık, şunları söyledi: "Böylece, Haziran ayında dış ticaret açığı, yılın en yüksek seviyesine imza atarak, 10,2 milyar dolar olarak kaydedildi. 2010 Haziran ayında yüzde 62,6 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı ise Haziran ayında 52,8'e düştü. Bununla birlikte, son 12 aylık döneme bakıldığında, ihracat hacminin 124,7 milyar dolara varmış
olması, 127 milyar dolar olan 2011 yılı ihracat hedefinin rahatlıkla karşılanacağını, yani ihracattaki gidişatın istenen yönde olduğunu gösterdi. Ancak, aynı perspektiften ithalat rakamları değerlendirildiğinde, 2011 hedefi olan yaklaşık 200 milyar dolar seviyesinin aşılacağı gözlemlendi. Nitekim, son 12 aydaki ithalat hacmi 222 milyar olarak kaydedildi. Sadece ilk 6 aydaki ithalat değeri ise 120 milyar doları buldu. Dolayısıyla, ithalat hızının yavaşlamasıyla ilgili beklentiler geçerliliğini sürdürürken,
TCMB'nin aldığı önlemlerin etkilerinin daha uzun vadede görüleceği ortaya çıktı. İhracat istenilen hedefe doğru yolunda giderken, ithalattaki, hedefin üstündeki artışın sebebine ise alt kalemlere bakıldığında ulaşmak mümkündür."
Kılçık, motorlu taşıtlar dışında, Haziran ayında, ithalat gruplarında, ağırlıklı olarak en yüksek etkiyi yapan kalemin makine, kazan ve teçhizatlar, yani yatırım malları olarak görüldüğünü söyledi. Ali Kılçık, diğer birçok alt kalemde ithalattaki artış oranı yüzde 30-40 civarlarında seyrederken, bu kalemdeki artışın Haziran'da yüzde 60'ın üzerinde olması ve bunun Ocak-Haziran arası dönemde de yüzde 60 seviyelerine yaklaşmış olmasının, yatırım trendinin güçlü olduğunu açıkça gözler önüne serdiğini
anlattı.
Kılçık, "Dolayısıyla, bu da, yatırımın güçlü olduğu bir ortamda, gerek dış ticaret açığının gerek cari açığın hızlarının yavaşlamasının zaman alacağının sinyalini verdi" dedi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.