Merkez Bankası'nın Kararlarına Tepkiler
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, "Yıllarca ciddi manada bazı politikalarını eleştirmiş olduğum Merkez Bankası'nın almış olduğu kararları son derece önemli ve yerinde buluyorum" dedi.
Bakan Çağlayan, Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı İzzet Karaca ve beraberindeki yönetim kurulu üyelerini kabulünde, gazetecilerin sorusu üzerine, Merkez Bankası'nın kararını değerlendirdi. Krizlere karşı üretimin esas olduğunu, ayrıca uluslararası yatırımların da önemli olduğuna işaret eden Bakan Çağlayan, "Yabancı yatırımların doğrudan Türkiye'ye gelmesi ve bizim cari açıkta özellikle sıkıntılı olduğumuz sektörlerde gelmesi bizim için önemli olacaktır" dedi.
"Biz tedbiri zaten hiç elden bırakmadık. Biz her konuda tedbirliyiz" diyen Çağlayan, "Alınması gereken önlemleri, başından itibaren alacak proaktif bir yaklaşım içindeyiz" diye konuştu.
Merkez Bankası ve BDDK'nın da özellikle son dönemde önemli çalışmalar yaptığını ifade eden Bakan Çağlayan, şunları kaydetti:
"Bu kurumlarda son derece proaktif bir yaklaşım içinde. Merkez Bankası'nın almış olduğu karar, sabah yine devam ettirdiği kararlar, son derece önemlidir. Çünkü burada zaten stabil bir durum olması söz konusu değildir. Dünyadaki, özellikle Avrupa'daki gelişmelere paralel hareket etme mecburiyeti var. Özellikle Merkez Bankası ve BDDK gibi kuruluşlarımızın...Ve yıllarca, ciddi manada bazı politikalarını eleştirmiş olduğum Merkez Bankası'nın gerek Para Politikası Kurulu, gerek Merkez Bankası'nın almış olduğu
kararları ben son derece önemli ve yerinde buluyorum."
"BU SENE DE YÜZDE 7 BÜYÜME"
Türkiye ekonomisinin soğutulması diye bir şeyin söz konusu olmadığını vurgulayan Bakan Çağlayan, "Türkiye büyüyor zaten. Biz bu hızla gittiğimiz zaman yine bu sene ortalama yüzde 7'ler civarında bir büyüme yakalanacaktır. Öyle ekstra şeyler olmadığı takdirde" şeklinde konuştu.
Bakan Çağlayan, Türkiye'nin dinamik bir yapıya sahip olduğunu, zaten Türkiye'yi yatırım açısından cazip kılan unsurların başında da bu özelliğinin geldiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu noktada Merkez Bankası'nın almış olduğu kararları çok anlamlı buluyorum. Burada şunun altını çizmek lazım ki, finansal otoriteler iki türlü karar alırlar. Bunların karar alma zamanları ve açıklamaları son derece önemlidir. Burada iki yol var. Birinci yol, erken karar alır, erken açıklama yaparsanız, belki lüzumsuz yere piyasaları paniğe sevk edersiniz. Ama kararı iş işten geçtikten sonra da alırsanız, bu sefer de gelişmeleri geriye püskürtmenin mümkün olmaz. Yani buradaki zamanlama son derece
önemlidir. Karar verici kuruluşlarımızın mutlak suretle piyasalara girme ve bu karar alma süreçlerini yayınlama süreci son derece önemli. Ne geç kalacaksınız, ne de zamanından önce davranacaksınız. Bu çerçevede AB karar alma sürecini geciktirmiştir. Yani aylarca Yunanistan konusu konuşulmuş ancak bir ilerleme maalesef zamanında sağlanamadığı için bu kriz daha da ateşlenmiştir."
"DOLAR ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA DENGEYE GELECEKTİR"
Ekonomi Bakanı Çağlayan, ekonomik gelişmeleri değerlendirirken, realist davrandığını ifade ederek, "Türkiye, AB ve ABD için söylüyorum. Hiçbir ülke 2009 döneminde değil. 2009'da bütün ülkeler, böyle bir küresel krize hazırlıklı değillerdi ve bir anda yakalandılar. 2009 krizi aslında Türkiye ve dünya açısından önemli bir ders olmuştur. Bu konuda biz 2009 yılında başlattığımız tedbirleri aynen devam ettiriyoruz, Onun için ümit ediyorum ki, bu kriz, daha kolay atlatılacaktır diye düşünüyorum"
değerlendirmesinde bulundu.
Merkez Bankası'nın almış olduğu kararın 'yerinde ve doğru' olduğunu yineleyen Bakan Çağlayan, ülke olarak dalgalı kur rejiminin benimsendiğini hatırlatarak, "Dövizde yükselmeler olacaktır. Böyle bir ortamda kur, kendi değişkenliği, gelişgenliği için artacaktır, inecektir. Bu konuda önümüzdeki haftadan itibaren normal gelmesi gereken dengeye de gelecektir" diye konuştu.
Ekonomilerde gerçek parametrenin, 'reel ekonomi, reel sektör, büyüme ve istihdam' olduğunun altını çizen Bakan Çağlayan, dolardaki artışa yönelik endişenin yersiz olduğunu ifade etti. Çağlayan, "Doların 1.70'in üzerine çıkmasından dolayı endişe edenler var. Bu Türkiye'de ilk defa görülmüyor. Son 10 yılda 1.70'ün üzerine 7 kere çıkmıştır. Bu konuda herhangi bir panik söz konusu değil. Herkes girdi ve çıktısını düzenlemek zorundadır" dedi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.