İş Dünyası Çek Yasasından Hapis Cezasının Kaldırılmasına Karşı
Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Başkanı Kemal Karaküçük, çek yasasından hapis cezasının kalkmaması gerektiğini belirterek, "Hapis cezası kalkarsa kötü niyetli insanlar çekleri ödemekten kaçabilirler. Bu da ticaret yapan, aldığı çeke karşılık mal veren tüccarı mağdur eder hatta iflasa bile götürür." dedi.
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekilleri Nevzat Pakdil, Dr. Yıldırım Mehmet Ramazanoğlu ve Dt. Sıtkı Güvenç, KMTSO Başkanı Karaküçük, Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Duran Balsuyu ve sanayicilerle bir araya gelerek yeni çek yasası hakkındaki taleplerini dinlediler.
Toplantıda konuşan Karaküçük, çekin önemine değinerek, ticaret hayatındaki en önemli alışveriş araçlarından biri olduğunu vurguladı. Çek yasasındaki hapis cezasının caydırıcılık açısından oldukça önemli olduğunu dile getiren Karaküçük, şunları söyledi:
"Eğer hapis cezası kaldırılırsa çek sıradan bir evraka dönüşür. Yaptırımları giderilirse de çok sayıda insan mağdur olacaktır. Çek şuanda piyasada önemli bir araç bu sayede ticaret hacmi de yüksek oluyor. Çek kullanarak insanlar ticaret yapıyorlar. Bu aktörün piyasadan kaldırılması piyasayı da daraltacağı gibi birçok insanı da mağdur edecektir. Hapis cezası kalkarsa kötü niyetli insanlar çekleri ödemekten kaçabilirler. Bu da ticaret yapan aldığı çeke karşılık mal veren tüccarı mağdur eder hatta iflasa
bile götürür. Bu sebeple Çek yasasındaki hapis yaptırımının kesinlikle kaldırılmaması gerekiyor."
İş dünyasında nakit paranın 10 katı oranında çekle ticaret yapıldığını anlatan Karaküçük, bu düzenlemeyle birlikte bitmekte olan çek mafyasının da yeniden ortaya çıkabileceğini kaydetti. Bu durumun sosyal huzur ve iş barışının da bozulmasına etken olacağına dikkat çeken Karaküçük, yasanın getireceği olumsuzlukları ve çözüm önerilerini şöyle sıraladı:
"Kanun tasarısında alacaklı ile borçlu arasındaki adalet dengesi göz ardı edilmiştir. Piyasalarda çeke olan güven ortamı kaybolmaktadır. Yatırımlar azalacaktır. İşsizlik oranları artacaktır. Kayıt dışı ekonomi artacaktır. Ekonomi daralacaktır. Devletin gelir kaybı olacaktır. Çek Mafyası Yeniden Canlanacaktır. Bunun yanında bizim sunacağımız çözüm önerisi ise Mevcut Kanundaki hapis cezası uygulamasına devam edilmelidir. Hapis cezasının kaldırılması ya da süresinde yapılacak indirim yukarıda yazdığımız
sorunların oluşmasına sebebiyet verecektir. Bankalar tarafında da yeni düzenlemeler getirilmelidir. Çek verilen kişiler için bankalar yeni bir sistem getirmeli, çek hizmeti üreten taraf olan bankalarda yükümlülük altında olmalıdır.
AK Parti Milletvekili Ramazanoğlu ise yaptığı sunumda çek yasasının geçmişten bugüne ne gibi evrelerden geçtiğini anlattı. 1929 yılında alınan meclis kararının dışında 1985 yılına kadar çekle ilgili herhangi bir düzenleme yapılmadığını dile getiren Ramazanoğlu, bu süreç içerisinde karşılıksız çek nedeniyle suçlanan kişilerin dolandırıcılık nedeniyle takibata uğrayarak hapis cezası aldığını ifade etti. 2003 yılında ise 4814 sayılı yasa ile 3167 sayılı çek kanununun revize edildiğini işaret eden
Ramazanoğlu, şunları söyledi:
"Bu dönemde ekonomik suça ekonomik ceza ilkesi uygulandı. Bu ilkede, Anayasanın 38. maddesine eklenen 'Hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirmemesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz' fıkra hükmü etkili oldu. Böylece, karşılıksız çek suçunu ilk defa işleyenlere, hürriyeti bağlayıcı ceza yerine, çek bedeli kadar ağır para cezası kabul edildi. Devlete bu cezayı ödemeyenler, hapse girdiler. Yani, uygulama, dolaylı hapse dönüştü. Bu noktada ise yeni yasa tasarısı gündemimize
girdi. İşte bu noktada, sizlerle tam bir fikir alışverişi yapmak suretiyle konuyu enine boyuna masaya yatırmak ve deneyimlerinizden yararlanmak istiyoruz."
Daha sonra milletvekilleri ve işadamları karşılıklı görüş alışverişinde bulundular.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.