"Esnafımızın Küresel Sermaye Karşısındaki En Büyük Avantajı Samimiyet Ve Güler Yüz"
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Abdullan Sevimçok, esnafımızın küresel sermaye karşısındaki en büyük avantajının samimiyet ve güler yüz olacağını söyledi.
AESOB Başkanı Abdullan Sevimçok, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında 2011 yılını değerlendirdi. Sözlerine tüm esnaf ve Antalyalıların yeni yılını kutlayarak başlayan Sevikçok, 2011 yılının esnaf ve sanatkar açısından çok kötü geçmediğini, esnafın işlerinde biraz da olsa kıpırdanma olduğunu söyledi. Turizmin başkenti olan Antalya'nın 2011 senesinde turizmden iyi pay aldığını belirten Sevimçok, "Çarşı esnafımız her ne kadar da bu turizm pastasından yeteri kadar pay alamasa da
Antalya'ya gelen turist sayısındaki artışın esintisinden ve rüzgarından kısmen de olsa faydalanmıştır. Bu rüzgarın 2012'de de esmesini temenni ediyoruz. Ancak 2011 yılının sonlarında, dünyada ve Avrupa'da ciddi krizlerin oluşmaya başladığını da görmekteyiz ve bu dalgalanma 2012'de de etkisini sürdürecek gibi. Olası krizlerden Türkiye'de bir şekilde etkilenecektir. Bu yüzden esnafımızın 2012'de biraz daha temkinli gitmesinde ben fayda görüyorum. 2012'de esnaf ayağını yorganına göre uzatmalıdır. Hiçbir
şekilde umutsuz değiliz ve aynı zamanda hayalperestte değiliz. 2012 yılında da bir numaralı önceliğimiz yine esnaf olacaktır" dedi.
Ülke genelinde sayıları yaklaşık 2 milyonu bulan bir esnaf kesimi olduklarını kaydeden Sevimçok, "Esnaf kesimi olarak ekonominin can damarıyız. Hükümet bu gücü dikkate almalı ve esnafın geleceğini güvence altına alacak çalışmalara hızla imza atmalıdır. Küçük esnafın kepenk kapatmasına sebep olan ve bir yanardağ misali bazı meslekleri yakıp yutarak yok eden AVM'lerin sayısı her geçen gün daha da artmaktadır. AVM sektörü her yıl ortalama yüzde 25 büyümektedir. Biz esnaflar olarak Perakende Yasası'nın
çıkmasını beklerken, kent merkezlerine yeni yeni AVM'lerin yapılmasına yerel yönetimler tarafından müsaade edilmektedir. Artık Antalya'mızda yeni bir alışveriş merkezi açıldığı zaman bütün insanlar bundan rahatsız olmaktadırlar. Ne yazıktır ki belediyeler sosyal tesis yapılabilecek yerlere AVM yapılmasına müsaade ederek insanların izin günlerinde tabiri caizse sanki buralara mecbur bırakılacakları bir sistem oluşturmuşlardır. Bu da yetmemiş ve mahalle aralarına açılan cep marketlerle vatandaşın ekmeğini
dahi kredi kartıyla bu cep marketlerden alması sağlanılmıştır. Bugün gelinen durumsa oldukça vahimdir. Her üç kişiden birinin bankalara kredi borcu vardır. Vatandaş geleceğe karşı güvencini yitirmiş, tüketimlerini kısmak zorunda kalmış ve bu elzem durum karşısında da esnaf ve sanatkar iş yapamaz hale gelmiştir. Antalya'da yaklaşık 10 bin esnaf ustalık belgesi istenmediği için Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği yerine Ticaret ve Saniye Odası'na üye olmuştur" diye konuştu.
"GÜNÜ YA DA SEZONU KURTARMAK İÇİN GELELER EKONOMİYE ZARAR VERİYOR"
Antalya'ya günü veya sezonu kurtarmak için gelip çalışan ve sonra da giden kişilerin ekonomiyi tehlikeye soktuğunu söyleyen Abdullan Sevimçok, şöyle devam etti:
"Günü veya sezonu kurtarmak için Antalya'ya gelen kişiler ekonomiye ciddi kayıplar vermektedir. Küçük esnaf büyük alışveriş merkezlerinin dışında bu 'kirli esnaf' ya da tabiri caizse 'vur-kaç' taktiğiyle iş yapanlar nedeniyle de büyük zarar görmektedir. Bu kişiler dükkan açıp birkaç ay çalıştıktan sonra Antalya'dan kaçıp gitmektedirler. İşini düzgün yapan esnaf da bunlar yüzünden zarara uğramaktadır. Küçük esnafın zarar görmemesi için bu vur-kaç taktiğiyle iş yapanlara yasal bir düzenleme yapılması
gerekmektedir. Bunun da yolu ustalık belgesinden geçmektedir. Esnaf odasına kayıt olabilmek için ustalık belgesi aranırken, ticaret odasına kayıt için bu şart aranmamaktadır. İşyeri açabilmek için mutlaka ustalık belgesi aranması şartının getirilmesi gerekmektedir. Belediyelerin de bu belgeyi kurumun birinden isteyip, diğerinden istememesi, hem vur-kaç esnaflığının artmasına hem de olası bir çifte standardın uygulanmasına sebep olmaktadır. Bu yüzden esnaf odalarının üye sayısı da hızla düşmektedir. Bu
uygulama sayesinde bize gelmesi gereken üyeler bile ticaret odasına gitmekte ve böylelikle bir çaycının, kafeteryacının ve börekçinin dahi kaydının ticaret odasına yaptırılmasının yolu açılmaktadır. Antalya kontrolsüz bir şekilde büyüyen, yoğun bir şekilde göç alan ve turizmin de etkisiyle çok çarpık bir şekilde ticaret yapılan bir yer halini aldı. Emekli olarak Antalya'ya gelenlerin sayısında büyük bir artış yaşanmakta. 30-35 yıl ücretli bir işte çalışarak emekli olan ve emeklilik ikramiyesini cebine koyan
kişiler hemen bir iş yeri açmaya çalışmaktadır. Ticareti bilmeyerek ilk defa bu işin içerisine girenler, esnaflık ve ücretli çalışmanın aslında ne kadar da farklı ve zor olduğunu ellerine geçen emekli ikramiyelerini kaybederken çok daha iyi anlamaktadır."
"2012 YILINDA ESNAFA YÖNELİK ÇALIŞMALAR BÜTÜN HIZIYLA DEVAM EDECEK"
2012 yılında esnafa yönelik çalışmaların devam edeceğini ifade eden Sevimçok, "Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği olarak 2012 yılını da tıpkı 2011 yılında olduğu gibi yine eğitime ayırmaya karar verdik. Devletin, toplumun ve bireylerin mutluğu için en iyi çözüm yolu eğitimdir. Yaşama dair değerler ortaya koyabilmek ve iyi bir şeyler üretebilmek için eğitime ihtiyaç vardır. Esnaf Odalar Birliği olarak bizler 2012 yılında eğitim ve öğretime yoğun bir şekilde ağırlık vermek ve esnafımızın gerek
mesleki, gerekse de kişisel gelişimleri adına eğitimler almasını sağlamayı hedeflemekteyiz. 2012 yılı için bir başka önemli hedefimiz ise esnafı teknolojiyle buluşturmak olacaktır. Bu yüzden 2012 yılında esnafımızı yeni teknolojilerle tanıştırabilmek a e7a vahimdir. Her üç kişiden birinin bankalara kredi borcu varddına bol bol fuarlara katılacağız. Esnafın desteklenmeye ve inovasyona ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Sadece kendi sermayesiyle küresel sermayeye karşı mücadele edemeyeceğini de çok iyi biliyoruz.
Bu yüzden esnafımız adına Ar-Ge'ye ve teknolojik gelişmelere önem vermek durumundayız. 2012 yılında vatandaş yerli malına özendirilmelidir" şeklinde konuştu.
Antalya Esnaf ve Sanatkar Odalar Birliği'nin 75 bin civarında üyesi olduğunu söyleyen Sevimçok, "2012 yılında ilk iş desteğe fazlasıyla ihtiyaç duyan küçük işletmelerin, yani esnaf ve sanatkar camiamızın sıkıntılarını gidermek öncelikli olmalıdır. 2012 yılında esnafımızın yapması gereken tek şey, vatandaşa sıcak yüzünü göstermek olmalı. Vatandaş büyük alışveriş merkezlerinde bu sıcaklığı bulamamakta. Esnafımızın bu küresel sermaye karşısındaki en büyük avantajı da işte bu samimiyet ve güler yüz olacak.
2012 yılı içinse ben tüm oda başkanlarımdan birbirlerine omuz veren, Ahilik kültürü gelişmiş ve her şeyden önce esnaf ile ilgili meselelerde her şeyi bir tarafa bırakarak esnaf ve sanatkarın menfaatleri doğrultusunda var güçleriyle bir araya gelen ve birlik içerisinde olan başkanlar olmalarını istiyorum" dedi.
Oda olarak yaptıkları çalışmalar hakkında da bilgi veren Sevimçok, "Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği yönetimi olarak 1 Mayıs 2010 tarihinde yapılan olağan genel kurulda oda yöneticilerinin verdiği destekle göreve geldik ve 4 Mayıs 2010 tarihinde mazbatamızı alarak göreve başladık. Görev süremizin üzerinden yaklaşık 1.5 yıl geçti. Antalya'da 75 binin üzerinde üyesi ile istihdam yaratan, ekonomiye katkı sağlayan üyelerimiz, en iyi hizmeti hak ediyor. Esnaf ve sanatkarlık, alın terinin, el
becerisinin, sanatın ekonomiye yansıması. Toplumun birleştirici çimentosu olan esnaf ve sanatkara hizmet etme görevi bizlere verildi. Bu görevi en iyi şekilde yapabilmek, üyelerimizin bizlere duyduğu güvene layık olabilmek için çalışıyoruz. Göreve geldiğimizde Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği olarak bazı sorunlarımız vardı. AESOB olarak önemli bir borcumuz vardı ve bu borcu ödemek için yoğun bir çaba harcadık. Zamanımızın ve bütçemizin önemli bir bölümünü bu yönde harcadık. Ancak yine de geçen
1.5 yıl içerisinde önemli hizmetlere imza attığımızı söyleyebiliriz" diye konuştu.
"İLÇELERİMİZE MERKEZDEN SİCİL MEMURU GÖNDERME İŞİNDEN VAZGEÇEREK, OTOMASYON SİSTEMİNE GEÇTİK"
2011 yılındaki faaliyetlerini aktaran Sevimçok, "Şehrin her noktasında esnafla buluşarak, hedeflerimizi onlara anlattık. Esnafımızın sorunlarını yerinde tespit ederek, çözümü konusunda gerek belediyelerle, gerekse merkezi hükümete yazılar göndererek, bu sıkıntıları dile getirdik. Şehir merkezindeki esnafımızın sorunlarının çözümünün önemli bir bölümünün yerel yönetimlerden geçtiğinin bilinci ile üyelerimizle belediye başkanlarını buluşturduk. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ile Güllük
Caddesi'ne, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü ile Mehmet Akif Caddesi ve Sanayi Siteleri'nde, Muratpaşa Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen ile de Sinan Mahallesi'nde esnaf gezileri düzenleyerek, üyelerimizin sorunlarını yerinde tespit ettik. Her yıl ekim ayında yapılan Ahilik Kültür e7a vahimdir. Her üç kişiden birinin bankalara kredi borcu vard Haftası etkinlikleri bu yıl eylül ayına alındı. Bu yılki etkinlikleri şehrimize yakışır bir havada gerçekleştirdik. Türkiye'de Ahilik Kültür Haftası'nı en
görkemli kutlayan birlik biz olduk. Sobacılar Çarşısı, Antalya'da zanaatkarlığın merkezidir. Sobacılar Çarşısı'nın hareketlenmesine katkıda bulunmak, esnaf ve sanatkarın da bir meydanı olsun düşüncesi ile Büyükşehir Belediyesi'ne yaptığımız başvuru olumlu karşılandı ve buradaki alana Ahi Evran Meydanı ismi verildi. Yabancı misafirlerin güvenle alışveriş yapmasında fiyat etiketinin çok önemli olduğunu biliyoruz. Bu amaçla üyelerimizin fiyat etiketi kullanmasını özendirmek amacıyla çeşitli boyutlarda 90
binin üzerinde fiyat etiketi bastırarak dağıttık. Göreve geldiğimizde 3 yıldır denetim yapılmıyor, denetim ekibimiz yoktu. Yeniden denetim ekibini oluşturduk ve denetimlere başladık. 1,5 yıllık sürede şehir merkezi ve ilçelerde on binlerce işyeri denetlendi ve 12 bin 759 işyerine tutanak tutuldu. Hizmet kalitemizi artırmak amacıyla Genel Kalite Yönetim Sistemi ISO 9001, Müşteri Memnuniyeti Kalite Yönetim Sistemi ISO 10002 ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kalite Yönetim Sistemi OHSAS 18001'i alarak, hizmet
kalitemizi belgelemiş olduk. Esnaf ve sanatkarımızın şehir ticaretinden daha fazla pay alabilmesi düşüncesi, bizi AESOB İndirim Kartı Projesi'ne götürdü. 'Bir gün değil bir yıl indirim' parolası ile yola çıktığımız kartımızı çıkardık. Sicil servisimizde düzenlemeler yaparak gelen üyelerimiz yaklaşık 11 ile 7 dakika arasında işlemlerini yaptırabiliyor. İlçelerdeki esnaflarımızın işlemlerini daha hızlı ve sicil memurunu beklemeden yapması adına da ilçelerimize merkezden sicil memuru gönderme işinden
vazgeçerek, otomasyon sistemine geçtik. Bu yeni otomasyon sistemimiz sayesinde artık ilçelerdeki esnaf üyelerimiz ayda iki defa merkezden gelecek olan sicil memurunu beklemeden, mesai saatleri içerisinde ayın her günü ilçelerdeki meslek odalarımıza giderek sicil işlemlerini anında yaptırabilecekler" dedi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.