Erdoğan'ın 'Yerli Malı' Çıkışına İş Dünyasından Destek
Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Sadi Sürenkök, Türkiye'de üretilen bir malın, "3 kuruş daha ucuz" denilerek dışarıdan alınmasının doğru olmadığını, bunun önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, Başbakan Erdoğan'ın kamu ihalelerinde 'yerli malı'na öncelik verilmesi yönündeki açıklamalarını da yerinde bir adım olarak gördüklerini söyledi.
Hayata geçirilecek proje ve yapılacak yatırımlarla birlikte Adana'nın yer aldığı interlandın, İstanbul'dan sonra Türkiye'nin 'en büyük ikinci metropolü' olacağına inandıklarını ve bu yönde çalışma yaptıklarını anlatan Sürenkök, ancak bu noktada da merkezi hükümetin vereceği desteğin oldukça önemli olduğunun altını çizdi. Sadece kentin değil, Çukurova'nın Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay ile birlikte ele alınarak, gelişim ve kalkınmanın birlikte gerçekleşmesi gerektiğini vurgulayan Sürenkök, bu noktada da
bir dizi proje ve çalışmanın önemli günlerde ortaya konulacağını anlattı.
"YANLIŞ TEŞVİK POLİTİKASI ADANA'YA ZARAR VERDİ"
Merkezi hükümetin bugüne kadar Adana'dan esirgediğini savunduğu 'ilgi'nin, bundan sonraki süreçte daha fazla gösterilmesi yönünde bir beklenti içinde olduklarını dile getiren Sürenkök, "Adana bunu hak ediyor. Her ne kadar birileri çıkıp; 'öldük, bittik' deseler de gerçek hiçte öyle değil. Genel anlamda baktığımız zaman Adana, ekonomide Türkiye'nin 8. büyük kenti konumunda. İhracat, GSMH'ye katkı ve ekonomik büyüklük olarak bakıldığında da Adana 6 ile 8. sırada değişen bir konumu var. Tüm bunların yanında
bölgenin en güçlü iliyiz. Bu yüzden moralimizi çok fazla bozmuyoruz" dedi.
Bugüne kadar hükümetin uygulamış olduğu 'yanlış teşvik politikası'nın, en fazla zarar verdiği kentlerin başında Adana'nın geldiğini savunan Sürenkök, illere, bölge veya belirli bir ürüne yönelik teşvik verilmesini doğru bulmadıklarını, özellikle son teşvik yasasına göre ülkenin bölgelere ayrıldığını, bunun da uygulamada bir takım hata ve sorunları da beraberinde getirdiğini belirtti. Sürenkök, "Adana, son teşvik planlamasına göre ikinci bölgede yer alıyordu. Zor durumda olan Güneydoğu illeriyse dördünce
bölgedeydi. Örneğin; birinci derece teşvik bölgesindeki bir fabrikayı söküp, dördüncü derecedeki bölgeye götürdüğünüzde size sökme, götürme ve taşıma parası da veriyorlar. Bu son derece yanlış" diye konuştu.
"SANAYİCİNİN REKABET GÜCÜ YÜKSELTİLMELİ"
Adana'da işsizliğin çok ciddi boyutta olduğuna işaret eden Sadi Sürenkök, açıklamasını da şöyle sürdürdü: "Aslında fabrikaların kurulması gereken asıl yer Adana. Ama ne yazık ki, tam tersi bir durum söz konusu. Bu nedenle de 'yanlış teşvik politikaları'ndan bir an önce vazgeçilmeli. Türkiye hangi ürünlerde dışa bağımlıysa o ürüne teşvik verilerek, ülkede üretilmesinin önünün açılması gerektiğini savunan Sürenkök, Türkiye'de üreticinin, rekabet ettiği ülkelerdeki rakipleriyle aynı koşul ve ayrıcalıklara
sahip olması gerektiğini söyledi. Sürenkök, "Örneğin tekstilde Türkiye, Çin ve Pakistan ile rekabet ediyoruz. Oradaki enerji fiyatları neyse, burada da sanayicimize aynı fiyatla enerjiyi vermeliyiz. İstihdamın üzerindeki SSK ve vergi gibi yüklerin hafifletilmesi ve doğru bir teşvik politikası izlenmeli."
"ALINMASI GEREKEN KARARLARI ALSAYDIK FABRİKALAR KAPANMAZDI"
Tekstil sektörüyle ilgili olarak bakanlık nezdinde gerçekleştirilen uluslararası bir toplantıda yapılan oturumda bir Pakistanlı sanayicinin, "Eğer Türkiye'de doğru bir teşvik politikası uygulanır ve sanayicinin beklentilerine cevap verilirse Pakistan'da tekstil sektöründe en az 300 fabrika kapanır, en az 300 bin insan işsiz kalır" şeklindeki görüşünü dile getirdiğini anlatan Sürenkök, "Olaya Türkiye cephesinden bakarsak biz bugüne kadar söz konusu kararları almayarak bugüne kadar ülkemizde 300 fabrikayı
kapatmışız. 300 bin işçimizi de işsiz bırakmışız. Çin'e baktığımızda da en az bin fabrika ve bir milyon işçiye istihdam oluşturmuşuz. Bunlar çok ciddi rakamlar. Alınması gereken kararları bugüne kadar almayarak hata yapıyoruz. Ancak hiçbir şey için geç değil" ifadesini kullandı.
"BAŞBAKAN'IN 'YERLİ MALI' ÇIKIŞI SEVİNDİRİCİ BİR GELİŞME"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, kamu kurum ve kuruluşlarınca gerçekleştirilen ihalelerde 'yerli malı'na öncelik verilmesine yönelik açıklamalarının, son yıllarda dile getirmiş olduğu en önemli ve sevindirici gelişme olduğu yorumunda da bulunan Sürenkök, yerli üretimin desteklenmesi, bu yönde adım atılması gerektiğini vurguladı. Sürenkök, "Bugün aynı mal Türkiye'de de üretiliyor, ancak 3 kuruş ucuz diye dışarıdan satın alınıyor. Bunun önüne geçilmesi, yerli sanayicinin korunması lazım. Bugün Çin'e
baktığımızda kendi üreticisini koruyup, istihdamın üzerindeki yükleri azaltıp, enerjide sanayicide ayrıcalık yapıp dünyaya hakim oldu. Biz bunları gördük, sessiz çıkarmadık ve tekstil sektörü öldürdük. Pasif ve edilgen bir ekonomi politikası yerine daha aktif bir politika izlememiz lazım. Bu nedenle daha etkin olmamız lazım. 'Onlar yapsın, biz onlardan alalım' demekle olmaz. Biz, yapalım ve onlara da yine biz satalım. Eğer sanayiciyi ayağındaki prangalardan kurtarırsak dünyada bir numara olur. Türk
sanayicisi girişimci, üretken, çalışkan ve kafası çalışıyor. Çin'deki rakipleriyle aynı imkanı siz de onu verin, dünyada bir numara oluruz. Eğer kendi gücümüze varırsak, işte o zaman da ortada sorun diye bir şey kalmaz" dedi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.