Erdem Başçı: "Cari Açıkla İlgili Bir Riskin Yakın Zamanda Ön Plana Çıkabileceğini Tahmin Etmiyoruz"

Erdem Başçı: Cari Açıkla İlgili Bir Riskin Yakın Zamanda Ön Plana Çıkabileceğini Tahmin Etmiyoruz
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, yılsonuna kıyasla bakıldığında Türk Lirası'nda önemli bir değer kazancı gözlendiğini söyledi. Başçı, kredilerin bugünkü artışına bakıldığında cari açıkla ilgili bir riskin yakın zamanda ön plana çıkabileceğini tahmin et

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, yılsonuna kıyasla bakıldığında Türk Lirası'nda önemli bir değer kazancı gözlendiğini söyledi. Başçı, kredilerin bugünkü artışına bakıldığında cari açıkla ilgili bir riskin yakın zamanda ön plana çıkabileceğini tahmin etmediklerini vurguladı.

Erdem Başçı, Lütfi Kırdar Kongre Sarayı'nda yılın ilk enflasyon raporunu açıkladıktan sonra basın mensupları ve sektör temsilcilerinin sorularını yanıtladı. Başçı, "Döviz kurlarıyla ilgili bizim bir tahminimiz var. O tahmini çok şimdiye kadar paylaşmayı tercih etmedik. Ama otomatik fiyatlama mekanizmalarının çalışacağını varsaydığımızı söyleyebiliriz. Yüzde 10,5'e yakın bir enflasyon seviyesinden bir yıl içerisinde yüzde 5'e düşmek mümkün. Ama bu bir takım dışsal faktörlerin yardımıyla mümkün. Eğer biz

bunu para politikasıyla yapmaya kalkarsak, para politikasının kontrol ufku biraz daha uzun olduğu için bu arzu edilmeyen derecede sıkı bir para politikasına gereklilik duyabilir. O yüzden pek çok merkez bankasının yaptığı gibi dışsal şokların etkilerinin geçmesini beklemek daha doğru bir yaklaşım. O yüzden 2013 yılının ortalarında yüzde 5'e gelmesini öngörüyoruz. Gelişmekte olan ülkeler bu defa ayrışacak gibi bir yaklaşım var. En son katıldığım Davos'ta da bu tema ön plandaydı. Bu defa kriz seçici olarak

vuruyor. En zayıf ülkeyi vuruyor. Gelişmekte olan ülkelerde ise kamu maliyesi konusunda bir sorun yok. Türkiye'de mali disiplini iyi olan ülkelerden birisi. Ona ilave olarak bankacılık sektörleri de bu ülkelerde iyi. Birde ciddi bir kredi açlığı var bu ülkelerde. O yüzden Avrupa'nın kendi içerisinde seçici olarak etkilediğini gördüğümüz bu kriz gelişmekte olan ve gelişen ülkeleri de ülke bazında ayrıştırarak farklı sonuçlara yol açabilir. Öyle bir durumda toplam yatırım pastası içerisinde gelişmekte olan

ülkelerin payında bir artış gözlenebilir. Bu olabilecek bir senaryo. Böyle bir durumda döviz kurlarında da tekrar bir değerleme baskısı olabilir. 2012 yılında önceliği enflasyondaki düşüşe veriyoruz" diye konuştu.

Bir soru üzerine uluslararası gıda fiyatlarında enteresan gelişmeler olabileceği belirten Başçı, "Çin'de ve Hindistan'da verimlilik artar ve gıda üretiminde talep tarafından yaptıkları katkı kadar arz tarafında da yapmaya başlarlarsa o zaman çok farklı bir resimle karşı karşıya kalabiliriz. Şu ana kadar küresel gıda fiyatları çok kötü gitmedi son bir yıl çerçevesinde bakacak olursak" dedi.

Başçı, kredi gelişmelerindeki gidişatın şu anda hem dış denge, hem de iç denge açısından olumlu olduğunu ifade ederek, "Bizim ılımlı büyüme senaryosuyla uyumlu bir gelişme var" diye konuştu.

Başçı, yılsonuna kıyasla bakıldığında Türk Lirası'nda önemli bir değer kazancı gözlendiğini ifade ederek, "Bu ay olmazsa gelecek aydan itibaren kademeli bir şekilde onun faydasını enflasyon üzerinde göreceğiz" dedi.

Faiz oranlarıyla ilgili bir soru üzerine de Erdem Başcı, "Fonlamayı yüzde 5,75'den yapıyoruz, normal dönemlerde. Fakat bankalar arası piyasada fona ihtiyacı olan borçlanmaya ihtiyacı olan bankalar biraz daha yüksek bir faizle muhatap oluyorlar. Ne kadar yüksek bir faizle muhatap olacakları konusunda bir hedef vermiyoruz. Bankalar arası para piyasası ile ilgili bir hedef vermiyoruz. Burada geniş bir hareket alanı var. Bu çok düşük de olabilir Fonlamayı çok fazla arttırırsak yüzde 5,75'e kadar düşebilir.

Fonlamayı bir miktar azaltırsak yüzde 11're kadar çıkma şansı olabilir. Oradaki esneklikten memnunuz" şeklinde konuştu.

Başçı bir soru üzerine de şunları söyledi:

"Kriz seçici davranıyor ne demek? Onda çok fazla izaha ihtiyaç yok. Bugün için veya dün için Avrupa'daki ülkelere bakın Avrupa'daki ülkelerden hangisinin borçlanma maliyeti yükseldi? Hangisinin borçlanma maliyeti düştü? Hangi reformlar konusunda güven veriyor, ya da hangisi güven vermiyor bunları faiz oranlarından fark edebiliyorsunuz. Dolayısıyla piyasa şu anda mali tutum konusunda çok net bir şekilde ayrıştırabiliyor ülkeleri diyebiliriz. Tasarruf konusunda iki şeyin bir arada Türkiye'ye gelmesinden

bir fayda var, finansal istikrar açısından. Bunlardan birincisi Türk lirası tahmin piyasasının daha da gelişmesi lazım. Türk lirası tahmin piyasasının yalnızca özel sektör tarafından ihraç edilen tahminlerle zenginleşmesi bu piyasanın daha derin hal alması değil vadelerin uzaması çok önemli. Burada ilk adımı bankalar attı. Fiyat istikrarı belli bir noktaya gelir borçlanma faizler düşük seviyelerde kalır ve hazineden borçlanma ihtiyacı azalmaya devam eder. O zaman burada özel sektöre bir yer açılacak.

Bundan 5 yıl sonra proje kredilerini Türk lirası bazından alabilir hale gelirse uzun vadeli proje kredilerinin Türk lirası bazında almaya başlarsa ister doğruda borçlanarak olsun ister bankalar aracılığıyla borçlanarak olsun bu çok sağlıklı bir gelişme olacak. Şu ana kadar alınmış olan en büyük önlem nedir, tasarrufu arttırıcı diye bakıldığında, emeklilik yaşının tekrar 65'e çıkartılması Türkiye'de tasarrufları arttırıcı en önemli yapısal adımıdır. Elbette mutlaka arzu eden vardır. Faizler yüksek olsun

isteyende vardır düşük olsun isteyen de vardır. Borç veren tasarruf eden faiz yüksek olsun ister, borçlanan faiz düşük olsun ister. Diğer taraftan döviz kurtlarıyla ilgili ihracatçı döviz kurlarının yüksek olmasını ister. İthalatçı döviz kurlarının düşük olmasını ister. Bunların her birisi kendi içerisinde elbette Türkiye'de söz söyleme hürriyeti vardır. Fakat bizim açımızdan fiyat istikrarlı ve finansal istikrar dilinden konuşmak daha sağlıklıdır."

Türkiye'nin daha çok tasarruf eder hale gelmediği sürece cari açık vereceğini vurgulayan Erdem Başçı, "Cari açık Türkiye için normal. Çünkü yatırımların gayri safi yatırımların oranı daha yeni yüzde 22'ler seviyesine kadar yükseldi. Eğer Türkiye yatırım yapacaksa büyüme potansiyelini hayata geçirecekse, o zaman bu yatırımlar nerden finans edilecek? Yurtiçindeki tasarruflar buna yetmiyor, yüzde 22'ye yetmiyor. O zaman yurtdışındaki tasarrufları uygulayacaksınız" dedi. Türkiye'de kamuda tasarruf açığı

olmadığını belirten Başçı, "O yüzden özel kesim borçlanmaları cari açığı sürüklüyor Orada da önemli mesafe alındı" dedi.

"Kredilerin bugünkü artışına baktığımız zaman cari açıkla ilgili bir riskin biz yakın zamanda ön plana çıkabileceğini tahmin etmiyoruz, bu şekilde seyretmeye devam ederse" diyen Başçı, "Mevduat artışıyla daha uyumlu bir kredi artışı dış dengeyle ilgili pek çok soruyu bertaraf edecektir" ifadelerini kullandı.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.