Ekonomideki Büyüme Rakamları
Adana Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Gizer, yılın ikinci çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını Türkiye ekonomisindeki canlılığın ve hareketliliğinin kanıtı olarak değerlendirdiklerini belirterek, "Yılsonu için belirlenen yüzde 8'lik hedefe ulaşılacağına inanıyoruz" dedi.
Türkiye ekonomisinin yüzde 8.8 büyüme oranıyla dünyanın en hızlı ikinci, Avrupa'nın ise birinci ekonomisi olduğunu ortaya koyan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerini değerlendiren Gizer, dünyanın ekonomik durgunluğun içerisinde olduğu bir dönemde Türk ekonomisinin beklentilerin de üzerinde büyüyerek umut verdiğini vurguladı. Türkiye ekonomisinin bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 11.6 büyüdüğünü hatırlatan Gizer, açıklanan son rakamların ikinci çeyrekte hız kesmesine rağmen Türkiye'nin yüzde 8.8 ile
dünyada Çin'den sonra en hızlı büyümenin Türkiye'de olmasını göstermesi bakımından son derece önem taşıdığını dile getirdi. Gizer, "Verileri incelediğimizde ülkemizdeki ekonomik büyümenin ithalat ve tüketim kaynaklı olduğunu görüyoruz. Rakamlar her ne kadar iyimser ve umut verici olsa da önümüzdeki dönemlerde yapmamız gereken çalışmaların ana çerçevesini, büyümenin üretimle orantılı olarak geliştirilmesinin sağlanması oluşturmalıdır" dedi.
Yılın ikinci çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarının Türkiye ekonomisindeki canlılığın ve hareketliliğinin kanıtı olarak değerlendirdiklerini belirten Gizer, Türk ekonomisinin Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100. yılına denk gelen 2023 yılı için ortaya konulan hedefe doğru emin adımlarla ilerlediği yorumunu yaptı. Gizer, "İkinci çeyreğe ilişkin açıklanan rakamlar, büyümenin hız kesmiş gibi görünse de sürdüğünü açıkça ortaya koyuyor. Bu rakamlar, önümüzdeki üçüncü ve dördüncü çeyrekte daha düşük oranda
bir büyüme ortaya koysa da ATO olarak en az yüzde 8 olarak beklediğimiz yılsonu büyüme beklentimizin de gerçekleşeceğini ortaya koymaktadır. Şu anda ithalata ve tüketime dayalı büyüme desenimizin önümüzdeki süreçte üretime yönelmesiyse en büyük dileğimiz" diye konuştu.
Dünyanın gelişmiş ülkeleri adeta küçülürken, Türkiye'de böylesine olumlu bir ekonomik süreç yaşanmasında Türk özel sektörünün son derece dinamik bir yapıda olmasının da etkili olduğunu vurgulayan Gizer, Türk özel sektörünün global ekonomik krizin etkilerini derin bir şekilde yaşamasına rağmen krizi fırsata çevirmeyi de başardığını söyledi. Gizer, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye'nin son dönemlerdeki büyümesi, enflasyonu ve bütçe açıkları son derece sağlam ve geleceğe dair pozitif düşünceler taşımamıza vesile olmaktadır. Bu konuda yaşanılan tek olumsuzluk ise cari açık alanında görülmektedir. Cari açık konusundaki sıkıntıların da kurdaki yükselişlerle yavaşlaması söz konusudur. Nitekim, Haziran 2011'de 7, 6 milyar dolar olan cari açığın temmuz ayında 5.3 milyar dolara gerilemiş olması da bunun göstergesidir. Cari açığın iktidarın uyguladığı kararlı politikalar ve Merkez
Bankası'nın aldığı önlemler ile önümüzdeki dönemde daha da gerileyeceğine inanıyoruz."
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.