Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan İhracat Rakamlarını Açıkladı
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Suriye yönetiminin almış olduğu kararların hatalı kararlar olduğunu belirterek, "Kendi ekonomik krizlerini kendileri ortaya çıkardılar, transit geçişlerden bile hiçbir masraf olmaksızın büyük para kazanıyorlardı" dedi.
Çağlayan, Ankara Rixos Hotel'de düzenlenen '2011 İhracat Değerlendirme' toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, "Cari açıkla mücadele anlamında yeni teşvik sistemi gelecek, 6 sektörde 50 milyon liranın üzerinde yatırım yapacaklara yüzde 90'a varan kurumlar vergisi indirimi geleceği doğru mudur? Merkez Bankası'nın piyasaya doğrudan satış yoluyla müdahalelerini görüyoruz, yılın son gününde 3 milyar dolara yakın bir müdahale söz konusuydu. Doğrudan müdanelerle 2012'de Merkez
Bankası dövizin ateşini söndürebilecek mi? Kur seviyeleri ile ilgili değerlendirmeniz ne olacaktır" sorusuna, Çağlayan, "Yüksek kur, ihracatçının direkt talep ettiği bir şey değildir. İhracatçımız bunu defalarca ifade ettiler. İhracatçı öngörülebilir ve kendisini maliyetlerden arkada bırakmayacak olan rekabetçi bir kur ister. Yüksek kurun ihracatı arttırdığı bugüne kadar görülmemiştir. Özellikle şunu ifade etmek istiyorum ki, gerek İhracatçılar Meclisi'nin kurla ilgili belirttikleri gerek benim dile getirmiş
olduğum konular bilhassa cari açık ve ithalat açısından söz konusu olmuştur. Merkez Bankası görevini yapıyor, Merkez Bankası'nın görevi regülasyondur. Önündeki döviz miktarına göre hükümetimiz tarafından konulmuş olan serbest dalgalı kur rejimini nezdinde kura gerek gördüğü yerlerde müdahaleyi yapacaktır. Şunu ifade etmek isterim ki dışarıdan dış konjektürel gelişmelerden dolayı ortaya çıkan gelişmelerde döviz fiyatlarında etkili oluyor. Türkiye eski durumunda olmadığı için, Türkiye'nin bugünkü şartlarında
çok spekülatif hareketlerin olmadığının altını bilhassa çizmek istiyorum" diye cevap verdi. Çağlayan, "Teşvik konusuna gelince, kim nerede ne yazıyorsa hiçbirine inanmayın, çünkü biz üzerinde çok ciddi bir şekilde çalışıyoruz. Bu akşam, Ekonomi Koordinasyon Kurulu'na soracağız, aslında bu akşamki sunumdan evvel Ekonomi Koordinasyon Kurulu'yla ilgili Bakanlarımızla bir araya geldik. Bundan bir buçuk ay önce, kendilerine yapmış oldukları çalışmaları ifade ettik. Biz yaklaşık 4-5 aydır sırf teşvik üzerinde,
ama bir buçuk yıldır Teşvik Yasası'nın asıl temelini oluşturan tez üzerinde çalışma yapıyorduk. 6 sektörü inceledik ancak 6 sektörün hepsi dış ticaret açığı veren sektörler değil, bunlar içerisinde dış ticaret açığı veren sektörlerimiz de var. Bu 6 sektör 2010'da toplam enerji dışında kalan 147 milyar dolarlık mal ithalatımızın 103 milyar dolarını yapan sektörlerdir" diye konuştu.
"ÇİN'İN PAZARINDA YER ALMAK İÇİN TİCARET MÜŞAVİRİ SAYIMIZI ARTIRDIK"
Çağlayan, Çin'in büyümeyi desteklemek için ithalatını artıracağı iddialarına ve Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin toplam ihracatı içinde azalmasına ilişkin, "AB'deki şu andaki ihracatımız azalması tamamıyla talep daralmasının ortaya çıkarmış olduğu bir gelişmedir. 135 milyar dolara belki bugün sizleri deklare edebilirdik, ama çok mühim değil tekrar söylüyorum, 134.6'yı gören 135'i de görür evelallah. Biz bunu 134 olarak görüyoruz zaten. İlk 10 ayda yapılan ihracat son aylarda düşmüştür, diğer ülkeler için
de bu geçerlidir. AB'nin ihracatımızdaki payının yüzde 46.6'ya düşmesi aslında bizim için önemli bir gelişmedir. Türk ihracatçısının pazar genişletmesinin en büyük örneğidir. AB'de ihracatın miktarı talep daralmasıyla azalıyor" şeklinde konuştu. Çin'in kısa bir süre içinde Dünya'nın en büyük ithalatçısı olacağına dikkat çeken Çağlayan, "ABD'yi geçecek bir yapıya sahip, Dünya'nın en büyük ihracatçısı şu anda. Biz, Çin'e ihracat artışında da bir rekor kırdık. Artık tabularla fallarla ihracat yapıp, pazarlar
belirlemiyoruz. Bugün Çin 1 buçuk trilyona yakın ihracat yaparken 1.3 trilyona yakın ithalat yapıyor, almadan vermek Allah'a mahsus. Çin'in bu genişleyen pazarında biz de ciddi bir şekilde yer almak için önce Ticaret Müşaviri sayımızı artırdık, şu anda 205 toplam Ticaret Müşaviri Ateşemiz var. 45'i içinde Maliye Bakanlığı'ndan bir iki gün içinde iznimiz gelecek ve 250'ye çıkacak. Cumhuriyet tarihinde ilk defa Ekonomi Bakanlığı'nın Dış Ticaret Müşaviri ve Ateşeleri. Çin'de hedef öncelikli sektörlerimizi
belirledik" diye konuştu.
"SURİYE'DEKİ İŞ ADAMLARI ŞU ANDAKİ GİDİŞATTAN SON DERECE RAHATSIZ"
Çağlayan, "Suriye'ye ihracatımızda yüzde 14'lük bir düşüş oldu' demiştiniz, acaba bu düşüşün temel nedeni son dönemde yaşanan iki ülke arasındaki gerginlik mi yoksa başka bir nedeni var mı?, Biz Türkiye olarak, Suriye'nin Serbest Ticaret Anlaşması'nı tek taraflı olarak fesh etmesinden sonra Suriye'yi gözden çıkardık mı?" sorusuna, "Suriye konusu tabii bizim siyasi kararımızdır. Suriye Türkiye'nin 920 kilometreden fazla sınırı olan bir ülkedir. Bu konuda halkın isteklerine cevap vermeyen bir yönetim,
Türkiye-Suriye ilişkilerini ciddi manada gerdi. Bundan dolayı, Türkiye ihracatta bir değer kaybı yaşamıştır. Asıl kaybeden Suriye olmuştur, biz de Suriye'nin tek taraflı olduğu tüm kararlarda son derece sabırlı davrandık. Alacağımız kararları bilhassa Suriye vatandaşlarına, iş adamlarına, iş mensuplarına zarar vermemesi için kılı kırk yardık. Şu anda gelmiş olduğumuz seviye, Suriye ihracatımızı yıllık bazda yüzde 14'lük bir değer kaybıdır. Aylık bazda bakarsanız, Aralık ayında yüzde 65'ler seviyesinde bir düşüş
yaşadık. Bugün Suriye Serbest Ticaret Anlaşması'nı iptal ederek, normal vergilere döndüğü gibi bizim ürünlere de ekstra yüzde 30 bir gümrük vergisi koydu. Bunun kayg6 sektörün hepsi dış ticaret açığı verebedeni Suriye'dir, bunun kaybedeni Suriye'li sanayiciler, tüccarlar ve bunları tüketen tüketicilerdir. Türkiye'den giden ürünler, Suriye'nin hammadde veya ara mal olarak kullanmış olduğu ürünlerdir. Suriye halkının Suriye'de üretemediği ve Türkiye'de son derece kaliteli üretilmiş olan ürünleri kullanan
tüketicilerdir. Bunların üzerine ilave vergiler getirerek maalesef kendi ayaklarına sıktılar ve şu anda bu ürünleri Suriye halkı daha pahalıya kullanmak zorunda kalıyor. Suriye gibi ekonomisi petrole dayalı olan ve petrolü şu anda AB tarafından ambargolu olan Suriye'nin ekonomik kaynakları son derece zayıflamıştır. Ülkede para ve kredi bulmak adeta büyük bir sorun haline gelmiştir, böyle bir ortamda ürünleri tekrar pahalılaştırmak paranın olmadığı ortamda ikinci bir darbe olmuştur. Serbest Ticaret
Anlaşması'nı biz de aynı şekilde askıya aldık. Biz de Bakanlar Kurulu kararıyla bunu çıkarttık ancak ben o kararnameyi Başbakanlığımıza sevk etmeden evvel 4 gün masamda tuttum yine de sabırla bekledim. Ancak, biz de böyle bir karar almak zorundaydık. Diğer taraftan transit geçişler devam ediyor,nakliye konusunda bir sıkıntı yok. Zaman zaman can güvenliği konusunda Dış İşleri Bakanlığımızın uyarıları var, Suriye güzergahı bizim 11 ülkeye transit geçiş yapmış olduğumuz ülkeydi. Bu 11 ülkeye yapmış
olduğumuz toplam ihracatın sadece yüzde 13'ünü biz karayolu ile yapıyorduk" diye cevap verdi.
Suriye yönetiminin almış olduğu kararların, hatalı kararlar olduğunu vurgulayan Çağlayan, "Kendi ekonomik krizlerini kendileri ortaya çıkardılar, transit geçişlerden bile hiçbir masraf olmaksızın büyük para kazanıyorlardı" dedi. Çağlayan, "Temennimiz Suriye halkının, Suriye'li iş adamlarının hak etmiş olduğu yaşam seviyesine bir an önce kavuşmasıdır. Suriye'deki iş adamları şu andaki gidişattan son derece rahatsızdır. Birebir yaptığım görüşmelerde ifade ediyorlar, kredi, para bulamadıklarını, her geçen
gün ekonominin ciddi bir biçimde dar boğaza geçtiğini ve fiyatların aşırı pahalılandığını her fırsatta ifade ediyorlar" diye konuştu.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.