Dünyada İsraf Edilen Gıdanın Bedeli 23 Milyar Euro
UÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Utku Çopur, dünyada her yıl yenmeden çöpe giden gıda miktarının 23 milyar euro değerinde olduğunu belirterek, "Bu para ile dünyadaki tüm aç insanlar doyar" dedi.
Uludağ Üniversitesi'nde düzenlenen "Krizden İstikrara Gıda Fiyatları" konulu panelde konuşmacılar, dünyada hızla artan nüfus ve küresel ısınma karşısında gıda üretiminin de artması gerektiğini, aksi takdirde insanlığı bugünkünden daha büyük sıkıntıların beklediğini vurguladı. Dünya Gıda Günü dolayısıyla Uludağ Üniversitesi Rektörlük A Salonu'nda, UÜ Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar'ın yönettiği paneli, Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek'in yanı sıra gıda sektörü temsilcileri, öğretim
üyeleri ve öğrenciler izledi.
UÜ Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Çıbık, bugün dünya nüfusunun yüzde 13'ünün açlıkla karşı karşıya bulunduğunu, 2050 yılında 9 milyar olması beklenen dünya nüfusunun açlık sorunu olmaması için gıda üretiminin yüzde 110 oranında artırılması gerektiğini söyledi. Çıkık, Uluslararası Gıda Politikaları Araştırma Enstitüsü'nün verilerine göre, küresel ısınma sebebiyle ortaya çıkacak kuraklığın 2025 yılında gıda üretiminde 350 milyon ton azalmaya yol açacağını, bunun da dünyada bir yılda
üretilen pirinç miktarına eşit bir rakam olduğunu ifade etti.
UÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Utku Çopur ise aslında dünyada herkese yetecek kadar gıda üretildiğini ancak kaynakların haksız paylaşımı nedeniyle açlık sorunu yaşandığını söyledi. İnsanların yaptıkları israfa da dikkat çeken Prof. Dr. Çopur, her yıl yenmeden çöpe giden gıda miktarının 18 milyon olduğunu kaydetti. Çopur, israf edilen gıdanın maddi değerinin 23 milyar euro olduğunu ifade ederek, bu parayla tüm açlık sıkıntısı çeken insanların doyurulabileceğini kaydetti. Çopur, "Hükümetler
ile uluslararası kuruluşlar bu haksız paylaşım sorununu çözmelidir" diye konuştu.
SÜTAŞ Tedarik Zinciri Başkan Yardımcısı Emre Üçöz de 2050 yılı ve sonrasında Türkiye'de çok ciddi iklim değişiklikleri beklediğine işaret ederek bir an önce bu değişikliklere paralel kısa ve uzun vadeli önlemler alınmasının şart olduğunu bildirdi. Üçöz, "Karadeniz'in kuzeyindeki ülkelerin tarımsal üretimi artıyor çünkü iklimleri bizimkine benzemeye başladı. Bizim iklimimiz ise Kuzey Afrika ülkelerinin iklimine doğru kayıyor. Bu değişiklikleri ciddiye alarak tüm kaynaklarımızı sürdürülebilir şekilde
kullanmalı, değişikliklerden hangi ürünün nasıl etkileneceğini hesaplamalı, ürünleri ona göre geliştirmeliyiz. Aksi takdirde üretim artışı için yapılan yatırımlar, bir dönem sonra işe yaramaz hale gelebilir" dedi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.