Büyükekşi: “2023 Hedefi Bir Nakarat Değil”

Büyükekşi: “2023 Hedefi Bir Nakarat Değil”
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye’nin 500 milyar dolarlık ihracat hedefini değerlendirerek, “Karşımızda Kore örneği var. 500 milyar bir slogan değil, nakarat da değil. Ancak gereken çalışmaları yapmazsak, altı boş olursa

- Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye’nin 500 milyar dolarlık ihracat hedefini değerlendirerek, “Karşımızda Kore örneği var. 500 milyar bir slogan değil, nakarat da değil. Ancak gereken çalışmaları yapmazsak, altı boş olursa hiçbir şey olmaz” dedi.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası’nda ekim ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi. Dünya ekonomisindeki yüksek risk ortamının devam ettiğini belirten Büyükekşi, “Buna rağmen Türkiye iç ve dış istikrarını korumaya çalışıyor. Türkiye ekonomide büyümeye, ihracattaki ve istihdamdaki artışı sürdürmeye gayret ediyor. Sene başını çok iyi hatırlıyoruz. AB pazarındaki daralmanın ihracatımızı olumsuz etkileyeceği yorumları yapılıyordu. Evet, AB pazarı daraldı. Ama bizim genel ihracatımız bundan az etkilendi çünkü Türkiye’nin ihracatçıları çok dinamik ve esnek bir yapıya sahipler. Artık ihracatçılarımız, bir pazarda yaşanan sıkıntıları alternatif pazarlarda hızlı bir şekilde telafi edebiliyorlar” dedi.

“AB’deki krize ve komşu ülkelerdeki siyasi istikrarsızlıklara rağmen, ihracattaki çıkışı koruduk. Yılın ilk 10 ayında ihracatımız yüzde 12 artış gösterdi” diyen Büyükekşi, “150 milyar dolar hedefimize doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Bundan sonraki süreçte de ihracatın artan performansı sayesinde Türkiye ekonomisinin daha hızlı büyüyeceğine inanıyoruz. İhracatın yılın ikinci yarısında da güçlü bir performans gösterdiğini görüyoruz. Dolayısıyla, Türkiye’nin büyüme hedeflerini ihracat sayesinde aşacağına inanıyoruz. İhracata dayalı büyüme modeli bugün Türkiye ekonomisinin en önemli dinamiği haline geldi. İhracat artışı ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki giderek daha kuvvetli hale gelmektedir” diye konuştu.

Hükümetin yeni açıkladığı 2013 -2015 dönemini kapsayan yeni orta vadeli programda da ihracata dayalı büyüme modelinin korunduğunu gördüklerini anlatan Büyükekşi, “Son açıklanan orta vadeli programa göre Türkiye’nin bu yılki büyüme hızının yüzde 3,2 olması öngörülürken, 2013 yılı büyüme beklentisi yüzde 4, 2014 ve 2015 beklentisi ise yüzde 5 olarak ortaya konuldu” ifadelerini kullandı.

“YENİ HEDEFLER İHTİYATLI”

Türkiye’nin bu yılki ihracat hedefi 149,5 milyar dolar, 2013 yılı ihracat hedefi ise 158 milyar dolar olarak revize edildiğini vurgulayan Büyükekşi, “Tüm bu rakamları değerlendirdiğimizde önümüzdeki döneme ihtiyatlı bir bakış açısıyla yaklaşıldığını görüyoruz. Programda üretim ve ihracata daha kuvvetli vurgu yapılması ve hedeflerin yeni modele göre tasarlanması yeni modelin başarısı açısından daha yararlı olabilirdi diye düşünüyoruz. Yapılan revizyonların ve temkinli duruşun arkasında elbette ki dünya ekonomisindeki yavaşlama var. Bunu kabul ediyoruz. Bu risklerin biz de farkındayız. Ancak bu zorlu ortamda ayakta kalmayı başaran ihracatçılarımıza verdiğimiz desteğin arttırılması ile bu zorlu dönemden yüksek ihracat artışı ile çıkmak bize göre mümkündür. İhracatın, ekonominin büyümesine verdiği katkıyı daha da artırabiliriz” diye açıkladı.

Alternatif pazarlardaki başarının sürmesi için ihracatçılara verilen desteğin artarak devam etmesini beklediklerini vurgulayan Büyükekşi, “Türkiye ihracat sayesinde daha dengeli ve daha hızlı bir şekilde büyüyebilir. Bunu sağlayabilmek için; ihracatı, yatırımı ve üretimi Türkiye’nin dört bir yanına yaymalıyız, ihracatı daha fazla desteklemeliyiz. Dolayısıyla Türkiye’nin daha yüksek büyüme oranları hedeflemesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.

“YENİ TEŞVİKLER İHRACATIN ARTMASINA KATKI YAPACAK”

Türkiye’nin daha yüksek ihracat artışına odaklanması gerektiğini düşündüklerini ifade eden Büyükekşi, “Bunun da ihracata dayalı büyüme modelini benimsemekle kolaylaşacağını düşünüyoruz. Bütünlüklü bir sanayi ve ihracat bazlı ekonomi programını ile ülkemizi 2023 hedeflerimize daha kolay ulaştıracağımıza inanıyoruz. Yeni açıklanan teşvik kararnamesinin Türkiye’nin büyümesine ve ihracatını arttırmasına büyük katkı sağlayacağını inanıyoruz. Yeni teşvik sistemi sayesinde tüm Türkiye'de yeni bir yatırım seferberliği başladı. Emek yoğun sektörlerden yüksek teknoloji sektörlerine, büyük yatırımlardan stratejik yatırımlara kadar çok farklı teşvikler devreye girdi. Bu teşvikler son derece olumlu sonuçlar üretmeye başladı” şeklinde konuştu.

“NOT ARTIŞINI HAK ETTİK”

Türkiye’nin muhtemel bir not artışının arifesinde olduğunu söyleyen Büyükekşi, “Bunun etkilerini finansal piyasalarda net bir şekilde görüyoruz. Borsa endeksleri hızla çıkıyor, tahvil faizleri iniyor. Not artırımını hak ettik. Biz Türkiye’yi uzun vadeli yatırım yapılabilir ülkeler seviyesine çekecek not artırımını artık hak ettiğine inanıyoruz. Not artırımının sadece mali piyasalara yansımasıyla yetinmemeli, bundan sonraki sürece bakmalıyız. Ayrıca daha önce de belirttiğimiz gibi, muhtemel bir not artırışının döviz kurlarını olumsuz yönde etkilemesini bekliyoruz. Bu konuda da tedbir alınması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

BÜYÜKEKŞİ’DEN KORE ÖRNEĞİ

Konuşmaların ardından Büyükekşi, işadamlarının sorularını cevapladı. “Türkiye’nin 2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracat, 700 milyar dolar ithalat hedefi var. Dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi hedefi de var. 10 yılımız kaldı. Bu hedefi gerçekleştirme şansımız yüzde kaç?” sorusuna cevap veren Büyükekşi, Kore’nin ihracattaki başarı örneğini göstererek, “Kore’nin 12 yıl önceki ihracatı 130 milyar dolardı. 2011 yılı ihracatı 554 milyar dolardır. Örnek bir başarı hikayesi var. Bu olabileceğinin en güzel göstergesi. Ama Kore’de GSYH’nın yüzde 45’i ihracattan kaynaklanıyor. Kaldı ki, bizim yaptığımız 2023 stratejisinde 500 milyar dolar ihracat, 625 milyar dolar ithalat hedefi var. İhracatın, ithalatı karşılama oranı yüzde 80. GSYH’nın yüzde 25’i çünkü 2 triyon dolarlık GSYH planlanıyor. Dünyadaki en büyük ekonomiler arasına girmek sadece ihracatla olmaz, toplam büyüklükle olur. Bir ülkenin hiç ihracatı olmasa da ülke büyüklüğüyle ölçülebilir. Direkt ihracatla bağlantı kurulmaz. Onu ayırt etmemiz gerekiyor” dedi.

“500 MİLYAR BİR SLOGAN VE NAKARAT DEĞİL”

Türkiye’nin 500 milyar dolar şansını değerlendiren Büyükekşi, “Burada Kore örneği var. Türkiye’de yaptığımız stratejiler, bu çalışmaları bunun için yaptık. 500 milyar bir slogan değil, nakarat da değil. Burada gereken çalışmaları yapmazsak ve gereken önlemleri almazsak, 500 milyar doları söyleriz. Altı boş olursa hiçbir şey olmaz” diye konuştu.

İhracatın hedefi ile ilgili iki yıllık bir çalışma programı oluşturduklarını ve 100’den fazla toplantıda binden fazla katılımcı ile buluştuklarını hatırlatan Büyükekşi, her sektör için ayrı ayrı bağımsız çalışmalar yaptıklarını vurguladı. Özellikle bir senaryo üzerine çalıştıklarını söyleyen Büyükekşi, “Türkiye’de yapılan çalışmalar genellikle bir senaryo üzerine yapılmaz. Türkiye’de ilk defa bir sivil toplum örgütü böyle bir çalışma yaptı. Bu çalışmayı yaptıktan sonra hedeflerin hepsini gerçekleştirdi. Hedef şuydu; Bunu ekonomi koordinasyon kurulu gündemine getirmek. 7 saat sunum yaptık. Daha sonra Başbakan Erdoğan’ın gündemine getirdik. Hükümet programına koydu. Daha sonra muhalefet partilerin gündemine getirdik. CHP Genel Başkanına sunum yaptık. MHP Genel Başkan Yardımcısına sunum yaptık. Daha sonraki hedefimiz, bunun sadece hükümet politikası olarak değil, devlet projesi olmasıydı. Devlet projesi olabilmesi için de Yüksek Planlama Kurulu’nun imzası gerekiyordu. 8 bakan ve Başbakan imzaladı. Haziran ayında YPK kararı olarak resmi gazetede yayınlandı. Yani devlet projesi oldu. Bunun örneği de şu: 2001 yılında Türkiye’de kriz oldu. Ve Kemal Derviş Ekonominin başına geçti. Yatırım ortamında iyileştirme koordinasyon kurulu oluşturuldu. Devlet politikası olarak yapıldığı ve resmi gazetede yayınlandığı için hükümet değişti şu anda 3 hükümet kuruldu. Yatırım Ortamı İyileştirme Toplantılar ilgili bakan nezdinde devam ediyor. Bizim de bu yaptığımız çalışma ekonomi bakanı nezdinde, ilgili bütün bakanlıkların müsteşarlıkları ile birlikte TİM’in içinde olduğu bir ortamda her yıl kontrol edilecek. Biz de bunun sevincini yaşıyoruz” diye konuştu.

“TÜRKİYE HEDEFE OLUŞACAK DONANIMA SAHİP”

Her sektör için ayrı ihracat hedefi belirlediklerini açıklayan Büyükekşi, “Örneğin tekstil sektörün 20 milyar dolar. Otomotivin 75 milyar dolar. Makinenin 100 milyar dolar. Bunların toplamını tek tek yaptığımızda 545 milyar dolar eder. Eğer gerekenler yapılırsa, 350 sayfalık bir ansiklopedi gibi bir çalışma olacak. Her sektör için değerlendirirsek, 6 bin sayfalık bir çalışma var. Arkasında büyük bir emek var. Biz gönülden inanıyoruz. Ama yıllık yüzde 12 ortalama, Türkiye’nin ihracatını artırması gerekiyor. Dünya ticaretinden binde 8 pay alıyor. Bunu yüzde 1,5’e çıkarması lazım. 34,2 trilyon dolar 2023 yılında dünyanın dış ticaret hacmine ulaşmasını bekliyoruz. Yaptığımız senaryo bu. Bunlar gerçekleşirse, onun da büyümesi büyük bir ihtimal. Türkiye’nin top yekun büyümeyi gerçekleştirmesi biz ihracatçılar olarak sürdürülebilir büyümenin ihracat olabileceğini savunuyoruz. Bu bir gerçek. Bunu gerçekleştiren ülkeler bu şekilde yapmıştır. Türkiye bunu yapacak donanıma sahip. Son 7 yılda bunu gerçekleştirdik. Türkiye binde 5 dünya ticaretinden pay alıyordu, bunu binde 85’e çıkardı. Hedefimize doğru adımlarla ilerliyoruz” dedi.

BÜYÜKEKŞİ: “2023 HEDEFİ BİR NAKARAT DEĞİL”

BÜYÜKEKŞİ: “2023 HEDEFİ BİR NAKARAT DEĞİL”

BÜYÜKEKŞİ: “2023 HEDEFİ BİR NAKARAT DEĞİL”

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.