Başbakan Yardımcısı Babacan, Aso Meclis Toplantısına Katıldı

Başbakan Yardımcısı Babacan, Aso Meclis Toplantısına Katıldı
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Avrupa liderlerinin yapacağı toplantıya değinerek, "Problem yaşayan ülkeler öncelikle kendi evlerini derleyip, toplayacaklar. Her ülke önce kendi evinin temizliğini yapacak ki bu birliktelik, avro devam edebilsin" dedi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Avrupa liderlerinin yapacağı toplantıya değinerek, "Problem yaşayan ülkeler öncelikle kendi evlerini derleyip, toplayacaklar. Her ülke önce kendi evinin temizliğini yapacak ki bu birliktelik, avro devam edebilsin" dedi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Ankara Sanayi Odası'nın (ASO) Ekim ayı meclis toplantısına katıldı. Konuşmasına Hakkari'deki terör saldırısında şehit olan askerlere ve Van'daki depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet ve yaralılara şifa dileyerek başlayan Babacan, dünya ekonomisinin riskli bir görünüm arz ettiğini söyleyerek, 2008'de başlayan ekonomik krize karşı köklü tedbirlerin alınmadığına dikkat çekti. ABD, Avrupa ve Japonya'nın kamu borç stokunda ciddi artışların yaşandığını hatırlatan

Babacan, devletlerin borç stokunu önemsemediğine dikkat çekti. Babacan, "G7 üyesi ülkelerin artık piyasa borçlanmasında zorluk çektiğini görüyoruz. Piyasa borçlanmasında zorluk çeken ülkelerin Merkez Bankaları devreye giriyor, karşılıksız para basıyorlar ve hükümetlerin, o ülke Hazinelerinin borçlanmaları bu şekilde karşılıksız para basılarak sağlanıyor" ifadelerini kullandı.

Babacan, Avrupa'da bütçe açığı düşük olan ülkelerin, yüksek olan ülkeleri sübvanse ettiği bir dönemin ortaya çıktığını kaydederek, "Siyasal açıdan bunun sürdürülebilirliği çok zor. Alman hükümeti çok ciddi şekilde zorluk çekmeye başladı" şeklinde konuştu.

Almanya'da risklerin yükseldiğini kaydeden Babacan, "Örneğin Almanya...Bu kadar çok borcun altına imza at, kefil ol. Zaten kendi borcu var. Bir başka ülkenin, borçlarını yüklendiğinde bakıyorsunuz, Almanya da desteğe ihtiyaç duyuyor. Burada her ülkenin kendisinin tedbir alması gerekiyor. Problem yaşayan ülkeler öncelikle kendi evlerini derleyip, toplayacaklar. Her ülke önce kendi evinin temizliğini yapacak ki bu birliktelik, avro devam edebilsin" dedi.

Pazar günü Avrupa liderlerinin bir araya geldiğini ve bugün yine bir araya geleceklerini hatırlatan Babacan, "Bugün izleyeceğiz. Fakat bugün toplantıdan da çok yüksek bir beklenti, köklü bir çözüm söz konusu değil. 17 Avro bölgesi ülkenin, her ülkenin kendi bakış açısı var. 17 ülke haricinde 10 ülke daha var, onların farklı bakış açıları var. Özellikle burada maddi çıkarlar ve ülkelerin kredibilitesi söz konusu olduğunda, maalesef Avrupa Birliği'ni oluşturan ruhun, dayanışma birlik ruhunun çok da geçerli

olmadığını görüyoruz" dedi.

"OLASI BİR DEPREMİN MERKEZİ AVRUPA OLACAK GİBİ GÖRÜNÜYOR"

Babacan, dünyadaki ekonomik zorluğun ortasında Avrupa'nın olduğuna dikkat çekerek, "Olası bir depremin merkezi Avrupa olacak gibi görünüyor. Dolayısıyla bizim her G20 toplantısında yaptığımız çağrı gibi, Avrupa Bakanları toplantılarında yaptığım çağrı gibi mutlaka ve mutlaka ülkelerin bütçelerini derleyip toparlamaları gerekiyor. Bu imkansız bir şey değil. Birilerinin bu bedeli ödemesi gerekiyor. Aksi halde topyekun bir kötüye gidiş ihtimali Avrupa için söz konusu olabilir. Avrupa tek başına dünya

ekonomisinin üçte biri. Dolayısıyla Avrupa'daki bir kötüye gidiş tüm dünyayı peşinden sürükleyebilir" dedi.

Türkiye'nin bu olumsuz tablo içinde kendini ayrıştırdığını belirten Babacan, Türkiye'nin 2010 yılında yüzde 9 ve 2011'in ilk yarısında yüzde 10,2 büyüdüğünü hatırlattı. Babacan, büyüme rakamlarının başarılmasında güven endekslerine dikkat çekerek, "Halkımız geleceğe güveniyor. Halkımız Türkiye'ye güveniyor" dedi.

Tüketici kredilerinin 43 milyar TL arttığına değinen Babacan, bugüne kadar artışın 40 milyar TL'yi geçtiğini belirtti. Babacan, "Türk halkı kazandığından öte, 40 milyar daha harcamış" şeklinde konuştu.

Babacan, Türkiye'nin kamu ve özel toplam tasarruf oranına dikkat çekerek, tarihin en düşük oranı olduğunu ifade etti. Babacan, "Çin'de bu oran yüzde 50. Gelişmekte olan pek çok ülkede yüzde 30'lu rakamlardır. Yatırımlara bakıyoruz, yüzde 21 civarında yatırım olacak" şeklinde konuştu.

Babacan, 2012'de Türkiye'nin büyümesinin dünyaya paralel olarak yavaşlayacağını aktararak, istihdamla ilgili olarak 1,5 milyonluk bir ilave istihdam oluşmasını beklediklerini söyledi. Babacan, "Önümüzdeki dönem Türkiye'de işsizliğin kademeli olarak düşeceği, bir yandan da istihdam oluşacak bir dönem olacak. Belki geçtiğimiz iki üç yıl kadar hızlı bir istihdam, işsizlikte düşüş olmayacak, daha kademeli, daha makul bir düşüş meydana gelecek" dedi.

Babacan, mikro ekonomik reformlara dikkat çekerek, "Türkiye'nin bütçe açığını milli gelire oranını bu sene itibariyle yüzde 1,7'ye indiriyoruz. Avrupa'da yüzde 8,9, 10 olan bütçe açıklarını geçen sene bizde 3,6 olan bütçe açığı bu sene yüzde 1,7'e iniyor" ifadelerini kullandı.

Kamu borç stokunun yüzde 40'ın altına ineceğini belirten Babacan, "Kamu net dış borcu Haziran ayı sonu itibarıyla sıfırlanmış durumda. Kamu borç stoku gerçekten Türkiye'de artık önemli bir sorun alanı olmaktan çıkmış durumda" dedi.

ASO BAŞKANI NURETTİN ÖZDEBİR

ASO Başkanı Nurettin Özdebir ise, şehitlerimize ve depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet ve yaralananlara acil şifalar dileyerek konuşmasına başladtbir araya geleceklerini hatırlatanı. Özdebir, AB'nin zayıf liderleri borç krizi karşısında ciddi bir kararlılık gösterip gerekli adımları atmadıkları için kriz giderek derinleştiğini belirterek, AB, borç krizinde artık uzatmaların son saniyelerini oynadığını söyledi. Özdebir, "Eğer bugün AB borç krizi hakkında tatmin edici kararlar açıklanmazsa,

küresel ekonomideki riskler ciddi biçimde artacaktır. Basına yansıyan haberlerden AB'deki bankaların Yunanistan'ın borcunun yüzde 60'ını silmeye zorlandıkları anlaşılmaktadır. Eğer bu gerçekleşirse AB'deki bankaların en az 108 milyar euro ek sermayeye ihtiyaç duyacakları tahmin edilmektedir. Bankaların bu ek sermayeyi piyasalardan bulması çok zor görünmektedir" dedi.

Cari işlemler açığının artış hızındaki yavaşlama sevindirici olmakla birlikte, açığın ulaştığı düzey kaygı vermeye devam ettiğini kaydeden Özdebir, "Açığın yıl sonunda 70-75 milyar dolar dolaylarında olması beklenmektedir. Türkiye, bu konjonktürde bu kadar yüksek cari işlemler açığı vermeye devam edemez. Cari işlemler açığının yapısal nedenlerinin mutlaka ortadan kaldırılması ve ekonomik büyümenin sürdürülebilir bir temele oturtulması gerekmektedir. Bunun için yerli üretimin desteklenmesi ve üretimde

yerli katma değer oranının yükseltilmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.