Bakan Ergün: “üniversite-sanayi İşbirliğinde En Zayıf İl İstanbul”
- Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, üniversite-sanayi işbirliği araştırmasında en zayıf ilin İstanbul çıktığını belirterek, “Hepimiz bundan ders çıkarmalıyız" dedi.
Bakan Ergün, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "İstanbul Sanayi Odası 11. Sanayi Kongresi ve İnovasyon Sergisi"ne katıldı. Kongrede konuşan Ergün, "2012 yılının tamamına baktığımız zaman, ihracatımızın ve istihdamın birlikte arttığını görüyoruz, 12 aylık rakamlarda ihracatımız 150 milyar dolar seviyesine gelmiş, işsizlik rakamlarının Avrupa ortalamasının oldukça altında seyreden noktayı yakalamıştır. Gerek ihracatta, gerek istihdamda oluşturduğumuz bu başarıda sanayicilerimizin işadamlarımızın rolü büyüktür. 2013 yılında Avrupa ekonomilerine bağlı olarak ihracatımız da artmaya devam edecektir. Özsellikle iç talebin büyümeye daha fazla katkı vermesiyle birlikte büyümede daha iyi bir rakamı yakalayacağımıza inanıyorum. Merkez Bankası’nın dünkü faiz indirimi kararı bu yönde okunması gereken bir karardır. 2013 yılı iç piyasa dinamiklerinin de daha hareketli olacağı bir yıla işaret etmektedir” diye konuştu.
Bankacılık sektörünün minimum risk, maksimum güvence ve hatta sıfır risk şeklinde çalıştığını dile getiren Bakan Ergün, “Böyle olursa, bankacılık büyük karlar edecektir, etsin gözümüz yok da, bankacılığın da ülkenin yapacağı atılıma göre bir takım riskler üstlenilebilmesi lazım. Güvence ve risk mekanizmasını yeniden gözden geçirmesi lazım. Sanayicinin bu atılımı yapabilmesi için sanayi sektörüyle finans sektörünün senkronize olması lazım. Ama sanayicinin de yapacağı işler var” dedi.
Ergün, şirketlerin hesaplarının şeffaflığının rekabet gücüne büyük katkısı olacağını belirterek, şöyle devam etti:
“Temiz üretip yapıp yapmadığıyla, çevreci olup olmadığıyla artacak. İstanbul sanayicisi borsaya fazla ilgi göstermiyor da, üniversite sanayi işbirliğine önümüzdeki dönem inovasyon rekabet gücünün en önemli unsuru ARGE en önemli unsur olacaksa, üniversite işbirliğine gereken ilgiyi gösteriyor mu? Biz üniversite sanayi işbirliği konusunu geleceğimiz açısından çok önemli bir konu olarak görüyoruz. Üniversitedeki bilgi teknolojiye üretim yöntemlerine dönüşmesi lazım, zenginliğe dönüşmesi lazım. Sanayicinin bir takım sorunlarını üniversite aracılığıyla çözüme ulaştırması lazım. Türkiye'nin üniversite sanayi araştırması yaptık, en zayıf yer neresi, İstanbul. İstanbul'da üniversite sanayi işbirliği en zayıf olan ilimiz çıktı. Kimden kaynaklanıyor bu, İstanbul'daki üniversitelerden mi, İstanbul'daki sanayicilerden mi, yoksa her ikisinden mi? Hepimiz buradan bir ders çıkarmalıyız. Üniversite sanayi işbirliğine bu kadar çok ihtiyacımız var ama üniversite sanayi işbirliğinde Türkiye'nin sanayisinin kalbi burası üniversitelerinin kalbi merkezi burası, ama üniversite sanayi işbirliğinin en zayıf olduğu yer burası. O açıdan sanayi işbirliği konusunu önümüzdeki dönem, hem İstanbul'daki üniversiteler ve sanayiciler, bu vesileyle bir kez daha gözden geçirmeli.”
İnsanın başı ağrıdığında, ateşi yükseldiğinde önce aile hekimine gitmezse, bir hafta sonra uzman hekime, sonra da kalıcı çözüm için üniversite hastanesine gitmek zorunda kalacağı örneğini veren Ergün, "Sizin şirketin başı ağrımıyor mu? Şirketin midesi bulanmıyor mu, başı dönmüyor mu? Rekabet gücü azalmıyor mu, azalıyor. Ne yapıyorsunuz? Koca karı ilaçlarıyla tedavi mi oluyorsunuz, yok. Üniversiteye gideceksin arkadaş. Rekabet gücümü etkileyen unsur ne, nasıl bir inovasyon yapmam lazım, ne var sizin elinizde? Üniversite şirketlerin de başının ağırsını, mide bulantısını, ateşinin yükselmesinin tedavi olacağı yerdir. Ama üniversitedeki hocanın da zaman zaman sanayiye uğraması lazım" ifadelerini kullandı.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.