Bakan Çağlayan: "Keşke Kredi Derecelendirme Kuruluşları Objektif Olabilseler"
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, kredi derecelendirme kuruluşlarının yapmış oldukları değerlendirmelerde objektif olmadıklarını belirterek, "Bugün kredi derecelendirme kuruluşları, yapmış oldukları değerlendirmelerde ne kadar objektifler ve ne kadar samimiler?" dedi.
Bakan Çağlayan, Conrad Otel'de katıldığı "Uluslararası İşbirliği Platformu 2. Boğaziçi Bölgesel Ortaklık Zirvesi"nin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Aylardır Merkez Bankası'na çeşitli şekilde, çeşitli kuruluşlardan faizlerin artırılması noktasında ciddi baskılar geldiğini belirten Bakan Çağlayan, bunun, geçmişte Türkiye'den beslenmiş, Türkiye'de yüksek faizlerden nemalanmış, faiz lobisinin de bu konudaki çabasına örnek olarak gösterilebileceğini söyledi. Türkiye'nin kredi notunun
düşürülmesiyle ilgili soruları yanıtlayan Bakan Çağlayan, "Bugün kredi derecelendirme kuruluşları, yapmış oldukları değerlendirmelerde ne kadar objektifler ve ne kadar samimiler" dedi.
Kredi derecelendirme kuruluşlarının da kredi notlarının düştüğünü belirten Bakan Çağlayan, şöyle devam etti;
"Bakın bugün İrlanda bugün dünyanın en borçlu ülkesidir. İrlanda bugün çok büyük krizle karşı karşıya. İrlanda'da bugün gerek kamu borçları, gerekse ekonomik parametrelerin neredeyse iflas etmiş durumdadır. Şimdi soruyorum; geçmişte İrlanda'ya böyle bir durumla karşı karşıya olduğunu bildiği halde kimler kredi notlarını verdi? Kimler onların notlarını yükselttiler. Türkiye küresel kriz döneminde kredi notunu artıran 14 ülkeden biri olmuştur ve iki kez böyle bir başarıyla karşı karşıya kalan Türkiye
olmuştur. Bu durum kesinlikle bir moral bozukluğuna yol açmamalı. Dünyamızdaki gerek finansman kalitesindeki, gerekse dünya ekonomisindeki fotoğrafı iyi okumak, iyi görmek lazım. Türkiye kamu borçlarında Avrupa'nın 20 ülkesinden çok daha iyi konumdadır. Bütçe açıkları konusunda 27 ülkenin 19'undan çok daha iyi konumundadır."
Bugün Türkiye'nin kamu borçlarının, milli gelirin yüzde 40'ı seviyesine geldiğini belirten Bakan Çağlayan, Avrupa'nın ülkelerinin kamu borçlarının ise yüzde 80 mertebelerine geldiğini söyledi. Çağlayan, "2011 yılının ilk 9 ayında ülkemize gelen doğrudan sermaye yatırım 10.9 milyar dolardır. Bunun yüzde 92'si Avrupa kaynaklıdır ve 9.5 milyar dolarlık bir rakam Avrupa'dan Türkiye'ye gelmiş olan sermayedir. Yani Türkiye doğrudan sermaye alma konusunda son derece önemli, güvenli bir limandır. Bu konuda kim
ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın bu konu şu anda elimizdeki somut rakamlarla bu şekildedir. Türkiye gerek siyaset, gerekse ekonomide elde ettiği başarılarla dünyanın en güvenli limanlarından biridir ve böyle olmaya devam edecektir" diye konuştu.
Bakan Çağlayan, Türkiye'ye doğrudan yatırım konusunda çok ciddi talepler olduğunu, Avrupa'nın tek çıkış kapısını Türkiye olduğunu vurguladı. Avrupa'nın birçok şirketinin yatırım yapmak için Türkiye'ye gelmeye devam edeceğini anlatan Çağlayan, "Bugün Fransa, Almanya'dan 1.5 puan, İngiltere'den 1 puan daha fazla faizlerle borçlanmaktadır. Bu bahsettiğim 3 ülke şu anda kredi derecelendirme kuruluşları tarafından zirvede gözüken ülkelerdir. Bugün Türkiye'nin borçlanma, kredi, faiz ve maliyetlerine baktığımız
zaman Avrupa'nın pek çok ülkesinden çok daha önemli konumdadır. Ama derecelendirme kuruluşlarının Türkiye açısından vermiş oldukları değerlendirme bu noktada. Ben bunu Türkiye ekonomisi açısından etkileyici, ekonomiyi sıkıntıya sokacak hiçbir olumsuz notu olmadığını düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin şu anda görülen tek bir sıkıntısının cari açık konusu olduğunu vurgulayan Bakan Çağlayan, Türkiye'nin yıllardır cari açıkla karşı karşıya olduğunu, ilk defa cari açıkla karşı karşıya kalmadığını söyledi. Çağlayan, "Cari açığın azaltılması noktasında çok önemli kararlar alma arefesindeyiz. Cari açığımızın temel sorunlarını tek tek tespit etmiş noktadayız. Bu noktadan hareketle dışarıdan ithal etmek zorunda kaldığımız ürünleri Türkiye'de üretilmesini sağlayacak, hatta ihracatını sağlayacak yeni
bir teşvik sisteminin çalışmaları içerisindeyiz. İnşallah yılsonuna kadar teşvikle ilgili çalışmalarımızı bitireceğiz. Cari açığı ciddi oranda azaltıcı bir sistem olacaktır. Türk sanayisinin gerek teknoloji, gerekse inovasyon konusunda yeniden yapılanmasını sağlayacak bir sistem olacaktır. Şu anda almış olduğumuz tedbirler, gerek mikro reformlar, gerekse teşvik sistemiyle beraber Türkiye'nin ihracatta dışa bağlılığını ciddi şekilde azaltacak bir çalışmanın zaten içindeyiz. Cari açıkta somut ve yapısal bir
şekilde mücadele etme noktasında çalışmalarımızın sonuna gelmiş durumdayız. İnşallah bunu orta ve uzun vadede sonuçlarını çokta ciddi göreceğiz. Keşke bu derecelendirme kuruluşları objektif olabilseler. Ama şu anda objektif olmadıklarını ifade etmek istiyorum" dedi.
Bedelli askerlik yapacak olanlara bankaların vereceği kredilerle ilgili bir soru üzerine de Çağlayan, şunları söyledi;
"Sayın Başbakanımızın da ifade ettiği gibi hem sosyal, hem de şehit, gazi ve malullerimiz için dile getirilmiş olan bir uygulamadır. Bankalar bu konuda kredi verebileceklerdir. Bugün Türk bankacılık sistemi son derece güçlüdür."
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.