2. İzmir Uluslararası Bilişim Hukuku Kurultayı Başladı

2. İzmir Uluslararası Bilişim Hukuku Kurultayı Başladı
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, baz istasyonlarının şehir merkezlerinden sökülüp yerleşim yerlerinin dışına konumlandırılmasının iletişimde sorunlar ortaya çıkaracağını ve bunun mümkün olamayacağını söyledi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, baz istasyonlarının şehir merkezlerinden sökülüp yerleşim yerlerinin dışına konumlandırılmasının iletişimde sorunlar ortaya çıkaracağını ve bunun mümkün olamayacağını söyledi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZFAŞ ve Türkiye Bilişim Derneği işbirliğiyle düzenlenen "2. İzmir Uluslararası Bilişim Hukuku Kurultayı", İzmir Fuar Alanı'nda başladı. "Hukuk için bilişim, bilişim için hukuk" sloganıyla gerçekleştirilen kurultayın açılış toplantısı, ekim ayında hayatını kaybeden Apple'ın kurucusu Steve Jobs'ın adının verildiği salonda yapıldı. 17-19 Kasım 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilecek kurultayın açılış oturumuna, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İstanbul

Milletvekili Ali Özgündüz, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Durdu Kavak, İzmir Adalet Komisyonu Başkanı Akar Akarsu, BTK Başkanı Tayfun Acarer, Türkiye Noterler Birliği Başkanı Fahri Köse, Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Turhan Menteş, İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş, Türkiye Bilişim Derneği İzmir Şube Başkanı Fikret Kavzak, Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Ümit Akın ile ilçe belediye başkanları, oda ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda sektör mensubu katıldı. BTK Başkanı Tayfun

Acarer, hızla gelişen mobil iletişim sektöründe firmaların altyapıya büyük önem vermeleri gerektiğini belitti. Medyanın bu konuda vatandaşları yanlış yönlendirdiğini de söyleyen Acarer, "Mobil iletişimin temeli baz istasyonlarıdır. Baz istasyonlarının şehirlerden, insanların yaşadığı mekanlardan sökülüp şehir dışına, dağ başına konulması mümkün değildir. Bunu söylemek için mühendis olmaya gerek yok. Bu konuyu bilen bilim adamlarının, öğretim görevlilerinin suskunluğuna anlam veremiyorum. Öğretim görevlileri

neden çıkmıyor ortaya? Bilim adamları bilimsel gerçekleri açıklamak zorundalar. Yoksa karar alıcılar yanlış noktalara gidiyor. Bu konuda her kesimin üniversiteler ve medyanın azami sorumluluk içerisinde yaklaşması gerektiğini düşünüyorum. Vatandaşın da baz istasyonu kaldırıldığında haberleşme yapamayacağını bilmesi gerekiyor. Basın mensubu arkadaşlar vatandaşlarla röportaj yaparken 'Baz istasyonlarının buradan kaldırılmasını istiyor musunuz?' diye soruyor. Tabii ki vatandaşlar da baz istasyonunun oradan

kaldırılması durumunda cep telefonundan hizmet alamayacağını, görüşme yapamayacağını bilmiyor. Konu hakkında yanlış soru sorarak yanlış cevap alırsınız" dedi.

"BAZ İSTASYONLARI SAYESİNDE DEPREMDE ONLARCA KİŞİNİN HAYATI KURTULDU"

Baz istasyonları sayesinde Van depreminde onlarca kişinin hayatının kurtulduğunu ifade eden Acarer, "Van depreminden sonra yayın yapan bir televizyon habercisi, bölgede haberleşme ve iletişim altyapısının çöktüğünü söylüyordu. Haberci arkadaşın bu sırada 3G ile yayın yaptığını izliyoruz. Lütfen daha dikkatli ve duyarlı davranalım" diye konuştu.

Bilişim sektörünün çok önemli miktarda istihdam sağladığını ve global krize rağmen dünyada ve Türkiye'de büyüdüğünü vurgulayan Acarer, "Elektronik imza, kayıtlı elektronik imza, hatta noterlerin elektronik altyapıları gibi yeni kavramlar ortaya çıktı. Bu kavramların ekonomiler üzerinde de çok etkisi var. ABD'de yeni ekonomi denen firmaların 2010 sınırındaki değeri yüzde 21'e ulaştı. Elektronik ticaret artıyor. İnternet, her geçen gün yaşantımızı daha fazla kuşatıyor. Öyle ki artık çekirdek aile kavramı

da değişti. Çekirdek aile anne, baba, çocuklar ve internet oldu" dedi.

İnternetin güvenliği ve güvenli internet konusunun iki ayrı kavram olduğunu belirten Acarer, "5651 sayılı yasada biz uygulayıcıyız. Katalog suçlarla ilgili bir problemin olduğunu ben kişisel olarak düşünmüyorum. Din Türkiye'de bir hassasiyettir, Atatürk hassasiyettir, çocuk pornosu ve uyuşturucu satışı konuları hassasiyettir. Bunlara tamam diyecek hiçbir aklı başında insan düşünmüyorum. Bence tartışılması gereken, bu yasadaki uygulamalardır" şeklinde konuştu.

İnternetin nasıl yanlış kullanıldığını örneklerle anlatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise, "Vatandaşın birisi, internet ortamında adını Aziz Kocaoğlu yapıyor. Aldığı isimle buradan Başbakana hakaret yağdırıyor. Bundan haberimiz olduğu zaman araştırıp savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Bir seneye yakın oldu ama henüz bir ses çıkmadı. Bunu yapan kişi bulunamazsa, benzer olaylar zincirleme bir şekilde devam edecek, önüne geçilemeyecek" dedi.

Büyükşehir Belediyesi olarak teknolojik altyapıya büyük önem verdiklerini de vurgulayan Kocaoğlu, İzmirNet ağı sayesinde kent içinde 400 kilometreden fazla fiber optik kablo döşediklerini, bu sayede hem kamu kurumlarına hem de MOBESE altyapısına hizmet verdiklerini söyledi. Büyükşehir Belediyesi'nin Coğrafi Bilgi Sistemleri çalışmalarını yürüttüğünü hatırlatan Kocaoğlu, "Kriz Yönetim Sistemi", "Kent Bilgi Sistemi" gibi çalışmaların devam ettiğini ifade etti. İzmir'de uygulamaya başladıkları "Trafik

Kontrol ve Sinyalizasyon Sistemi"nin önemine de değinen Başkan Kocaoğlu, "Tüm altyapı çalışmalarımızda modern bilişim ve bilgi teknolojilerini kullanıp yaşama geçirmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Bilişim teknolojilerinin her şeyi aynı anda değiştirdiğini ifade eden Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Turhan Menteş ise şunları söyledi:

"Yasal düzenlemelerin yapılması, istendiği kadar hızlı gitmeyebiliyor. 2001 yılında AB uyumu kapsamındaki kişisel bilgilerin korunması hakkında kanun, Meclis'e iki kez geldi. Yeni anayasa sürecinde bu tanımın daha doğru yapılmasını bekliyoruz. Bu arada dünyaya örnek olacak, internet ortamında işlenen suçlarla mücadele yasası var. Türkiye gündemine bağlı olarak 5651 sayılı yasa gündeme geldi ve Meclis'ten geçti. Bütün dünyada bilişim suçları işlenmeye devam ediyor, yasalarla düzenlenmesi gerekeceğine

inanıyorum. E-noterlik süreciyle ilgili çok kapsamlı bir çalışma yürütüyor. Teknolojinin gelişmesiyle her şeyin bu ortamda yapılması gerektiğini düşünmüyorum. Anayasamız hazırlanırken konuya ilişkin bizim de görüşlerimiz alınacak, elimizden gelen katkıyı koyacağız."

TÜRKİYE'DE İLETİŞİM VERİLERİ

BTK Başkanı Tayfun Acarer tarafından açıklanan verilere göre Türkiye, SMS (kısa mesaj servisi) ve konuşma süreleri açısından Avrupa Birliği'nde ilk sırada yer alıyor. Buna göre Türkiye'de 65 milyon mobil abone var. Geniş bant abone sayısı 12.8 milyon, yani 45-46 milyon internet kullanıcısı var. Ayda 266 dakika ile Avrupa'nın en çok konuşan ve 204 SMS ile en çok mesaj çeken ülkesi Türkiye. Türkiye, 31.7 saat/aylık internet kullanımıyla Hollanda'dan sonra Avrupa'da en çok internet kullanan ülke oldu. Son 1

yıl içinde Türkiye'de data trafiği (müzik, video, fotoğraf indirme-gönderme) 15 kat artarak, yüzde bin 495 büyüdü. En son yaşanan Van depreminde 112 ve 155 acil telefon hatlarına 70 bin çağrı yapıldı. Bunun 60 binden fazlası cep telefonlarından gelirken, mobil sistemler aracılığıyla yüzlerce kişinin hayatı kurtarıldı.

BİLDİRİLER SUNULACAK

3 gün sürecek kurultaya, bilişim hukuku konusunda çalışma yapan 150'nin üzerinde yerli ve yabancı akademisyen, hukukçu ve teknik uzman katılacak. Kurultayda, bilişim ve hukukun ortak çalışma alanları, akademik boyutu, uygulama prensipleri tartışılacak, bilimsel bildiriler sunulacak ve paneller düzenlenecek. Kurultay süresince 10 panel, 8 seminer, 4 çalıştay, 11 akademik bildiri ve firma sunumları gerçekleştirilecek. İki yılda bir düzenlenmesi planlanan Bilişim Hukuku Kurultayı'nı yaklaşık 2 bin 500

sektör temsilcisinin izlemesi öngörülüyor.

Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen kurultaya, 35 firmanın standlı katılımı, bin 100 kurultay ve 350 Adalet Akademisi öğrencisi ile alanında uzman 81 konuşmacı katılmıştı.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.