Yakışmayan Tabela

Yakışmayan Tabela
Şazibey Mahallesinde, Belediyemizin bir Bulvara “İslam Kerimov” adını vermiş olması üzücü bir durum.

Şazibey Mahallesinde, Belediyemizin bir Bulvara “İslam Kerimov” adını vermiş olması üzücü bir durum.

Orta Asya’da bir çok Müslüman’ı katleden, akıl almaz işkencelerden geçiren, adı İslam Olan ancak İslam ve Müslüman düşmanlığı yapan,  İslam Kerimov’un adı ilimizde bir bulvara verilmiş olarak uzun süredir yaşatılıyor.

"Yüzlerce Milli Mücadele Kahramanımız var, onların adının verilmesi ve yaşatılması gerekirken Orta Asya’da bir diktatörün adının ilimizde bir bulvara, verilmesinin çok ayıp ve gereksiz olduğu,duyarlı kardeşlerimiz tarafından belirtiliyor. Hiçbir gerekçenin o adamın ismini bir bulvara verecek gerekçe olarak kabul edilemez. Kahramanmaraş Belediyemizin o tabelayı indirip bize yakışan bir ismi bulvara vermesi gerekiyor.

İnşallah düzeltilmesi yolunda Belediyemizden bir gayret bekliyoruz.

İSLAM KERİMOV KİMDİR?

Aslen Tacik olduğu söylenen Kerimov SSCB´ne ait bir yurtta yetişip, daha sonra Taşkent´te Makine Mühendisliği ve İktisat okudu.

1964 yılında Komünist partiye katıldı. Devlet İdaresine geçmeden önce Mühendis olarak Uçak sanayisinde çalışmıştır. 1983 ve 1986 yılları arasında Maliye Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. Adı yolsuzluk ve rüşvete karıştığı için 11 Ağustos 1984´de KGB tarafından Mayıs 1987´ye kadar gözaltı hapsinde tutuldu. 1989´da Özbekistan SSC´inde Komünist Parti´nin Birinci Sekreteri oldu. 24 Mart 1990´da Özbekistan SSCB´inde En Üst Sovyetlerin Başkanı oldu. Bu zaman içinde bütün SSC´nin bagımsızlığı için mücadelede bulundu ve 31 Ağustos 1991´de Özbekistan´nın bağımsızlığını ilan etti.

11 Eylül 2001 Saldırıları´nın ardından ABD´nin Orta Asya´daki yakın müttefiklerinden biri haline geldi. 2001 yılında Afganistan´daki Taliban rejimine yönelik yapılan saldırılar için bir hava üssünü ABD güçlerine kullandırdı. ABD´nin lojistik destek karşılığında Kerimov rejiminin insan hakları ihlallerini görmezden gelmesi pekçok insan hakları kuruluşunun tepkisini çekti.

Mayıs 2005´de meydana gelen Andican olayları sırasında hükümet güçlerinin sert müdahalesi ABD hükümeti tarafından eleştirildi, bunun üzerine Kerimov ABD güçlerini sınıdışı etti. Terörist bir grup olarak kabul ettiği Özbekistan İslami Hareketi liderlerinden Tahir Yoldaş ve Cuma Hocayev´i gıyablarında idama mahkûm edildi.

Aralık 2007´de yapılan devlet başkanlığı seçimleri öncesinde üçüncü bir dönem daha aday olmak istemesi tartışmalara neden oldu. Kanunlara aykırı olmasına rağmen üçüncü bir dönem başvurduğu adaylığı seçim komisyonu tarafından kabul edildi. Batılı gözlemcilerin hayli tartışmalı bulduğu seçimleri, Özbekistan Liberal Demokratik Partisinin adayı olarak % 90.6 ile kazandı. Seçimler Şanghay İşbirliği Örgütü ve Bağımsız Devletler Topluluğu gibi örgütlerinin gözlemcilerince olumlu biçimde değerlendirilirken, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı´nın gözlemcilerince eleştirildi.

NAMAZ KILMAK VE DİNİ KİTAP OKUMAK SUÇ

Özbekistan’da namaz kılanları ve dini kitap okuyanları bile hapse attıran Devlet Başkanı İslam Kerimov’un, muhaliflerine kaynar suyla işkence yaptırdığı iddia edildi. Geçtiğimiz aylarda Said-i Nursi’nin kitaplarını okudukları gerekçesiyle birçok kişiye ‘terörist’ muamelesi yaparak tutuklattıran Kerimov’un, 20 yıllık iktidarı döneminde muhaliflerine akıl almaz işkenceler yaptığı öne sürüldü.

TÜRKİYE’DEKİ ÖZBEK MUHALEFET LİDERİNE SUİKAST GİRİŞİMİ

Kerimov’un istihbarat örgütünde yıllarca çalışmış olan İkrom Yakubov, İngiliz BBC 2 televizyonunda yayınlanan News Night programında çarpıcı itiraflarda bulundu. Büyükbabası gibi kendisinin de küçüklükten beri istihbaratçı olmak istediğini ve 16 yaşından önce bunun için eğitime alındığını kaydeden Yakubov, bir zamanlar Türkiye’ye sığınmış Özbekistan muhalefeti liderine (Muhammed Salih) yapılan suikast girişiminde de rol oynadığını itiraf etti.

RUMSFELD’İN ADAMI, KAYNAR SUYLA İŞKENCE YAPIYOR

ABD eski Savunma Bakanı ve Irak işgalinin mimarlarından Donald Rumsfeld’ın ‘Kerimov, terörle savaşımızda önemli bir müttefikimiz’ dediği hatırlatılan haberde, CIA’nin birçok terör şüphelisini bu ülkede sorguladığı ve işkence yaptığı belirtilirken, itirafçı Yakubov’un işkence yöntemleriyle ilgili sözleri dikkat çekti. “Eğer (Kerimov) sizi düşman bilirse, acımadan öldürür. Önce masum birine işkence yaptırarak suçlu olduğu kabul ettirilir, sonra da kaynar suyla işkence yapılır. Bu şekilde birçok insan öldürüldü” dedi.

TAŞKENT VE BUHARA EYLEMLERİNİ KERİMOV PLANLAMIŞ

Yakubov, ‘Neden hayatını riske atarak Özbekistan’dan kaçtığına’ dair soruya da, “Taşkent ve Buhara’da düzenlenen ve muhalefetin üstüne atılan bombalama olayları, Kerimov’un adamları tarafından tertiplenmişti. Ben bu olayı bildirdiğim için işkence gördüm ve sonra da kaçtım” şeklinde cevap verdi.

Nur Cemaati’ni ‘terörist’ ilan etti!

Nur Cemaati’nin tüm faaliyetlerini yasaklandığı ülkede, cemaat üyelerine adeta ‘terörist’ muamelesi yapılıyor.

Eski Sovyet ve Türki cumhuriyetlerinden Özbekistan, Komünist rejim döneminde dine karşı yapılan baskılara taş çıkartacak yeni uygulamalarla İslam’a karşı neredeyse savaş açtı. Adı rüşvet ve yolsuzluklarla anılan ve ülkeyi 19 yıldan beri dikta rejimiyle yöneten Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov yönetimi, son olarak da Nur cemaatinin tüm faaliyetleri yasakladı.

Nur cemaati üyelerine ‘terörist’ muamelesi yapan Özbekistan yönetimi, cemaatin ‘radikal unsurlar taşıdığı’ iddiasına en büyük kanıt olarak da dünyanın her tarafında okunabilen bazı kitap ve dergileri gösteriyor.

GAZETE VE DERGİLERİ DELİL OLARAK GÖSTERİYOR

Hiçbir şekilde şiddet çağrısı yapmayan ve dini makaleler yayınlayan dergi ve gazeteleri suç unsuru sayarak Nur cemaati üyelerini tutuklayan Özbekistan’daki dikta rejimi, cemaatle ilişkisi olduğu öne sürülen bazı kişileri birkaç ay önce tutuklamıştı. Geçtiğimiz hafta Buhara kentinde başlayan davada, cemaat üyeleri sözde ‘radikallikle’ suçlanırken, savcılık makamlarının ortaya hiçbir delil koymaması ise dikkat çekti.

SAİD-İ NURSİ MAKALELERİNE 8′ER YIL AĞIR HAPİS

Özbekistan geçtiğimiz yıl yine Said-i Nursi’nin fikirlerine yer verdiği için iki gazeteyi kapatmış ve yazıları yazan gazetecileri ağır hapis cezasına çarptırmıştı. Yetti İklim gazetesi sahibi Şevket İsmailov ve İrmoq dergisi genel yayın yönetmeni Davron Tojibayev, gazete ve dergilerinde Said-i Nursi’nin fikirlerine yer verdiği gerekçesiyle 8′er yıl ağır hapis cezasına çarptırılmıştı.

İNSAN HAKLARI ÖRGÜTLERİ TEPKİLİ

Gazetede yer alan makalelerin hiçbir şekilde şiddet ve radikalliği övmediği halde Özbek yönetiminin bu makalelerden dolayı gazetecileri ağır hapis cezasına çarptırması insan hakları kuruluşlarının da tepkisini çekiyor. Özbekistan’daki Ezgulik isimli insan hakları örgütü, ülkede Nur cemaatine sempati duyan 50 kişinin tutuklandığını, tutuklananlara karşı hiçbir somut delil ortaya konmadığına dikkat çekiyor.

KERİMOV, REJİMİNİ DEVAM ETTİRMEK İÇİN MUHALİFLERİ SUSTURUYOR

Özbekistan’daki dikta rejiminin muhaliflerinden Taşpolat Yoldaşev, Özbekistan yönetiminin olmayan düşmanlar aradığını belirterek, mevcut rejimin altında hiçbir dini kuruluşun faaliyette bulunamadığını söyledi.1990′larda Özbekistan’da demokrasi isteyen liberal unsurları temizleyen İslam Kerimov rejimi, dikta rejimine destek vermeyen dini grupları da hedef almaya başladı. Kerimov, dikta rejimini sürdürmek için devlet televizyonlarında da sık sık Nur hareketinin sözde tehlikesine dikkat çekiyor.

Haber Merkezi 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.