Siz okurlarıma daha önce bildirdiğim üzere, Sovyet Lideri Kruşçev, Çin Başbakanı Enlai ve Doğu Almanya Dışişleri Bakanı Fischer, eski ABD Dışişleri Bakanı James Baker, Tiran’ı ziyaret etmişlerdir. “2007 yılında, George Bush, resmi bir devlet ziyareti için Tiran’a gitmiştir ve Arnavutluk’u ziyaret eden ilk ABD Başkanı olmuştur.” (Arnavutluk Başkenti Tiran. Esat Beşer. Maraş Gündem Gazetesi. 23 Mart 2026)
Ben ise, Tiran’ı 21 Şubat – 10 Mart tarihleri arasında ziyaret ettim. Bunu da nitekim daha önce bildirmiştim.
“İnanılmaz Yer”
Ülkenin siyasi ve ticari yaşamının şekillenmesinde önemli rol üstlenen Tiran, Arnavutluk’un kültürel yaşam merkezidir ve “İnanılmaz Yer” olarak isimlendirilmiştir.
Ülkedeki tüm konsolosluklara ve büyükelçiliklere ev sahipliği yapan Tiran, Arnavutluk’ta, uluslararası diplomasi için önemli bir merkez konumundadır.
Avrupa yayın kuruluşu Euronews ve Amerikan yayın kuruluşu CNN’in şubelerinin bulunduğu Tiran’da, British Council, Kanada Teknoloji Enstitüsü, Çin Konfüçyüs Enstitüsü, Yunan Helen Kültür Vakfı yanı sıra, Alman, İtalyan ve Fransız kültür kurumları yer almaktadır.
Tiran 2030 Ana Planı Hazırlıkları
2016 yılının Haziran ayında, Tiran Belediye Başkanı Erion Veliaj ve İtalyan mimar Stefano Boeri, Tiran 2030 Ana Planı hazırlıklarının başladığını duyurmuşlardır.
Tiran Merkezi, 2000 yılında, Kültür Meclisi yeri ilan edilmiştir ve devlet koruması altına alınmıştır.
Avrupa Gençlik Başkenti
2022 yılı Avrupa Gençlik Başkenti Tiran, 21. yüzyılda, modern bir şehre dönüşmüştür.
Çeşitli sanat dallarına adanmış birçok müzeye ev sahipliği yapan Tiran’da, tarihi öneme sahip yapılar da vardır. Öyle ki; iyi korunmuş geleneksel evler yani müze evleri, kültürel anıtlar ve halk kütüphaneleri vardır.
Panoramik Bulvar
1930’lu yıllarda, İtalyanlar tarafından inşa edilen Ulusun Şehitleri Bulvarı, Champs de Elysee’ye benzer panoramik bir bulvardır.
Tiran’ın ana meydanı Skanderbeg Meydanı’ysa, 1968 yılında, Orta Çağ Arnavut soylusu ve ulusal kahraman Skanderbeg’in adıyla anılmaya başlanmıştır.
Faşist mimariye sahip olan Rahibe Teresa Meydanı ise, Tiran’ın en büyük meydanıdır. Meydan ismini Arnavut Katolik rahibe, misyoner ve Nobel Ödüllü Rahibe Teresa’dan almıştır.
Mustafa Matohiti Caddesi ise, Arnavutluk’ta Komünizmin yıkılmasından sonra çok daha çekici hale gelmiştir çünkü Komünizm zamanında sıradan Arnavutların bu caddeye girmelerine izin verilmiyordu.
Bush Caddesi, 2007 yılındaki ziyareti onuruna ABD Başkanı George Bush’un ismiyle anılmaktadır.
Uluslararası Kültür Merkezi, Piramida olarak da bilinir. 1987 yılında, Enver Hoxha’nın kızının tasarımına göre inşa edilen bu bina, Komünizm zamanında inşa edilen en pahalı yapıydı. 2007 yılında, ABD Başkanı George Bush, bu binanın önünde bir konuşma yapmıştır.
Komünizm zamanında yalnızca devlet memurlarına ayrılan Blloku veya Ish-Blloku bölgesine sıradan halkın girişine izin verilmezdi. 1991 yılında ise, bu bölge halka açılmıştır ve o zamandan beri Tiran gençliğinin en gözde mekânı haline gelmiştir.
Soğuk Savaş Dönemi yapısı olan Postbllok ise, orijinal bir sığınaktır. Spac Hapishane Kampı’ndan beton sütunlar ve Berlin Duvarı’ndan bir parça içermektedir.
Arnavutluk Ulusal Kütüphanesi arşivinde, bir milyondan fazla kitap vardır.
Ülkenin en büyük müzesi olan Ulusal Tarih Müzesi’nde, Arnavutluk’un arkeolojik hazineleri ve Skanderbeg’in devasa kılıcı sergilenmektedir. Skanderbeg’in kılıcını nasıl tuttuğu, atına nasıl bindiği ve aynı anda nasıl savaştığıysa bir gizemdir.
Ulusal Tarih Müzesi’nde ayrıca, Rahibe Teresa’yla görüşen Jacques Chirac, Bill Clinton, Tony Blair ve İbrahim Kodra gibi dünyaca ünlü isimlerin fotoğrafları sergilenmektedir.
Arnavutluk Doğa Bilimleri Müzesi, Arnavutluk’un faunasını yani hayvan varlığını ve ayrıca, ülkenin jeolojik yapısını sergilemektedir.
Ulusal Sanat Galerisi’nde, Arnavut sosyalist gerçekçiliğinin muhteşem örnekleri de dâhil olmak üzere, daha çok politik boyuttaki resimler sergilenmektedir.
Gizli Gözetim Müzesi diğer ismiyle Yapraklar Evi, Arnavutluk’taki Komünist terörizmini ve şiddet kurbanlarını anmaktadır. Onları onurlandırmaktadır.
Sorgulamaya Adanan Müze
Arnavutluk’un ilk Doğum Hastanesi olan görkemli Yapraklar Evi’nin birkaç yıl içinde odak noktası yeni hayatlar yaratmaktansa, hayatları sona erdirmeye kaymıştır. Öyle ki; bu hastane, bir sorgulama ve gözetim merkezine dönüştürülmüştür. Günümüzde, Yapraklar Evi, Arnavutluk’taki gözetim ve sorgulamaya adanmış bir müzedir.
Bunk’Art Müzesi de yine aynı şekilde Komünizm dönemindeki Arnavutların günlük yaşamına adanmıştır.
Bunk’Art yani Enver Hoxha’nın Yeraltı Sığınağı, devasa bir Soğuk Savaş sığınağından tarih ve çağdaş sanat müzesine dönüştürülen muhteşem bir yapıdır ve Tiran’ın en önemli noktalarındandır.
Yeraltında birkaç kata yayılan yaklaşık üç bin metrekarelik alana sahip olan bu sığınak, 1970’li yıllarda, Arnavutluk’un siyasi elitleri için inşa edilmiştir ve varlığının büyük bir kısmında gizli kalmıştır.
Bunk’Art 2 de İçişleri Bakanlığı’nın altındaki Komünist zamandan kalma bir sığınaktır. Yeraltı tünel sisteminde yer alan bu müze, 20. yüzyılın çalkantılı döneminde Arnavutluk’taki polisin ve güvenlik hizmetlerinin rolüne odaklanmaktadır. Diktatörlük rejimi ve iç muhalif karşıtı güvenlik güçleri hakkındaki hikâye çok iyi işlenmiştir. Müze ayriyeten, polis hatlarının ardındaki büyüleyici yolculuğu sunmaktadır.
Osmanlı Türkleri tarafından inşa edilen Tiran Saat Kulesi’nin Venedik’ten getirilmiş bir çanı vardır. Kubbesi de Venedik’teki San Marco Çan Kulesi’ne benzer bir mimari tarza sahiptir. Tiran’ın sembolü olarak kabul edilen bu saat kulesinin merdivenleri doksan basamaktan oluşmaktadır ve 35 metre yüksekliğiyle, zamanının en yüksek binasıydı.
Arnavutluk Saat Kuleleri Müzesi, Arnavutluk’un her yanından saat kulelerini sergilemektedir.
Bektaşi Dünya Genel Merkezi’ndeki Bektaşilik Müzesi, Arnavutluk Bektaşiliğinin tarihini sunmaktadır. On İki İmam’ı anmak üzere, on iki vitrinden oluşan on iki stant halinde düzenlenen bu müzenin bir diğer önemli özelliği ise, Bektaşi Dünya Piskoposluğuna büyük katkı sağlayan dini hoşgörü ve uyuma ayrılmış bölümüdür. Bektaşiliğin Arnavut Ulusal Rönesansı’yla yakın bağlantısı da önemli bir yer tutmaktadır.
Kültürel Anıt
Şeyh Dyrri Tekkesi (Cemevi), Arnavutluk’un kültürel anıtı olarak listelenmektedir. Burası yerel bir şeyhin eviydi.
Tiran’ın Osmanlı hükümdarı Kapllan Paşa ise, Kapllan Paşa Türbesi’ne gömülmüştür ama kalıntıları daha sonra İstanbul’a taşınmıştır.
İnşaatı yaklaşık yirmi sekiz yıl süren Ethem Bey Cami, içindeki çok ilginç süslemelerle ve sanat eserleriyle, Arnavutluk’un en güzel camilerden biri kabul edilmektedir. Cami, Komünizmin yıkılmasının ardından yetkililerden izin alınmadan yeniden hizmete açılmıştır. Caminin fresklerinde ağaçlar, şelaleler ve köprüler tasvir edilmiştir. Bu minyatürler, İslam sanatında çok nadirdir.
Kokonozit Cami de Komünizm zamanını sağlam bir şekilde atlatan az sayıdaki camiden biridir.
Diriliş Katedrali, Avrupa’nın üçüncü büyük Ortodoks katedralidir. Kubbesi 32,2 metre yüksekliğindedir. Çan kulesi ise, 46 metredir.
Büyüleyici mimarisiyle ve zengin iç ikonografisiyle dikkat çeken ve yepyeni bir yapı olan İsa’nın Dirilişi Ortodoks Katedrali, yirmi üç metre yüksekliğinde bir kubbeyle örtülüdür.
1939 yılında, İtalyanlar tarafından inşa edilen Katolik Kutsal Kalp Kilisesi’nde sergilenenler, “inanılmaz derecede gösterişli, Komünist bir beyaz badana üzerine yapılmış fotogerçekçi resimler” olarak tanımlanmıştır. Aynı şekilde, Aziz Pavlus Katolik Katedrali de büyüleyici pencere duvar resimlerine sahiptir.
1972 yılında, mimar Maks Velo tarafından tasarlanan Kadare Stüdyo Evi, 1974 – 1989 yılları arasında, ünlü yazar Kadare’nin evi ve çalışma yeriydi. “Küplerle Saray” olarak isimlendirilen ve 2015 yılında, II. Kategori Kültür Anıtı ilan edilen Kadare Stüdyo Evi, Arnavut mimarisinin zamana ve özellikle de Batı’ya ayak uydurma arzusunu temsil etmektedir. Stüdyo Ev, diktatörlük dönemindeki Arnavut tarihine ilişkin derin bir anlayış kazandıracaktır.
Şehitler Mezarlığı, Tiran için savaşan 900 partizanın kalıntılarının gömülü olduğu mezarlıktır. Burada ayrıca, 1972 yılında inşa edilen on iki metrelik Ana Arnavutluk Heykeli yer almaktadır.
Ana Arnavutluk Heykeli
Arnavutluk’u, onun için hayatlarını feda edenlerin ebedi uykusunu koruyan bir anne olarak temsil eden heykel, defne çelengi ve bir yıldız tutmaktadır.
Petrela Kalesi, iki bin yıllık bir antik yerleşim yeri olarak bilinmektedir. Kaleyi ulusal kahraman Skanderbeg’in kız kardeşi Prenses Mamica yönetmiştir.
“Malum hakikattir ki; Tiran şehir merkezi yürüyerek keşfedilebilecek denli küçüktür ve burada yürüyüş keyifli bir deneyimdir.” (Arnavutluk Başkenti Tiran. Esat Beşer. Maraş Gündem Gazetesi. 23 Mart 2026)
Tiran’a giderseniz, Ulusun Şehitleri Bulvarı boyunca yürüyüş yapın mutlaka!
1930’lu yıllarda İtalyanlar tarafından inşa edilen, Skanderbeg Meydanı’ndan güneye uzanan, Champs de Elysee’ye benzer panoramik bu bulvar, İtalyan mimarisine sahip hükümet binalarının ve iş merkezlerinin faşist, komünist ve modern mimari örneklerini sergilemektedir. Ayriyeten, bu caddedeki kaldırımlar ve yaya geçitleri, şehirdeki çoğu yerden daha geniştir.
Arnavutluk’taki Kahvehaneler
Tiran Gezim başlıklı bu yazımı, Arnavutluk’taki kahvehanelerden bahsederek tamamlamak isterim. Öyle ki; 2016 yılında, Arnavutluk 100 bin nüfus başına 654 kahvehaneyle, dünyada kişi başına en çok kahvehaneye sahip ülke olarak İspanya’yı geride bırakmıştı. Bunun nedeni; ekonomik krizden dolayı İspanya’daki kahvehanelerin kapanması. Bir diğer neden ise, Arnavutluk’ta kapanan kahvehaneler kadar açılan kahvehanelerin olması. Ayrıca, Arnavutluk’ta, Komünizm sonrasında, geçim sağlamanın en kolay yollarından birisi kahvehane açmaktı. Dolayısıyla, Osmanlı mirası, Arnavutluk’taki güçlü hâkimiyetini daha fazla pekiştirmiştir.