Terörsüz Türkiye’den Güçlü Türkiye’ye

Terörsüz Türkiye’den Güçlü Türkiye’ye

Türkiye, tarihi bir eşikten geçiyor.

Bu eşik sıradan bir siyasi gündem değildir. Bu eşik, Türkiye’nin yaklaşık yarım asra yaklaşan terör yükünü geride bırakıp enerjisini artık kalkınmaya, üretime, teknolojiye ve dünya siyasetinde daha güçlü bir Türkiye olmaya yöneltme fırsatıdır.Bugün açık konuşmak gerekiyor:Terörsüz Türkiye, Türkiye’nin varacağı son durak değildir. Asıl yürüyüş bundan sonra başlayacaktır.Ve bu yürüyüşün siyasi iradesinin başında CumhurbaşkanıRecep Tayyip Erdoğan bulunmaktadır.

Erdoğan’ın siyasi hayatının en önemli başlıklarından biride hiç şüphesiz terörle mücadele olmuştur.Türkiye yıllarca terör örgütleriyle mücadele ederken sadece can kaybetmedi.Milyarlarca lira ekonomik kaynak harcadı.Yatırımlar gecikti.Bölgeler kalkınma yarışında geride kaldı.Gençlerimizin enerjisi ve devletimizin kaynakları güvenlik sorunlarına yöneldi. Bugün gelinen noktada yapılması gereken bellidir:‘‘Terörün Türkiye’den aldığı ne varsa, Türkiye onu geri kazanmalıdır.Kaybedilen zamanı kalkınmayla... Kaybedilen yatırımları üretimle... Kaybedilen umutları istihdamla... Kaybedilen güveni güçlü devlet iradesiyle yeniden inşa etmek zorundayız.’’Terörsüz Türkiye'nin gerçek başarısı, yalnızca silahların susmasıyla ölçülmeyecektir.

Asıl başarı;Şırnak'ta yeni fabrikalar açıldığında,Hakkâri'de yatırım arttığında,Mardin'de turizm büyüdüğünde,Diyarbakır'da sanayi geliştiğinde,Van'da sınır ticareti canlandığında,Kars ve Erzurum gibi şehirler Doğu Anadolu'nun yeni ekonomik merkezleri haline geldiğinde görülecektir.Türkiye artık bölgelerini terörle değil, üretimle anmalıdır.

İşte Terörsüz Türkiye'nin gerçek fotoğrafı budur.Gabar'da bugün petrol üretiminin konuşulması tesadüf değildir.Dün terör nedeniyle girilemeyen alanlarda bugün Türkiye'nin enerji kaynakları değerlendiriliyor.Bu tablo bize çok önemli bir şey söylüyor:Türkiye güvenliğini sağladıkça kaynaklarına, kaynaklarına sahip çıktıkça ekonomik bağımsızlığına yaklaşacaktır.Enerji bağımsızlığı sadece ekonomik bir hedef değildir.

Aynı zamanda milli güvenlik meselesidir.Karadeniz doğal gazı, Gabar petrolü, nükleer enerji ve yenilenebilir enerji yatırımları Türkiye'nin enerji geleceğinin temel taşlarıdır.Önümüzdeki on yılın hedefi çok daha büyük olmalıdır:Enerjide dışa bağımlılığı azaltan, kendi teknolojisini geliştiren ve bölgesinin enerji merkezi haline gelen Türkiye.Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı en önemli dönüşümlerden biri savunma sanayiinde gerçekleşti.

Bugün Türkiye İHA ve SİHA üreten, savaş gemileri inşa eden, füze ve hava savunma sistemleri geliştiren, savaş uçağı projesi yürüten bir ülke.Bu tablo sadece askeri bir başarı değildir.Bu, stratejik bağımsızlık mücadelesidir.

Çünkü güçlü devlet olmak istiyorsanız, güvenliğinizi başkasının kararına bırakamazsınız.Türkiye'nin önümüzdeki on yıldaki hedefi daha da büyümelidir.KAAN'danKIZILELMA'ya...Milli hava savunma sistemlerinden elektronik harbe...Uydu teknolojilerinden uzay çalışmalarına... Yerli motorlardan yapay zekâ destekli savunma sistemlerine kadar Türkiye kendi teknolojisini üretmelidir.

Türkiye artık teknoloji satın alan değil, teknoloji satan ülke olmak zorundadır.Terörü bitirmek tarihi bir başarıdır; fakat terörsüz Türkiye'yi güçlü Türkiye'ye dönüştürmek daha büyük bir başarı olacaktır.Türkiye'nin geleceği günlük siyasi hesaplara kurban edilmemelidir.Elbette iktidar eleştirilecektir.

Elbette muhalefet görevini yapacaktır.Demokrasinin gereği budur.Fakat söz konusu olan Türkiye'nin terör belasından kurtulması ve devletin güvenliğinin güçlenmesiyse, burada siyasi hesapların ötesine geçmek gerekir.Çünkü terör meselesi bir parti meselesi değildir.Türkiye Cumhuriyeti'nin beka ve güvenlik meselesidir.Terörsüz Türkiye'ye karşı çıkmak yerine, bu sürecin daha güvenli, daha şeffaf ve daha güçlü şekilde yürütülmesini isteyen bir siyasi rekabet Türkiye'ye daha fazla katkı sağlayacaktır.

Böylesine büyük bir küresel dönüşümün yaşandığı dönemde Türkiye'nin kendi içine kapanma lüksü yoktur.İşte bizim hedeflerimiz…Bugün 2036'yı düşünelim.Çocuklarımızın yaşayacağı Türkiye'yi...Terörün tarih kitaplarında kaldığı,Türkiye'nin enerji ihtiyacının büyük bölümünü kendi kaynaklarından karşılayabildiği, savunma sanayiinde dünyada ilk sıralarda yer alan,yapay zekâ ve yüksek teknoloji üreten, gençlerine güçlü istihdam sağlayan,Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yu üretim merkezlerine dönüştüren,dünyanın önemli ticaret koridorlarını birbirine bağlayan,bölgesinde barışın ve istikrarın güçlü aktörlerinden biri olan,kendi kararını kendi veren bir Türkiye...SON SÖZ… Mesele artık yalnızca terörü bitirmek değildir.

Mesele Türkiye'yi büyütmektir.Mesele Türkiye'yi güçlendirmektir.Mesele Türkiye'nin kendi ayakları üzerinde duran, kendi kararını veren ve kendi geleceğini tayin eden bir devlet olarak yoluna devam etmesidir.Bugün atılacak doğru adımlar, yarının Türkiye'sini belirleyecek.Ve biz artık şunu söylemeliyiz:Terörsüz Türkiye hedefinden geri dönüş yok.Güçlü Türkiye hedefinden geri dönüş yok.

Türkiye Yüzyılı hedefinden geri dönüş yok.Çünkü Türkiye'nin artık kaybedecek zamanı yok.Türkiye'nin hedefi büyük, yürüyüşü uzun, iradesi güçlüdür.Ve bu yürüyüşün adı:‘

‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’DEN GÜÇLÜ TÜRKİYE’YE…’’

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri