Tahrik üstüne tahrik

.

 Hırsızın suçu görülmeden, ev sahibinin üzerine üzerine gitmek sorunu ne kadar çözer ki? Bizim yaş grubu çok daha iyi hatırlar yakın tarihimizi.

 Hukukun nerelere kadar sündürüldüğünü ve onun şemsiyesi altında yapılanları. İşin daha da ilerisine giderek işlenen cinayetleri.

 Allah’dan aklımız başımızda da, ülkemizi boğmaya çalışan güçlere karşı mücadele eden devlet refleksimize  tepkide gecikmeyen dünün zindelerinin çifte standartlarını görüveriyoruz.

 Olmazların oldurulduğu  o günlerde  tut yemiş bülbüller ,ne hikmetse bugün yüksek perdeden günah çıkartıyorlar. Sütten çıkmış ak kaşık oldukları zannı ile zeytinyağı gibi su yüzüne çıkmaya çalışıyorlar.

  Bu millet sizin ne mal olduğunuzu biliyor ve  bu devleti size emanet etmemek için gayret üstüne gayret gösteriyor. Şuur altınızda olan darbeci geleneğinize de prim vermeye hiç niyeti yok.

  Her türlü herzeyi ye. Tahrik üstüne tahriki  diline teşbih et. Ekmeğini yediğin devletine, milletine ihanetin zirvesinde olamaya devam et. Sonrada ben seçilmişim her haltı yer, hatta devletin yıkımı için içerde dışarda ihanet odakları ile beraber açık çalışırım de.

  Bu vatana ve millete ihanettir.  Bu alçaklığa ya sabır dememiz mümkün mü? 

  Seçimle gelen seçimle gidermiş. Cümlenin başına ve sonuna  dikkat etmek gerekir.   Vatan, bayrak, millet, devlet kavramlarında dilinin altında bakla var ve eveleyip gevelersen ,duruşunla , tavırlarınla ve hareketlerinle devletimin içini oyar eylemlerin olursa ne ile gelirsen gel fark etmez.

  Çok şükür ki,  Devletimiz eski günlerdeki gibi içi boşaltılmış bir çuval değil. Yerli ve sağlam duruşlu idarecilerinin gayretini bu aziz millet görüyor.

  Gördüğü için, yedi düvelle savaşacak gücü var. İçerden dışardan kalleşçe saldırılara rağmen dim dik ayaktayız. Yıkmak için çalışan güruhu kudurtan da bu zaten. Bu sefer tamam deniyor. Sonları yine hüsran.

  Hüsran olmaya devam edecek. Yıkılmamızı bekleyenlerin bir bir yıkılıp yok olduklarını görmeden canımızı alma Ya Rab.

  Bu sisli ve bulanık günlerde bize ulaşan her bilgiye itibar etmemek en doğrusu. Gözümüzle gördüğümüz ve kulaklarımızla duyduğumuz bilgileri dahi akıl süzgecinden geçirmeden değerlendirmeye almayalım.

  Dört koldan çalışan şer odaklarının başarısızlığının tek sebebi, kötü niyetleri. O halde bizler samimiyet ve muhabbet maymuncuklarımızla açılmaz denen başka kapıları da açalım. Utanacak yüzü kalmışlar varsa utandıralım.

   Meydanda ne müttefik kaldı ne stratejik ortak. Böyle dostu olanın düşmana ihtiyacı olmaz. Yeni düşmanlar türetmek yerine mevcut düşmanlarla top yekün mücadelede önce kendimizden başlamamız doğru olanı.

  Böyle günlerde aynalar en sadık dostlarımız. Sadece dışımızı değil içimizdeki kendimizi göstererek kaç paralık adamlar olduğumuzu, olaylar karşısında duruşumuzdaki niyetlerimizi de bize gösterebilir.

  Niyetimizdeki saflığı ve sadeliği göstermede işimize yaradığı gibi  ,ne kadar samimi olduğumuzda turnusolü olabilir.

  Kendimizi düzelterek başladığımız işlerde başarılı olmamız çok daha kolaydır. Hangi konumda ,mevkide olursak olalım. Ülkemizin aydınlık yarınlarına bir tuz tanesi kadar yardımımız bile samimiyetimiz ölçüsünde çoğalarak her iki dünyamızı da şenlendirebilir.

  Bugünlük de bu kadar.

  Kalın sağlıcakla.

  BAŞSAĞLIĞI

 Zor günlerin devlet adamı  Korkut Özal ağabey dünyasını değiştirdi.  Dün Fatih camiin de onbinlerce Mü’minin şehadeti ile cenaze namazı kılınıp ebedi  yolculuğuna uğurlandı.  Rabbim rahmeti ile muamele etsin . Mekanı cennet olsun. AMİN.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri