Putin, tuzağa düş(ürül)dü

.

Putin'in Ukrayna İşgaliyle; kendi içlerinde NATO'nun, AB'nin daha da bir ve güçlenmiş olmaları bir yana, Çin'in "Bir Kuşak Bir Yol Projesi"nin de, için de demokrasi ve insan hakları olmayan "Avrasyacılık" anlayışının da artık çökmüş olduğunun herkes farkında.

Putin bu işgalle "otoriter liderlik" anlayışını çöpe attığı gibi, Avrupa'da desteklediği aşırı sağcı liderlerden, Fransa'da ki Le Pen'in, Macaristan'da Orbân'ın ve Polonya'da Kaczynski'nin de aslan gibi sonunu getirdi. Avrupa insanının epey zaman molaya aldığı demokrasi anlayışını, artık olmazsa olmaz dedirterek demokrasiye sıkı sıkı sarılması gerektiğini de öğretti. 

Kim derdi ki Avrupa da, Yeşillerin, Sosyal Demokratların ve Liberallerin top yekün, Rus gazına karşı direneceğiz gerekirse kömür kullanırız diyeceklerini ya da refaha alışkın halklarının ölürsek de evimiz de yoklukla ölelim "illâ ki demokrasi !" diyeceğini. 

Rusya dediğimiz ülke toprakların da tam 11 zaman diliminin bulunduğu,16 ncı yüz yıldan beri dünyanın en büyük toprak parçasına sahip olan, Japonya'dan Amerika'ya ve Çin'den Polonya'ya kadar 18 kara ve deniz komşusu olan, Asya Kıtasında ki parçası Asya'nın, Avrupa Kıtasında ki parçası da Avrupa'nın en büyük devletidir.17 milyon kilometre kare Rusya'nın 18 nci y.y tarzı işgal ve ilhâke girişmesi ne toprak ne de güvenlik kaygısıyla açıklanır.  

Devâsa yer altı ve yer üstü kaynaklarına sahip bu ülkede gelir dağılımı aşırı bozuk, insan hakları, hukuk, demokrasi rastgele. Yâ tek adam Putin'e tabi olacak O'nun sana verdiği, senin O'na vereceğin "değer" sınırların da yaşayacak, yâ da sonun "faili meçhul" le son bulacak.

Bunu biraz anlatayım isterseniz. Aşırı  "ben mekezli" ve narsist bir kişiliğe sahip eski KGB görevlisi Putin'i dağılan Sovyetlerin güvenlik bürokrasisi ve Komünist Parti etkinleri birlikte anlaşarak ortaya çıkardılar. 

Anlaşmanın temelin de, ortada kalan para eden veya edecek eski Sovyet malları; enerji, maden, toprak, banka, basın ve fabrikalar güvenlik bürokrasisi ve parti yetkinlerince üleşilecek "oligark" denen devlet desteğiyle aşırı zengin zümre oluşturularak "Devlet Kapitalizmi" doğacak, bunların devamı için mafyavâri güçler kurulacak, kimse kimseye ses etmeyecekti.

Duma dedikleri meclis üyeleri de, hukuk, adalet ve askeri sivil bürokrasi buna göre yani "tek adama tâbilik" esasına göre şekillenecek, Putin siyasetine tek lâf edilmeyecektir. Anlaşma ve Putin'in devleti kısaca bu.

Aslına bakarsanız, ulus devlete bir türlü dönüşemeyen Rusya, bir imparatorluk olarak yüz yıllardır kendi dünyasını kurmakla meşgul bir ülke. Rusların bu dünyasın da, ne Kafkaya'dan ki ne de Asya'da ki müslümanlar ve türkler yok.

Putin'in dile getirdiği "Ruskiy Mir" ütopyası yani "Rus Dünyası" slav esaslı şimdiki Rusya, Belerus, Ukrayna ve Kazakistan'ın kuzeyini kapsar. Alexander Solzhenistsy'e göre de; Rusya'nın Stalin ve Kuruşçev'in harap ettiği Sovyetler öncesi dönemin, küllerinden yeniden diriltmek çabası olarak görürler. Burada esas amaç şu, Rusya mevcut toprak ve bağlantılı ülkelerle konumunu koruyarak, Slav esaslı Hristiyanlıkla uluslaşacak çekirdek devlet bu olacak.

Putin'in Kırım ilhakı güvenlik esaslı olması kadar "Rus Dünyası" ideallerini de yansıtır. Kırım'la Putin kamuoyunun büyük desteğini aldı. Sovyetler sonrası yenilmişlik ezikliğinden aranan "Yüz Yılların Rus Lideri" oldu. Artık O'nun için tek kutuplu kalan bu dünya da, ikinci bir kutbun bir başka "Dünya Lideri" olmak vardı. 

İçeride ki, yığın olan sorunlar, üleşilen petrol ve doğal kaynakları, oligarklara peşkeş çekilen kamu kaynakları, yoksulluk ve yolsuzlukları dile getiren aydınlar ya "Batının Adamı" diye elinde tuttuğu medya imparatorlugunca itibar kaybına uğratılıyor, hapse atılıyor yâ da kendilerini ülkeden kaçmakla kurtarıyorlar.

Putin, yolsuzluk, yoksulluk, gelir adaletsizliği gibi ağırlaşan ekonomik ve sosyal sorunları çözebilmek kabiliyetini yitirdiğinden, halkın sabrını taşıran geçim derdine artık kurduğu oligark düzeninin çare olamayacağını anladı ki, Putin için  Ukrayna'yı işgal etmek adeta bir mahkumiyet ve mecburiyet oldu.
Öyle ya, Putin için geleceğin ağır sorunlarıyla uğraşmak yerine,  geçmişe iltica etmek daha konforlu bir işti. Nasıl olsa yirmi yıldır Rus toplumunu buna hazırlamıştı. Görsel ve yazılı basına " Çar Putin" dedirtiyor. Okul müfradatların da Çar'lar anlatılıyor, Putin de okul gezilerin de öğrencilere harita üzerinde "Rus Dünyası neresi göster bakalım ?" sorusu televizyon ve sosyal medyada başat oluyordu.

"Ne var yani, ne var bunda Putin'in yaptığı yanlış mı ?" diyebilirsiniz, kısmen haklısınız da, ama lider dediğin reel politiği ve bunu oluşturan jeo-politiği, ekonomi, hukuk, sosyal, kültürel bir çok faktörü iyi analiz ederek hedefler koyabilmeli. Ayağı yere basmayan hedefler hedef değil hayaldir. Putin'in yaptığı da buydu aslında. Avrupa benim ! Hristiyan dinini de ben temsil ederim ! diyordu "Rus Dünyası"nda...

Bu görüşümü ünlü Rus edebiyatçısı Maria  Stepanova da şu sözleriyle teyit ediyor. "Tarih sömürüsü Rus halkını rehin alan bir araç" olarak tanımlıyor. Devamında da "Rus liderler yurttaşlarını her daim geçmişte tutmak isterler. Problemleri hiç bir zaman iç dinamiklerde kaynaklandırmaz sadece Batı'dan ve dışarıdan gelir. Ruslara bu şablon içinde kolaylıkla etki edebilir ve yönlendirebilirler. Amorf (şekilsiz) aktörler" der...

Ukrayna işgali öncesi, sürekli gaz verilerek "Çar" edasında ki Putin'i, yok ettiği güvenlik konsey üyesi ve istihbarat başkanını televizyonlar önünde "çalıp azarlayarak" nasıl felç ettiğini mutlaka sizler de görmüşünüzdür. "Çar Putin" e, devlet de devlet aklı da gerekmez. O'na  egosunu okşayacak övülecek sözler gerekir. Nitekim devlet de O, devlet aklı da, bilgisi de O değil mi ? Ne de olsa O, Ruslara yüz yıllar sonrası bir lütuf olarak verilen bir Çar !

Ama şu 15 günlük Ukrayna işgali işlerin öyle olamıyacağını, öyle gitmediğini gösterdi. Rus istihbaratçılarının basına yaptığı itiraflar, devlet olarak yenilir yutulur gibi değil. "Bizim görevimiz Putin'e doğru bir bilgi aktarmak yerine, Putin'in seveceği, egosunu yükseltecek bilgiler vermekti. O asla eleştirilmeyi sevmez" diyor.

Oynamaya gönlü olmayan gelin "yerim dar" dermiş. Ee o kadar geniş coğrafyasın da, o kadar zenginlige sahip bir ülke, insanını adalet ve refah için de yaşatması varken, Çar Putin, "21 nci y.y SSCB' nin yıkılması bir tarih hatasıdır. Ukrayna'nın toprakları bizim ecdadımız  Çarlık Rusyası'nın mirasıdır" diye çıktı bakalım sefere...

Savaş ne kadar sürer onu bilmem. Bildiğim şeyse; Osetya, Abazya ve Kırım'a sessiz kalan emperyalist ABD, emperyal Rusya'yı iyi kurguladığı "Savaş Oyunu" ile "hele sen bir gel bakalım sen çok oldun" diyerek Ukrayna'ya getirdiği ve enin de sonun da Putin'in gideceğidir.

Seyredin bakın isterseniz,
Bütün Putin'ler gidecek !

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri