Okul saldırıları, ilkokul, ortaokul, lise veya üniversitelere yönelik silah kullanılarak düzenlenen bir saldırıdır ve birçoğu görece yüksek zayiat oranı nedeniyle, katliam olarak da sınıflandırılır. Dahası, okul saldırıları, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaygındır.
Araştırmalara göre, okullarda silahlı saldırıların ardındaki faktörler arasında, birçok psikolojik problemin yanı sıra zorbalık, aile gözetiminin olmaması, ateşli silahlara kolay erişim ve akıl hastalığı yer almaktadır.
Saldırganların en önemli nedenleri arasındaysa, okul öğrencileri tarafından görülen zorbalık, zulüm, tehdit (%75) ve intikam (%61) yer almaktadır.
Geriye kalan güdüler arasında, bir problemi çözme girişimi (%34), intihar veya depresyon (%27) ve dikkat çekme veya tanınma (%24) yer almaktadır.
Ulusal Şiddet Suçları Analiz Merkezi ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi verileri saldırganların %68'inin evlerinden veya bir akrabasının evinden silah aldıklarını ortaya koymaktadır. Nitekim 1999 yılından beri, çocuklar / ergenler tarafından işlenen 145 ABD okul saldırısında kullanılan silahların %80'i evlerinden veya akrabalarının evinden alınmıştır.
Okul Zorbalığı
Dorothy Espelage (Florida Üniversitesi), zorbalık kurbanlarının yüzde 8'inin "öfkeli ve saldırgan bir şekilde" olduğunu belirtmiştir.
Zorbalığa maruz kalan öğrenciler, davranış sorunları, depresyon, daha az öz kontrol ve daha zayıf sosyal beceriler geliştirme ve okulda daha kötü yapma eğilimindedir.
Aşağılandıktan sonra, kurbanlar bir daha asla kurban olmak istemezler. Bunun üzerine, gruplara katılarak imajlarını yeniden kazanmaya çalışırlar.
Okullardaki tetikçilerin %75'i zorbalığa maruz kalmıştır veya zorbalığın kurbanı olduklarına dair kanıt bırakılmıştır.
Şiddet İçeren Video Oyunları Teorisi
Şiddet içerikli video oyunları da okullarda silahlı saldırılara yol açmaktadır.
Okullarda silahlı saldırı failleri ile tükettikleri medya türü arasında bir ilişki olup olmadığı uzun zamandan beri tartışılmaktadır.
Şiddet içeren video oyunlarına maruz kalmış veya bunları oynamaktan hoşlanan kişiler, okul saldırganları için popüler bir profildir. Buna istinaden, okul saldırganlarının oynadıkları video oyunlarının saldırganlık düzeylerini artırdığı ve okullarında silahlı saldırı gibi aşırı şiddet eylemleri gerçekleştirdikleri düşünülmektedir.
Edebiyattan Esinlenmek
Stephen King'in romanı Rage, 1988 – 1997 yılları arasındaki beş okul cinayeti ve rehine durumuyla bağlantılıydı.
Şanlıurfa’da Okulda Silahlı Saldırı
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, bir lisede silahlı saldırı gerçekleşti. Silahlı saldırıyı gerçekleştiren okulun 19 yaşındaki eski öğrencisi, pompalı tüfekle 16 kişiyi yaraladı ve daha sonra intihar etti.
İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre, on öğrenci, dört öğretmen, bir polis ve bir kantin işletmecisi yaralandı. Saldırı sonrası okul yöneticileri görevden uzaklaştırıldı. Buna ilaveten, Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen’e bağlı öğretmenler bir gün, Eğitim Gücü Sen ve Hürriyetçi Eğitim-Sen’e bağlı öğretmenler ise, iki gün iş bıraktı.
Şanlıurfa Valiliği, okul saldırısına ilişkin bir kişinin gözaltına alındığını, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden dört yöneticinin de görevlerinden uzaklaştırıldığını bildirdi.
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, yaptığı açıklamada, silahlı saldırıda çoğu öğrenci on altı yaralı olduğunu belirtti. Saldırganın okulun eski öğrencisi olduğunu söyleyen Şıldak, zanlının kendi hayatına son verdiğini ifade etti.
Siverek Belediye Başkanı Ali Murat Bucak ise, şunları ifade etti: "Olayın yaşandığı yer başarılı bir okulumuz. Daha önce hiçbir güvenlik problemi olmadı. İlçe Jandarma’nın karşısında yer alan bir okul. İlk müdahaleyi yapan sivil jandarma ve polis ekipleri oldu. Öğretmenlerimizden ikisinin durumu ağır. Toplam üç hayati tehlikesi olan yaralımız var. Üst katta camdan atlayan çocuklar da var. Yaralıların diğerlerinin hayati tehlikesi yok. Olayda kendi hayatına son veren genç, okulun eski bir öğrencisi. Okul ile ilişiği kesilmiş bir öğrenci".
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), olaya ilişkin yayın kuruluşlarına uyarıda bulundu; “Bilgi kirliliğine yol açmamak adına yalnızca yetkili makamların açıklamaları esas alınmalıdır. Sağduyulu bir dil kullanılmalıdır. Toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım süreci başlatılacaktır."
Milli Eğitim Bakanlığı, silahlı saldırı hakkında kapsamlı bir soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yaptığı açıklamada, silahlı saldırının herkesi derinden sarstığını ve büyük üzüntüye sevk ettiğini belirtti: "Yaşanan hadiseyle ilgili gerekli soruşturma ve incelemeler derhal başlatıldı. Süreç, ilgili kurumlarımızla tam bir koordinasyon içinde ve titizlikle yürütülmektedir. Eğitim ortamlarının güvenliği ve huzuru konusunda hiçbir ihmale müsamaha gösterilmeyecek. Benzer hadiselerin bir daha yaşanmaması için gereken tüm tedbirler kararlılıkla alınacaktır."
Kahramanmaraş’ta Okulda Silahlı Saldırı
Kahramanmaraş’ta, 8. sınıf öğrencisi, okuluna emekli polis babasının silahlarıyla ve yedi adet şarjörle gelerek, saldırı yaptı.
Hadise yeni gerçekleştiği için, edindiğim bilgiye göre, sekizi öğrenci, bir öğretmen olmak üzere, can kaybı dokuza yükseldi. On üç yaralının altısı yoğun bakımda. Üçünün durumuysa kritik.
İçişleri Bakanlığı, silahlı saldırıya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlattı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, silahlı saldırıya ilişkin dört mülkiye başmüfettişi ve dört polis başmüfettişi görevlendirdi.
Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde görevlendirilen Cumhuriyet Savcıları olay yerinde incelemelerini sürdürmektedir. Buna istinaden, soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla yayın yasağı kararı alınmıştır.
Olayın ilgili bakanlıklarca en ince ayrıntısına kadar takip edildiğini belirten Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise, hastanede tedavisi süren öğrenciler ve öğretmenler için destek ekiplerinin görevlendirildiğini duyurmuştur.
Silahlı saldırıya ilişkin Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derhâl soruşturma başlatıldığını; üç Cumhuriyet Başsavcı Vekili ile dört Cumhuriyet Savcısı’nın görevlendirildiğini belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, şu açıklamada bulunmuştur: “Soruşturmanın selameti açısından yayın yasağı kararı alınmıştır. Basın kuruluşlarımızın soruşturmanın gizliliğine hassasiyetle riayet etmesi önem arz etmektedir. Soruşturmanın tüm aşamalarına ilişkin gerekli bilgilendirmeler yetkili makamlarca yapılacaktır.”
Olayın tüm boyutlarının ilgili kurumları tarafından titizlikle incelendiğini; sürece ilişkin gerekli tüm adımların atıldığını; güvenlik, sağlık ve eğitim birimlerinin sahada aktif şekilde görev yaptıklarını vurgulayan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, şunları kaydetmiştir: “Sürecin her aşaması eş güdüm içerisinde yönetilmektedir. Bu tür olaylar karşısında toplumumuzun sağduyuyla hareket etmesi, paniğe kapılmaması büyük önem arz etmektedir. Olayın doğrudan çocuklarımızı ve ailelerimizi ilgilendiren bir boyutu bulunması nedeniyle, başta geleneksel ve dijital medya mecralarında olmak üzere, kullanılan dil ve söylemlerde azami özen gösterilmelidir. Travmatik etkileri artırabilecek, korku ve kaygıyı derinleştirebilecek ifadelerden kaçınılması; çocuklarımızın psikolojik güvenliğinin korunması açısından kritik bir sorumluluktur.”
Bana Özel Açıklama
Kahramanmaraş Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Selçuk Kurtsatar, okullardaki silahlı saldırılara ilişkin sağduyu oluşturdu.
Yetiştikleri aile ortamında, annelerinin ve babalarının ellerini çocuklarının üzerinden katiyen çekmediklerine değinen Başkan Selçuk Kurtsatar, günümüzde ise, tüm çocukların sosyal medyaya teslim edildiklerinden yakınıyor: "Geleceğimiz diye gördüğümüz, geleceğimizi emanet edeceğimiz yavrularımızı koruyamaz olduk."
Elinde silahla, on dört yaşında bir çocuğun öğrencisi olduğu okulundaki kuzuları öldürmeye cüret etmesini kimin sağladığı sorusunun en büyük soru olduğunu vurgulayan Başkan Kurtsatar, bu hadisenin çok derin bir hadise olduğunu ve ivedilikle çözümlenmesi gerektiğini belirtti.
"Biz Niye Varız?"
Okul saldırılarına yönelik hassasiyetlerini "Tüm bu çocuklar, bizim çocuklarımız. Çok yazık!" sözleriyle ifade eden Selçuk Kurtsatar, "Çocuğumuza, öğretmenimize ve okulumuza sahip çıkamayacaksak, biz niye varız?" şeklinde soru yöneltti.