Nebati'nin Açık Sözlülüğü

.

Daha öncede, partisinin Kızılcahamam toplantısında partililere mevcut ekonomi politikasını bilgilendirilmesin de "Bu sistem de dar gelirliler hariç, üretici firmalar, ihracatçılar kâr ediyorlar çarklar dönüyor" demişti. Doğrusu bu sözüne katılmamak mümkün değildi.

Öyle yâ ! ortalama ücretin asgari ücrete yaklaştığı Türkiye de, işçisi, memuru, emeklisi, ufak esnafı, köylüsü ve bunların aileleriyle birlikte yaklaşık 65 milyonu bulan insanımız son iki yıldır haydi geçim derdini geçtik yaşam endeksi bile mevcut enflasyonun 10 puan üzerinde seyrederken, ofulamadan günü kurtaran varsa gerçekten takdir etmek gerekir. Özellikle de evin fedakâr analarını, eli öpülesi o mübarek insanları...

Nebatinin "dar gelirliler" diye bahsettiği 65 milyon için; her gelen yıl bir öncesini arattığı gibi, gelen her ayda malesef bir önce ki ayı aratır oldu. 

Yaz ortasındayız maydonoz, kabak, salatalık, patlıcan, eh biraz biber ve domates fiyatı dışında onlarda % 25 tarla ürünü avantajıyla bahar ayına göre inmiş görünse de, bırakın temel gıdalardan, yağı, eti, peyniri, şekeri; fiyatı inen sebze meyve ne var söyleyin lütfen !?

Haydi ana babayı bir tarafa bırakalım, evde ki çocuklar kirazın, kayısının, erik ve şeftalinin ana vatanı sayılan bu 4 mevsimli 4 denizli ülkem çocukları "anne canım kiraz istedi ?" dediğinde çocuğuna ne der hiç düşündünüz mü ? Hangisinin kilogramı 20 liradan aşağı ?

Ucuzlatılan, pul olan liramızla iki yıl önce kendi parasıyla 1 kilogramına 1 ödeyen, Alman'ı, İngiliz ve Rus'u şimdi aynı parasıyla 2 kilogram kiraz, erik v.s yiyor. Sanki batan geminin malları... 

Hâ temmuzda; o dar gelirlilerin "ücretlere zam ! diye ellerine tutuşturulan tomârla paraya da aldanmayın sakın, o zam-mum değil. 

Geriye doğru 6 aylık enflasyon farkıdır. Zam olsaydı eğer,  enflasyon üzerine %8-10 puan daha ilave edilirdi. Daha o temuzda aldığın enflasyon farkıyla her gün üzerine dolu gibi gelen zamlarla altı ay mücadele edeceksin, helede eylül ortasından ocak ayına kadar... Ocak ayı dedim de, hazırmısınız geçen yıl ödediğin doğal gaz, elektrik faturasının 2.5-3 katı daha fazla ödemeye ?

Nebati, bir "dar gelirliler" lâfı etti konu nerelere geldi. Esas söylemek istediğimi nerdeyse unutuyordum.

Adana'lı süt üreticileri, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan 15 Mayıs tarihli 7.5 lira olan çiğ süt referans fiyatlarının, artan elektrik, işçilik, ilaç, saman, yonca, silaj, arpa mısır gibi tane yem fiyatlarıyla kilogramı 6.4 lirayı aşan kesif yem fiyatında ki artışlar nedeniyle çiğ süt fiyatının tekrar gözden geçirilmesi için, Adana da MÜSİAD toplantısına katılan Nebati'ye ilettiklerin de; 

Nebati, "Süt fiyatı artmayacak. Çünkü yem sanayicileri hemen zam yapıyorlar. Yem fiyatları artmasın diye süte zam yapmayacağız" demesin mi ?

Süt üreticileri için kesif yem bir girdidir. Bu girdi yem sanayicileri içinse çıktıdır. Yem sanayi için tahıl artıkları, buğday,  arpa, mısır ve yağlı tohum küspeleri girdidir.

O zaman şöyle bir sonuç çıkmaz mı ? Madem süte zam yapmayarak, süt üreticilerini cezalandıracaksınız, yem sanayinin girdileri olan arpa, buğday, yağlı tohum küspelerine v.s fiyatlarını indirmek gerekir ki, süt üreticileri de çiğ süte zam istemesinler değil mi yani ?

Bu hiç kolay bir iş değil sayın Nebati. "yerli ve milli" diye, kim bağladıysa bizi Öyle bağlamışlar ki; tavukçulukta % 90, süt inekçiliğin de % 70'e varan ölçüde dövize kör düğüm edilmişiz sayın Nebati. 

Türk çiftçisi bir ineğin 4 memesinden sağdığı sütün, 3 memesini kesif yem, buzağı maması, tohum, ilaç, aşı v.s diyerek yadırğılara yani bize bu ürünleri ihraç edene teslim ediyor. Eh bir tek memeden gelen sütle kıt kanaat idare ediyor, etmesin mi sayın Nebati ?
 Süt üreticisi bundan bir ay evvel 1 litre süt satarak kilogramı 6 lira olan süt yemiyle 1.25 kg yem alabiliyordu. Şimdi  1.17 kg yem alıyor. Üstelik üreticinin yem harici diğer masrafları da hâ bre artıyor. Zaten üç memesini ele, yâdırğıya sağan bu adamların hiç yüzü gülmesin mi ?

Dahası var, üretici süt veren ineklerini kesimhaneye gönderirse zaten süte, yoğurda, peynire küsen sizin "dar gelirliler" dediğiniz 65 milyon içinde ki bebeler, çocuklar, geleceğimiz dediğimiz gençler n'apar sayın Nebati ?

Yok, yetersiz beslenmeden dolayı, bedenen ve beynen gelişmemiş, algılaması zayıf, kötürüm bir gençlik istiyorsak, buna elbet şiddetli itirazımız olur sayın Nebati...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri