Nazarı İtibara Alınmalıdır

Nazarı İtibara Alınmalıdır

Bir 24 Nisan günü Paris’te bir kafede çay içerken Türk arkadaşım geldi ve “Bugün Ermenilerin soykırım anma günü’dür. Türk olduğunu anlarlarsa, sana zarar verirler, hemen eve git” demişti. Maalesef Ermeniler memleketimde benim hayatımı da etkilemişlerdir. Merhûm dedem Maraş İstiklal Savaşı’nda canı pahasına Ermeni ve Fransızlarla savaşmış ve çok sayıda düşman askeri öldürdüğünü babama anlatmıştı. Bu yüzden moralini düzelltmek için Kayseri’ye giderken Göksun ilçesinde yerleşmesi, doğduğum yeri belirlemişti.

İngilizler 22 Şubat 1919’da Maraş şehrini işgal ettiler. Bundan sonra bölgede Ermeni varlığında artış görülmeye başlandı. İngiltere ile Fransa arasında yapılan antlaşma neticesinde Maraş ve çevresi Fransa’ya devredilince 29 Ekim 1919’da Fransızlar Maraş’a girdiler. Fransız ordusu içinde Ermeniler’den teşkil edilmiş birliklerin olması, şehirdeki Ermeniler’in işgali coşkuyla karşılaması, kaledeki Türk bayrağının indirilmesi, Uzunoluk Hamamı’ndan çıkan kadınları Fransız askerlerinin tâciz etmesi halkın tepkisine yol açtı.

Ermeni ayaklanmalarında, özellikle sivil Müslüman-Türkler, kadınlar çocuklar öldürülüyordu. 21 Temmuz 1905 Cumâ günü Yıldız Câmiinde, Osmanlı pâdişâhı İkinci Abdülhamîd Hana sûikast düzenlediler ise de öldürmeye muvaffak olamadılar. Balkan Savaşları ve Birinci Dünyâ Savaşı sırasında, dış devletlerin tesiri ile, bütün azınlıklar gibi, Ermeni çeteleri de arkadan vurmaya devâm ettiler. 14 Mayıs 1915’te “Sevk ve İskân” (tehcir) Kânunu çıkarılarak zararlı görülenler çeşitli yerlerde iskân edildiler. Doğu Anadolu’nun işgâli sırasında Ruslar ile birlikte, Türklere taarruza geçtiler.

Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Dünya Savaşı sonunda galipler arasında paylaşılmasını fırsat bilen Ermeniler, bundan bir hisse koparabilmek için Ermenistan’dan doğu illerimize doğru ilerlemeye başlamışlardı. Hatta bâzı vilâyetlerimizi alarak büyük katliama giriştiler. 15. Kolordu Kumandanı Kâzım Karabekir Paşa, emrindeki askerleriyle 28 Eylül 1920’de bu ilerleyişe karşı taarruza geçmiş ve şiddetli savaşta Ermenileri yenmişti.

ABD Başkanı Ronald Reagan’ın hukuk danışmanlığını yapan Bruce Fein, sözde Ermeni soykırımı iddialarını değerlendirdi. Ermenilerin bu iddialarının son derece asılsız olduğunu belirten Fein, Reagan’ın başkan olduğu 1981′de bu konunun Beyaz Saray tarafından araştırıldığını ve iddiaların asılsız olduğunun belgelendiğini söyledi.
İşte sözde Ermeni soykırımı konusunda Fein'in açıklamaları:
“Osmanlı İmparatorluğu'nun azınlıklara karşı müthiş sayılabilecek bir özen gösterdiği gerçeğini unutmamak gerekir. Azınlıklar, kendi dini özgürlüklerini ve hayatlarını son derece rahat bir şekilde sürdürdü.
Ermeni terör çeteleri I. Dünya Savaşı sırasında Fransa ve Rusya ile birlikte Osmanlıları öldürdü. Bu rakamın 2 milyon civarında olduğu bir gerçek. Ermeni kayıplarının ise 500 bin civarında olduğu araştırmalarla kanıtlandı. Burada asıl önemli konu, Ermenilerin ihanetidir. Osmanlı da kendisini savundu. Özellikle ABD'de yaşayan Ermeniler, soykırım yalanı ile büyük getiri sağlıyor. ABD yönetimi de büyük paralar döndüğü için Ermenileri karşısına almak istemiyor. Ermeniler ısrarla kendi arşivlerini açmıyor. Çünkü yıllardır soykırım yalanı ile dönen getirimi kaybetmek istemiyorlar. Arşivler açıldığı anda gerçek ortaya çıkacak.”

Bilim dünyasındaki tespitlerime göre bizim tarihçilerin kaleme aldığı Ermenilerle ilgili onlarca tarih kitabına karşılık, Ermenilerin ekseri dünya dillerine çevirilmiş yüzlerce aleyhimizde yazdıkları kitapları vardır. Bu durum nazarı itibara alınmalıdır. Allahü teâlâ ülkemizi ilelebed payidar eylesin.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri