Köşe Başı Beklerim!

Köşe Başı Beklerim!

Sevgili okurlarım,
Öncelikle sizlere, sabırla beni okuduğunuz için teşekkür ediyorum. Bugün 4 Nisan 2026 Cumartesi… Güzel dostlara selam olsun!

Bizler hep onlara kızarız. Kim mi onlar?
Siyasi parti il başkanları, ilçe başkanları… “Ne yaptılar ki?” der, emeklerini inkâr ederiz.

İktidar partisinin il ya da ilçe başkanına gideriz: “Oğlumu, kızımı işe yerleştir!” diye talepte bulunuruz. İş verilmezse, o partinin il ve ilçe başkanından daha kötü kimse yoktur gözümüzde!

Üzerine bir de şöyle deriz:
“Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma belediyede işe başladı; siz bizim çocuğu işe almadınız. Partiniz yerin dibine batsın!” der, havamızı atar gideriz.

Gazeteci olarak 47 yıldır siyasi partileri takip ediyorum. İl başkanı, ilçe başkanı ya da yönetimde olup da bugüne kadar gerçekten gülen birini görmedim. Hani bir söz var ya:
“Çemberimde gül oya, gülmedim doya doya…”
İşte tam da öyle.

Hepimizin bir derdi var. Dertlere kanıyor, sözlere inanıyor ve günleri saya saya bir dönemi geçiriyoruz sevgili dostlar.

Şimdi bir iddia var: CHP’nin 20 milletvekilini इस्तifa ettirerek ara seçime gitme ve Ekrem İmamoğlu’nu cezaevinden çıkarma planı yaptığı konuşuluyor.
Cezaevinde Ekrem İmamoğlu gün sayıyor; her gün bir umut… Sanki şu türküyü söylüyor:
“Köşe başı beklerim, vay benim emeklerim… Dümbeleği çala çala yoruldu bileklerim…”

Olur mu? Türkiye’de her şey olur. Ama mesele önce istifa edecek milletvekillerini bulmakta…

Sevgili okurlarım,
Şu an aklıma gelen yerelde birkaç ismi de anmak isterim: CHP İl Başkanı Ünal Ateş, AK Parti İl Başkanı Burak Gül, AK Parti Onikişubat İlçe Başkanı Durdu Sefa Kekeç, Dulkadiroğlu İlçe Başkanı Ali Çam…
Ve diğer partilerin il ve ilçe başkanları… Hepsi çarşı pazar, köy köy dolaşıyor, çalışıyor, gerçekten emek veriyorlar.

Severiz ya da sevmeyiz, oy veririz ya da vermeyiz… Ama yiğidin hakkını da vermek gerekir.

Hani bir söz vardır:
“Pembe gül idim soldum, ak güle ibret oldum… Karşı karşı dururken yüzüne hasret oldum…”
Bugün gerçekten de dost yüzüne hasret kaldığımız günlerden geçiyoruz.

KÖŞE TAŞI:
Meslekte 47 yılı geride bırakırken; gazete, dergi, kitap, internet ve sosyal medyada her gün yazan biriyim.

Kahramanmaraş’ta her gün yazan Mehmet Fiskeci’yi ve yeni ama bir o kadar da tecrübeli Hacı Ali Güneçıkan’ı da anmadan geçmek olmaz.

Manşet Gazetesi sahibi Arslan Deveboynu, çalışanlarına şöyle diyor:
“Her gün yazın; yazmadan gazeteci olunmaz. Her gün kitap okuyun; okumadan yazamazsınız.”

Ne kadar doğru! Ben de her gün gazete okur, kitap okur, sonra yazarım.

“Köşe başı beklerim, vay benim emeklerim…”

Sevgili okurlarım,
Beğenirseniz yazılarımın altına yorum yazın, beğenmezseniz yine yazın. Yeter ki destek olun ki moral bulalım ve yazmaya devam edelim.

Sadece gazetecilere değil, bu şehirde hizmet eden siyasetçilere de bir teşekkür edelim. İl ya da ilçe başkanlığı bittiğinde onlar da “Vay benim emeklerim…” demesinler.

Bugün 04.04.2026 Cumartesi…
Herkese bol kazançlı işler diliyorum. Allah hepimize helalinden rızık versin.

Emek verene bir teşekkür edelim ki kimse “Köşe başı beklerim, vay benim emeklerim…” demesin.

Hayırlı hafta sonları diliyorum.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri