Korku

.

İnsanlar bizi sevsin isteriz. Hep doğru yapmak. Hata yapmamak.

Şunun kesinlikle idrakindeyim. Eğer bir şey yaparsanız hata yaparsınız. Hiçbir şey yapmazsanız hata yapmazsınız.

Kendi varlığımızın farkında olmamız için yaşadığımız toplum 40 yıl veriyor. Ben neyim, nerde ne kadar başarılıyım? Sorularının cevabını üniversite yıllarında verdiğimizi zannetmek ne büyük hata.

Daha büyüyüp yaşadığımız toplumu ve değer yargılarını, sosyal statüleri kavramak atadan kalan genel miras ile yoğurmak birde üstüne anaç olmayı başarmak. Bunların biri eksik kalsa ben neyim sorusunun da cevabı yarım.

Kişi kendini bilmeli prensibinden hareketle kendinle barışık olmak için verdiğin çaba ve ona ayırdığın zamanın tarifi “hayat” kelimesi ile özetleniyor.

Dönemler halinde değerleriniz ön plana çıkıyor. Yaşlılıkta çok önemsediğiniz ve gençler yerine getirmiyor diye hayıflandığımız olgu üzerinde düşünmek gerekir. Biz gençken o olgu bizim için ne ifade ederdi.

Yaşadığımız coğrafyada kadınların daha tez olgunlaştıkları muhakkak. Ama diğer yanda ki gerçek kendilerini geliştirmekteki zayıflıkları. Elimizde ki avantaj uçup gidiyor böylece.

Ben artık yıllarca uğraşıp didindiğim kendi değer yargılarımın toplumla barışmasını istiyorum. Sosyal sorumluluk bilinci ve daha önemlisi rızık için dökülen terin takdir görmesini istiyorum.

Artık yaşadığımız bu kentte sosyal bir bilinç etrafında ve tanımlanabilir yargılar görmek istiyorum. Hakkettiğim algılanması kolay yönetimler istiyorum. Eğer sokağım 3. Kere aynı tadilatı geçiriyorsa ve eğer şehir merkezinde park sorunu yaşıyorsam, eğer şehrin tüm yükünü ve tabii rantını tek cadde esnafı yüklenmişse bir sorumlu bulmak istiyorum, sorunumu anlatabileceğim.

Sivil toplumda senelerdir gösterdiğimiz çaba için birileri çıkıp ta siz ne yaparsınız sorusu ile karşılaşabiliyorsam kendimde sen kimsin deme lüksü olmasını istiyorum.

…….

Sevgili okur bu dünyada her şeyin bir karşılığı vardır. Beyazın ki kara, sıcağın ki soğuk. Ve maalesef sevginin ki nefret.

Biri yoksa bilin ki diğeri onun yerini aldığı içindir. Ve inanın ki kolay olan sevmektir.

Çok zannetmiyorum ama yazıyı tekrar yapmadan okuyabildiyseniz asıl isteğimin huzur olduğunu anlamışsınızdır.

Yaşadığım kentin “ya el alem ne der” kenti olmasını istemiyorum. İşte çok yakında “Maraş olayları anma yıldönümü” denecek. Yine kıyametler kopacak. Sakin olmak gerekir. Dinlemek gerekir. İşte şimdi Maraşımızı sevmek gerekir. Ama çok iyi bilenlerdenim siyasette 1+1 in her zaman 2 etmediğini. Sakın sevgisiz kalmayın.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri