Kör ve Topal hikâyesi

.

Kahramanmaraş’ta yaşamak, ortama ayak uydurmak ve en önemlisi de ayakta durmak oldukça zor bir hadisedir.

Hani ünlü İslam savaşçısı, Peygamberimizin yol arkadaşı Malik Bin Ejder’e mal edilen bir söz var.

Rivayet o ki; “Maraşlılar iki yakanız bir araya gelmeye!” sözü. Bir İslam savaşçısı, Peygamber aşığı Allah dostu insan tahmin etmem ki beddua etsin. (Ne bilelim belki de aslı vardır.)

1981 yılından bu yana meslekte 35 yılı geride bırakırken, bu şehirde çekememezliğin, birbirini istememezliğin oldukça fazla olduğunu yaşayarak gördük.

“Benim yoksa başkasının da olmasın!” anlayışı bu gün geçer akçe haline gelmiştir. Oysa “komşuda pişen bize de düşer” anlayışı hâkim olsa ve paylaşmak, ön planda olsaydı çok daha güzel olmaz mıydı?

Bunları neden yazdığıma gelince;

“Kahramanmaraş iklim açısından, coğrafi bölge açısından, stratejik acından Türkiye’nin merkezi konumunda olan bir şehirdir. Ancak biz bu konumdan faydalanamıyoruz.

“lider çıkartamıyoruz.” Şehirde, şehrin gelişmesi adına kafa yoran insanlar bir araya gelemiyor. Bölük pörçük bir görüntümüz var. Birlik ve beraberliği sağlayamadığımız için de, kent gelişimi ağır aksak yürüyor.

**

1970’lerde Kahramanmaraş’ta “Kahramanmaraş’ı geliştirme Derneği” varmış. Bu dernekte şehrin önde gelen eşrafları bir araya gelir, siyasetçilere destek verir ve şehrin gelişmesi için ortak aklı kullanırlarmış. Kahramanmaraş’a o yıllarda Bölge Müdürlükleri kurulmuştur.

Bir ara bu görevi Mehmet Balduk döneminde Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası üstlendi.

Şimdi Ticaret ve Sanayi Odası o işlevini yitirmiş gözüküyor. Çünkü reklam ve tanıtıma ayrılan bütçe o kurumun vizyonunu göstermeye yeter de artar bile. Gazetelere ve medyaya yapılacak küçük küçük destekler şehirde kamuoyunun sesinin gür çıkmasına katkı yapar. Bunu kısan, bunda cimri davranan Ticaret ve Sanayi Odası hiçbir alanda bir başarı gösteremez. Komşu şehirlerde Ticaret ve Sanayi Odaları bütçelerinin % 25’ini buna ayırırlarken Kahramanmaraş’ta bunun tam tersi bir durum söz konusudur.

**

Konu başlığı olarak seçtiğim, kör topal hikâyesi aynen bu şehirde hemen hemen her gün yaşanmaktadır.

Şehirde, şehrin gelişimine dair yazan ve çizenlere sahip çıkmak bir yana köstek olanların çok olduğu bir şehirde olsa olsa körler ve sağırlar her zaman birbirini ağırlar sözü hayatın bir gerçeği olarak çıkar karşımıza.

Beyler; bir şehirde kamuoyu ne kadar güçlü ise o şehirde de gelişme o denli hızlı olur.

Mehmet Balduk dönemindeki ekonomik ve siyasal ivmeyi bu gün yakalayamıyorsak bunun sebebini uzakta aramaya gerek yoktur. Parayı elinde tutanlar, gücü elinde tutuyor demektir.

Gücü doğru kullanan şehirler marka şehirler olurken bizim gibi gücünün farkında olmayan ve eleştirel ifadelerden korkan kurumlar çoğaldıkça da o şehir giderek küçülür.

Bu gün Kahramanmaraş büyümek bir yana küçülüyor. Nüfusun artması bir büyüme göstergesi değildir.

Sanatta, edebiyatta, kültürde, siyasette neredeyiz? Türkiye ortalamasının nerelerindeyiz? Eğitimde ve diğer konularda % 60’larda seyreden bir şehir gelişiyor deniliyorsa buna kargalar bile güler….

**

Bütün dert ve sorunlarımızın 2016 yılında kalmasını temenni ederken 2017 yılının barış ve huzur içinde geçmesini yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.

 

 

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri