Köle Pazarı

Köle Pazarı

İnsan insana kıyar mı?
Ve insan insanı çıkarı için kullanır mı?
İnsanın gücü yeterse köle olarak kullanır mı ?
İnsan bu tabi ki fırsat bulunca yapar.
Neden dostça ve insanca yaşayamıyoruz ki?
Kim bize öğretiyor tüm bu kötülükleri. Neden yaşadığımız yeri cennete çevirmek varken, neden cennem ediyoruz birbirimize hayatı.

Köle nedir;, hukuki olarak başka bir insanın mülkü veya malı kabul edilen, özgürlüğünden tamamen mahrum bırakılmış, iradesi dışında alınıp satılabilen ve karşılıksız çalıştırılan kişidir.

Oysa insan insanın yurdu olmalı, kurdu değil. Ancak öyle gelişir insanlık, sevgi ancak böyle ayakta kalır ve paylaşım insanı daha da insan yapar.
Hiçbir insan diğerinden üstün değildir. Sadece ve sadece insan olmak zor ve insanlığını korumak zor bu devirde.
Çünkü seversiniz şımarır ve sizi önemsemezler. Merhametli olursunuz aptal gibi görürler. Yardımcı olursunuz kanı bitlenince sizi beğenmezler. Bu tür örnekleri çoğaltmak mümkün ne yazık ki.

***
Antik çağda köleler vardı. Bunlar Antik Yunan ve Roma uygarlıklarında köleler; ekonominin,tarımın ve sanayinin temel iş gücünü oluştururdu. Bu köleler “mal” olarak alınır,satılırdı. Çoğunlukla savaşlarda ele geçirilen esirlerden,borçlulardan ve suçlulardan oluşurdu. Mesela ; Ülkemizde Efes ve Kapadokya Roma döneminin en büyük köle ticaret merkeziydi. Gezdiğinizde bazı rehberler bunu söyler bazen geçiştirilir.
***
Orta çağda ise kölelik yerini toprağa bağlı serflik sistemine bıraksa da kölelik kurumu tamamen ortadan kalkmadı. Yine insanlar kölelik mevzunu devam ettirdi. Ağır ve zorlu koşullarda kendileri değil, “mal” olarak gördükleri kölelere işler yaptırdılar. İnsanoğlu kötü yanını besledikçe daha da kötü olabiliyor.Ne yazık !
***
Yeni çağda ise Amerika kıtasının keşfiyle birlikte, tarlalarda çalıştırılmak üzere Transatlantik Köle Ticareti patlak verdi. Yaklaşık 400 yıl süren bu dönemde milyonlarca insan zorla Afrika’ dan Amerika ve Karaipler’ e taşındı.Hatta öyle ileri gidenler vardı ki; zenci bir çocuğu hayvanat bahçesine koymuşlardı.
Özellikle Afrika’dan gelen koyu tenli insanları çok ağır işlerde çalıştırdılar.
***
XIX.yüzyılda Sanayi Devrimi ve insan hakları hareketlerinin etkisiyle kölelik yasaklanmaya başlandı. Ancak günümüzde kölelik ortadan kalkmış değil. Zorla çalıştırma, borç esareti ve insan ticareti şeklinde “modern kölelik” olarak varlığını sürdürmekteydi.
XIX.yüzyıl Amerika Devlet Başkanı Abraham Lincoln zenci (siyahi) değildir. 12 Şubat 1809'da Kentucky'de doğan ABD' nin 16. Başkanı Lincoln, İngiliz ve İskoç-İrlandalı kökenli beyaz bir Amerikalı’ dır. Köleliğe karşı duruşu ve "Büyük Özgürleştirici" unvanıyla bilinir. Döneminin ırksal önyargılarını paylaşmış Amerikan İç Savaşı sırasındaki politikalarıyla köleleştirilmiş milyonlarca siyahinin özgürleşmesini sağlamıştı. Sonrasında öyle ki “Kökler” adında köleliği sinemaya taşımışlardır.
***
Köle olmak bir kader değil, güçlünün güçsüz üzerinde kurduğu ve kurmaya çalıştığı bir güçtür. Maddi olarak güçlü olan ne yazık ki bu zamanda daha bir el üstünde. Oysa alim olsan ne yapar; bir hırka bir urba yeter derler. Lakin gelin görün ki insan da insan olduğu sürece ya kullanılıyor veyahut “sen bilmezsin” oluyor.
Özgür olmak elimizden alınmasın. Çünkü insan ancak Yaradan’a inanır ve ona kulluk eder. İnsanın insana olan üstünlüğü yoktur. Mevkiler insanları sadece görev ve iş için işgal eder. İşleri bitince görev sona erer.
İşin en kötü yanı insanın unutkan olması. Ölümü unutuyor. Hiçbir itibar ve hiçbirşeyi toprağın altına götürelemeyeceğini herkes bilir ama yine de Dünya’ya meyleder. Hiç ölmeyecek gibi yaşar. Hiç yaşamamış gibi gider.
Kalın sağlıcakla.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri