Kahramanmaraş Depremi İzlenimleri

.

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 gecesindesoğuk hafif karlı bir hava vardı.

Saat 04:17’ de gökten bir afet işitildi.Önce hafif bir sarsıntı ve hızlı hızlı ev duvarları tak tak vurmaya başladı. Alttan sesler gelmeye, evler sallanmaya başlandı. 1,5 dakika hiç bitmeyen bir zaman oldu. Herkes bağrışıyor, zikir yapanlar, kelime-i şehadet getirenlerküçük kıyameti yaşamışlar. sarsıntının bitmesini beklemişler ve  Nihayet 1.5 dakika bitmiş. Deprem  şiddeti 7,7 imiş, ama 10 şiddetini hissetmişler. Çünkü deprem Pazarcık üssü,  6 km derinliğinde olmuş. İnsanlar kaçarken tekrar 04:24 de 7,4 bir daha depreme yakalanmışlar. Üzerlerine bir şey dahi alamadan bir çok kişi evini terk etmiş. Mal sahibi,  mülk sahibinin ancak Allah olduğunu, mülkü dilediği gibi tasarruf ettiğini Mevla göstermiş oldu.

Bu deprem ile  Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis ve Malatya'da büyük yıkıma yol açtı. En fazla etkilenen şehir Kahramanmaraş ve Hatay oldu.

Bazı evler o anda çökmüş, bazıları  enkaz  altında can vermişler, bazıları yaralı sanki ölmeyi beklemekteler ve kurtulanlar ise soğukta arabalarına binip yollara düşmüşler, arabası olmayanlar da yollarda yardım beklemişler. Canını zar zor kurtaranların üzerlerinde belki pijama, belki gecelik varmış. Dışarısı buz gibi -2 hafif karlı bir hava. Unutulmaz bir geceyi yaşıyordu yaşayanlar, sanki kıyamet provasıydı yaşananlar. O gecenin karanlığında kimin kime faydası vardı?

Önce can sonra canan demeye başladı insanlar. Yakınlarını bir bir telefonla sorup  aramaya başladılar. Arabası olanlar en yakınlarını ziyarete gitmeye başladılar. Yakıt almak için petrollere sıraya girildi. Çoğu petrolde yakıt yoktu. 200 tl den dazla yakıt verilmiyordu. Ekmek ve su 1.2 gün zor bulunuyordu.

O güzel evler, sığınılan evler, lüks evler;  artık kaçınılan evler olmuş. Hani bizim sandığımız  o evler, bizim değilmiş, mal mülk sahibi Allah imiş. Bir zamanlar pandemi vardı, o zaman da evlere hapis olmuştuk. Ya Rab sen nelere kadirsin, her şeyde hikmetin var. Mevla  bizim akıllanmamız için  önce bizi evlere hapsetti sonra evleri bizlere dar etti.

Birinci gün herkes yardım bekliyor; su, ekmek, yakıt, battaniye aranır olmuş. İnsanlar grup grup; enkaz altında yakınlarının seslerini duyup da onlara yardım etmek isteyenler ya da bir şey yapamayanlar, canını kurtarıp  sığınacak yer arayanlar, araçta sarsıntıların bitmesini bekleyenlerle dolu. Araç radyosu haberlerde depremden önce Diyarbakır’dan bahsediliyor, bir kaç bina yıkılmış gün boyu haber yapılmakta, Gaziantep belediye Başkanı Fatma Şahin deprem yerinde “Gazi Antep’in yarısı yıkıldı” diye haber veriliyordu.. Ancak 2 gün sonra Kahramanmaraş’tan haberler verilmeye başlandı. Maalesef ortada yetkililer, siyasetçiler yok, sanki Kahramanmaraş sahipsiz bir şehir gibi göründü.

Elbistan üssü 06/022023’de öğlen saat 13:24 de 7,6 şiddetinde bir daha deprem oldu. Bazı binalar bu sarsıntıyla yıkıldı, insanlar da bir korku daha oluştu. Kurtarma ekiplerinden bazıları vefat etti. Bu durum kurtarma faaliyetini biraz daha geciktirdi. Kimileri hasarlı evlerine girip eşya kurtarma derdinde iken enkaz altında kaldı. Afet yetkilileri her tarafa yetişemiyor, enkaz fazla ve zaman az. 

Kahramanmaraş’ta deprem olacağı 2-3 yıldan beri konuşulmaktaydı. Ama alınan tedbirler yoktu. Sadece ülke çapında bir deprem alarmı verildi, toplanma yerleri tespit edildi o kadar. Fay hattının olduğu yerlere iskan izni verilmeye devam edildi. Yine fay hattına çok katlı evler dikildi. Eski evler 40-50 yıllık evler boşaltılmadı. Evet bunları yapmak külfetli, ancak insan daha kıymetli. Şimdi ihmalden dolayı bunca vefat eden kişilerin hesabını kim nasıl  verecek?Müteahhitler, denetleyenler, izin verenler kendilerini sorumlu tutmalılar.

Bu gelen afet kimilerine göre bir musibet, kimilerine göre rahmet olarak değerlendirilebilir. Enkaz altından mucize denecek şekilde insanlar kurtuldu. Bazıları şehid olarak Mevlanın huzuruna gittiler. Şımarmış bir toplum olmuştuk, kendimizi dünyaya öylesine kaptırmıştık ki ölümü hiç hatırlamıyorduk. Kanaat kalmamış, yolsuzluk önlenmemiş, lüks ve israf başını almış gitmiş. LGBT gayri resmî çalışmalarını sürdürmüş, faiz tefeciliğinden kurtulamadık.

Bazı musibetler doğrudan Allah’tan gelir,

Bazı musibetler Allah izin vererek dolaylı olarak insanlar eliyle olur,

Bazı musibetler de insan kendi kendine eder.

Bazı musibetler bazılarına rahmet olur, derecesi yükselir,

Maalesef depremden 1-2 gün sonra  marketleri talan edenler oldu, evden eşya kaçıran hırsızlar oldu. Verilen  yardımlara gözü doymayan depremzedeler oldu.

Devlet,  depremzedeler için paket açıkladı. TOKİ evleri, 10.000 tl yardım, 15.000 tl taşınma ücreti, kira yardımı ile depremzedelerin yanında oldu. Tabii depremin yansıması büyüktü, 10 şehir etkilenmiş, her yere anında ulaşmak zordu. Buna rağmen devlet ve STK işbirliği ile yaralar sarılmaya başlandı. Allah razı olsun nice vakıf, dernek ve hayırsever kişiler yardımcı olmaya çalıştılar.

Kuran-ı Kerim de Araf Suresi, 4. Ayet; “Biz nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti”. Kahramanmaraş ve çevresi hem gece hem gündüz bu afeti yaşamış oldu. Vefat edenlerimizin ve kayıpların sayısı 50.000’ i aştı.

Deprem hakkında HAARP silahının kullanıldığı gündeme getirilmektedir. Daha önceki yazımda da HAARP teknolojisine değinmiştim. İsrail sokaklarında Türkiye’de Maraş’ta iki deprem olacağına ilişkin deprem haritalarının asıldığı basına yansımıştı. Arz-ı Mev’ud a ilişkin hayallerin sürdürüldüğü görülmektedir. Belki bu teknoloji ile deprem öne çekilmiştir. Belki daha büyük bir tahribat planlanmıştı. Ama devlet ve millet işbirliği ile yaralar sarılmaya başlanmıştır.

Rabbım devletimize ve milletimizezeval vermesin. İç ve dış düşmanlarımıza Rabbım fırsat vermesin. Bir daha böyle elim musibet göstermesin. Şehitlerimize rahmet olsun, yakınlarına sabır versin. Yaralılarımıza acil şifalar versin. Yaralanan tüm depremzedelere ve Köşe yazarlarımızdan Ali Avgın beye geçmiş olsun, Rabbım acil şifalar versin. Yine yazarlarımızdanşehit olan Ahmet Doğan İlbey abimize rahmet diler, yakınlarına sabır dilerim.

Beklenen İstanbul depremi olmadan hemen tedbir alınmalı, belki İstanbul bir süreliğine tahliye edilmeli!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri