Osmanlı Devleti’nin 1918 yılında kurduğu Doğu Ordular Grubu’na bağlı Kafkas İslam Ordusu, tümüyle Müslümanlardan oluşmuştu ve gönüllülerle birlikte, yirmi bin kişilik bir güce erişmişti.
Kuruluş Amacı
Kafkas İslam Ordusu, kargaşa içindeki Azerbaycan’ı ve Dağıstan’ı Rus işgalinden kurtarmayı; ayrıca, Azerbaycan’ın ve Dağıstan’ın bağımsızlıklarını kazanmalarına yardımcı olmayı amaçlamıştı. Dahası, Kafkasya’daki askerlere silah desteğinde bulunmayı amaçlamıştı.
“Dostluk ve Karşılıklı Yardım”
8 Haziran 1918 tarihinde, Osmanlı Devleti’yle Kafkasya Devletleri arasında, Batum Antlaşması imzalanmıştı. Ki; bu antlaşmanın “Dostluk ve Karşılıklı Yardım” maddesi gereğince, Osmanlı Devleti, gerektiği takdirde, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’ne silah yardımı yapmayı kabul etmişti.
Askeri Yardım İsteği
Azerbaycan Milli Şurası Başkanı Resulzade, Kafkaslardaki Müslüman halka karşı katliamların durdurulması için Osmanlı Devleti’nden askeri yardım istemişti.
Muharebe Kazanan Birlikler
Kafkas İslam Ordusu Birlikleri, Bakü Muharebesi’ni kazanmışlardı ve 15 Eylül 1918 tarihinde, Bakü’ye girmişlerdi. Ne var ki; Mondros Mütarekesi’ne göre, Osmanlı Devleti’nin savaştan önceki sınırlarına çekilmesi gerekmişti. Bunun üzerine, Kafkas İslam Ordusu, Bakü’yü terk etmişti. Osmanlı askerleri ise, 15 Aralık 1918 tarihinde, Azerbaycan’dan tümüyle çekilmişlerdi.
Bana Özel Açıklama
Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Bosna–Hersek Komisyon Başkanı Selçuk Kurtsatar, araştırma konuma ilişkin bana özel açıklamada bulundu.
Selçuk Kurtsatar, dünya tarihi sahnesinde, Türk Devletleri içerisinde, Osmanlı Devleti'nin hem güç hem süre olarak çok önemli bir yer edindiğini; Osmanlı Devleti'nin altı yüzyıl hükümranlık sürmüş bir devlet olduğunu vurgulamaktadır.
Ne var ki; hâkimiyeti altındaki topraklardaki azınlıkların daima başka hesaplar yapmasından; Osmanlı Devleti'nin ise, fethettiği topraklarda fazla tavizkar davranmasından dolayı nihai sonucun istenildiği şekilde olmadığından yakınan Başkan Kurtsatar, Balkanlar'da, Kafkasya'da ve Orta Doğu'da çok kötü sonuçlarla karşılaşıldığından, çok fazla toprak kaybı yaşanıldığından derin üzüntü duyduğunu ifade etmektedir.
İmzaladığı antlaşmadan dolayı, gönüllü İslam Ordusu'nun kazandığı zaferin engellendiğini kaydeden Kurtsatar, Türk Birliği sağlanmadıkça, bu tür sonlara daima muhatap olunacağına ilişkin bana açıklamada bulunmaktadır.