KÂBE KUTSALIMIZDIR!

.

Boğaziçi Üniversitesinde yaşanan olayı duymuşsunuzdur. Üniversite önünde Müslümanların mukaddes mekanı, kıblemiz Kabe'ye ve islami değerlerimize yönelik hadsiz bir saldırı yapıldı ve bu asla kabul edilemez. İnanç ve fikir özgürlüğüne her zaman saygı duymuşumdur.Kimse kimsenin kutsalına inanmak,inancını benimsemek zorunda değil ve bu hakkı bizzat Rabbimiz veriyor insana. İnanıp-inanmamak kişinin kendisine kalmış. Ama bu özgürlüğü saygıyla yaşanması gereken bir durum olmaktan çıkarıp, başkasının inancına, değerlerine, kutsalına saldırı unsuru olarak kullanmaya, 

birlik-beraberlik ve bir ülkeyi paylaşıyor olmamızın erdemini zedeleyecek her türlü harekete sonuna kadar karşıyım. Kıblemiz Kâbe-i Muazzama’ya yönelik yapılan saygısızlığı kınıyor ve Kâbe-i Muazzama'yı anmışken yıllar öncesine,kalbimin merkezine Rabbimi alarak dünyanın merkezine olan yolculuğuma götürmek istiyorum sizleri. 

Bütün sıkıntılar dünyada kalıcı olacakmışız gibi yaşamaktan kaynaklı, Rabbimizi kalbimizin merkezine alsak sorun kalmayacak! 

Kâbeyi ilk gördüğümde büyülenmiş gibiydim,hareket edemedim.  Kâbeye sadece bakmak bile iç dünyama, kalbime yaptığım bir yolculuk gibiydi. Tavaf yapan insanlara bakarak şunu tefekkür etmiştim; bu kalabalık sadece bir ahiret provası değil, dünya hayatının da bir yansıması gibi adeta.  Bu prova bize dünya yolculuğunun meşakkatlerini de gösteriyor. Tavaf bize dünya hayatına bakışımızın da nasıl olması gerektiğini gösteriyor aslında. Şöyle ki Tavaf; sabır, tahammül, sıkıntılara katlanma, güçlüklere göğüs gerebilme, büyük kalabalıklar içinde hareket edebilme gibi özellikleri barındırır, tıpkı hayatın kendisi gibi.  Ama çektiğin tüm sıkıntıları da sevinçle karşılarsın ve zorluklara rağmen hedefine yürümeye devam edersin çünkü kalbin merkezinde Rabbin var!  Yine tavaf esnasında bazen sana çarpan oluyor yavaşlıyorsun hatta bazen öyle sert oluyor ki canın acıyor ama durmuyorsun, bazen de bir boşluk oluyor rahat rahat tavafını yapıyorsun tıpkı hayatın kendisi gibi ama ne durum olursa olsun vazgeçmiyorsun çünkü kalbin merkezinde Rabbin var!  Yine tavaf esnasında herkesin eşit olduğunu, dünyalık sıfatların değil kulluk vasfının önemli olduğunu, zengin, fakir, makam sabihi olan olmayan herkesin Allah'ın misafiri olarak eşit olduğunu görüyorsun.Kimin mülkünde, kimin izniyle dolaştığını, kimin huzurunda olduğunu ve kime hesap vereceğini görüyorsun. Dünyalık tüm vasıfları, hırsları, büyüklenmeleri bir kenara bırakıyorsun çünkü kalbin merkezinde Rabbin var! 

Ezcümle saymakla bitmeyecek kadar çok ders var tavafta... 

İşte sevgili okur, tüm bunlardan şunları anlıyoruz ki ; kalbimizin merkezine Rabbimizi alırsak hiçbir dünyalık hırs, heves, makam kalbimize yerleşemez. Hiçbir acı, zorluk, sıkıntı bizi ümitsizliğe düşüremez,yolumuzdan edemez.  Yorulsak da, canımız da acısa, kayıplarımız da olsa, hata da etsek, düşsek de Bismillah der her şartta yolumuza devam ederiz. Biiznillâh! 

Harcamadan ve harcanmadan vaktinizin bereketi bol olsun. 

Sevgilerimle. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri