İçimizdeki Batı’nın oğullarına dikkat-1-

.

Türkiye’de bugün her taraftan hain ve bölücü fışkırıyor. Bu ülkenin selameti ve geleceği için atılan her adıma köstek olanlar yine sahnede. Siyasette, edebiyatta, sanatta ve Türkiye’nin zararına olan her faaliyetin ardında Almanya’ya, Fransa’ya sığınmış ve dış düşmana ajanlık eden Batı’nın oğullarından bir hain çıkıyor…

Bu yüzelli yıldır bu ülkeyi Batı’ya şikayet eden bu taifenin bugün de faaliyet içinde olduğunu hemen hergün duyuyoruz. Bu taife ve tiplerin zihniyetlerini iyi tanımak gerek… Batının oğulları yalnızca PKK-FETÖ  kısvesinde değildir. Bu mesela CHP ve benzeri Cumhuriyetçi enteller olabilir.  Edebiyat , sanat ve siyaset sahasında ve üniversitelerde çok…

Bunların eşkalini ve zihniyetini daha önce de ifade ettiğimiz yazılarla bir daha duyurmayı millî vazife addediyoruz.

Türkiye’de Müslüman kimliğinden utananlara, Osmanlı-İslâm medeniyetini hâkir görenlere, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e kadar Batı “uygarlığından” gözleri kamaşanlara, Batı’nın toplum düzenine, edebiyat ve düşüncesine hayran olanlara, modernizmin, materyalizmin, pozitivizmin yayılmasına yataklık edenlere, İslâm’ın kamu ve devlet idaresindeki varlığının gereksiz olduğunu söyleyenlere Batı’nın oğulları denir. 

Batı’nın oğullarının alâmet-i fârikası, konuşmalarına daima azılı Batıcılardan Kılıçzâde Hakkı’nın aşağılık sözüyle başlamalarıdır: “Bağıra bağıra halka anlatacağız ki, değil Asya’ya çekilmek, kutuplara firar etsek, Avrupalılar gibi düşünmedikten, Avrupalılar gibi çalışmadıktan sonra orada dahi yakamızı bırakmazlar, mevcudiyet-i mukaddese-i diniye ve milliyemizi muhafaza ettirmezler. Bugün Avrupa’dan tardettiler, yarın dünya yüzünden kaldıracaklardır.”  

BATI’NIN İLK OĞLU REŞİT PAŞA’DIR

Mustafa Reşit Paşa’yla başlar Batı’nın oğullarından olmak. Medeniyetini yetersiz bulanların, Avrupa’nın zihniyetine ve fikriyatına iltica edenlerin ilk temsilcisidir.

Batı’nın ilk oğlu Reşit Paşa’nın pozitivist felsefeci Auguste Comte ile bağlantıları vardır. Comte, 1853’de Reşit Paşa’ya “Pozitivist dinin kutsal formülü” başlıklı bir mektup gönderir. “Beyefendi” diye başlar mektubuna. “Saygıdeğer istifanızın boş zamanları, yeterince ilgi ile evvelâ doktrinimin genel özetini size sunacak olan ‘Pozitivizm İlmihâl’ini, sonra da onu kesinlikle düzenleyen ‘Pozitif Sistemini’ kabul ve tasdik edeceğinizi ümit etmeme izin veriyor. (…)  Asırlardan beri, Doğu ve Batı, eşit iştiyakta, şu ana kadar elde etmeye asla muktedir olamadığı evrensel dini arıyor. (…) Bu büyük gayeye Allah’ın yerine insanlığı geçirerek, daha iyi ulaşılacağını yakından göreceklerdir.”

Ustasının yolundan giden Şinasi de o yıllarda maddeci Ernest Renan ile dostluk içerisindedir. Böylece Batı’nın ilk oğulları Dekartçı anlayışla inançları şüpheyle karşılarlar. “Yaratıcıyı” akla irca eder ve imanın asıl yerinin akıl olduğuna hükmederler.

Kitap ve peygamberlerden hiç söz etmezler. Bu fikirlerin tesiriyle Recaizade Ekrem, Abdülhak Hâmid Tarhan ve Tevfik Fikret gibiler de “Efkâr-ı Frenge tebaiyet” ederek Batı’nın oğulları kervanına katılırlar ve Batı’nın oğulları çoğalmaya başlar.  

BATI’NIN OĞULLUĞUNA İLK KAYDINI YAPTIRANLAR JÖNTÜRKLERDİR                                                                                              

Batı’nın oğullarından olmaya ilk kaydını yaptıranlar Jöntürklerdir. Âli Paşa, Ali Suavi, Şinasi, Beşir Fuat, Mithat Paşa gibi aydınlar, Reşit Paşa’dan sonra Batı’nın oğulları olanlardır. Devlet-i âli’den nefret edip Paris’te mûkim olmakla özürlüdürler. Batı’nın oğullarından olma tâlimlerini Paris’te, Londra’da sürdürdüler. Laikliği, faizciliği ve pozitivist aklı savundular.                                                                                                                              

Batı’nın oğullarından olmanın tarihi 1832'de "Tercüme Odası"nda başlar. Burada inançlarını kaybetmeye başladılar. İslâm hüviyetlerini küçük görmeyi, Batı’nın oğlu olmayı ilk burada telaffuz ederler.                                                  

Şinasi, Batı’nın oğullarının ilk edebiyat ve gazetecisidir. Batı’dan tercümeler yapar. Hepsi Fransızcadır. Batı’nın oğullarından olmak Fransızca’yla başlar. Şinasi, Reşit Paşa’yı, “Medeniyet resûlü”, yani Batı’nın oğullarının öncüsü ilân eder. “Acep midir medeniyet resulü dense sana / Vücud-u mucizin eyler taassubu tahzir (sakındırma).”                                                                  

------------------

Haftaya  İçimizdeki Batı’nın oğulların yazmaya devam edeceğiz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri