FETÖ’yü Bırak İthalat Yapanlara Bak

.

15 Temmuzdan bu yana yatıp kalkıp fetö ile ilgili haberler seyrediyoruz. Türkiye de darbeleri kimlerin yaptığını, fakat kimlerinde maşa olduğunu hükümette, medyada ve vatandaş ta biliyor. Vatandaşın tek bilmediği, daima yerli malı alın, iş yerlerine Türkçe isim verin diye yırtınan bir cumhurbaşkanımız olmasına rağmen, bu cumhurbaşkanımızın hiç bir sözünün yerine getirilmediği gibi en yakınları dahi onun bu tavsiyelerini ciddiye almamaktadırlar.

          Hükümetteki bütün bakanlar ve bürokratlar ithal malzeme alınmaması ile aldıkları kararları gazetelerde ve televizyonlarda sürekli dile getirmelerine rağmen, halkı aldatmaktadırlar ve yalan söylemektedirler. Ekonomi haberlerini ve sanayi ile ilgili bütün gelişmeleri mesleğim icabı takip ederim. Bir diğer takip etme sebebim ise vatanımı sevmem ve milliyetçi duygularımdır. Yerli bir üretim var iken, az bir gayret ile yerlisini üretebilecek iken, sürekli devlet kurumlarına, üniversitelere ve kamu kurum ve kuruluşlarına alınacak makine ve teçhizatta % 15 lik fiyat fazlalığının göz ardı edilmesine karar vermiş ve bunu yayınlamış bir hükümet var iken, ısrarla alınan makine ve teçhizatları ithal eden zevat hangi ülkenin memurudur.

          Türkiyemiz de yapılan yerli üretimi yurt dışına satan ,büyük ihracat yaptığı için ihracat birinciliği ödülü alan firmalarımız var. Fakat bu firmalara soruyorsunuz, bize birincilik ödülünü veren Tobb dahi kendi üniversitesine ve kurumlarına ithal makine almaya devam ediyor der. Bu kadar çelişki sadece ihanettir,  Cumhurbaşkanı ve yerli malı alınız diyen hükümet ile alay etmek değil ise gene diyorum doğrudan vatan ihanettir. Fetö diye onu bunu suçlayanlar bir de bu ithal hainliğine bir eğilseler. Hükümetin tavsiyeleri, ricaları, almış oldukları teşvik kararlarına rağmen, bizzat devletin açtığı ihalelerde alınacak makine veya ürünün ithal  olması şartını öne sürenler, bütün işlerde ithal makine olacak diye diretenler hangi ülkenin ve hükümetin yetkililerdir.  Bu ithal makinede bu adamların karı nedir, neden ısrarla ithal makine derler, buradaki yolsuzluk ne orandadır, soruyorum.

           İşyerlerine Türkçe isim verilmesi meselesine gelince, dünya gazetesinde yemek kültürü üzerine yazı yazan sayın Faruk Şüyün beyin yazısını okusunlar. Faruk bey işyeri tabelalarına bakınca hangi ülkede olduğunuzu anlamanız mümkün değildir, diyor. Belediyelerin alacağı bir karar ile bu işyerlerine yabancı isim verenlere bir süre verilir ve Türkçe ve Türk kültüründen esinlenen isimler verilmesi istenir. Hala yabancı isimde ısrar edenlerin işlerleri kapatılır, bakın ceza verilir demiyorum. Ceza verip aynı isme devam edecek ise bu sadece devlet ile değil Türk milleti ile alay etmektir. Dünyada hiçbir örneği olmayan bir millet haline geldik. Doğru dürüst Türkçe konuşamayan insanlar bile bir berber dükkanı açsalar kendisinin dahi telaffuzda zorlandığı ve manasını bilmediği ne  kadar uyduruk ve yabancı bir isim var ise buluyor ve iş yerine veriyor, sebebi ise gayet basit. Zan ediyor ki müşteri bu yabancı isme geliyor ve ticareti artacak. Bilmiyor ki malın ve hizmetin iyisi müşteriyi getirir. Böylece kendi kültürüne de zarar veriyor ülkenin değerlerine de. Bu kanayan yaranın tek çaresi ya ismini değiştirir veya işyerini kapatır.

         Hükümetimizi ya konuşmamaya ve karar almamaya  veya bir şeye karar alıyor ve bunu bütün Türkiye ye duyuruyor ve bundan aziz millet nezdinde bir kazanç sağlıyor ise artık sözünde durmaya davet ediyorum. Havanda su döğmeye benzeyen, unutulan, takip edilmeyen, bizzat kendi bürokratları ve bakanları tarafından ciddiye dahi alınmayan kararları millete duyurmasınlar. Kamuya alınan bütün makine ve teçhizatlarda yerli malı üretim olduğu halde bunun yerine ithal makine alan herkese hakkımı haram ediyorum. İşyerine Türkçe isim verilsin diye televizyonlarda konuşup bu takip etmeyen bütün yetkililere de hakkımı haram ediyorum. Fetö bahanesi ile yüzlerce şehit ve gazi verdiğimiz darbeden sonra idam lafını ağzına sakız edip sonradan daha önceki idam sözleri gibi meseleyi sulandırıp, aziz Türk milletinin devletine olan güvenini ve adalet duygusunu sarsacak olanlara hakkımı haram ediyorum. Avrupa birliği için devletin ve milletin birliğini bozacak kararları alıp, idam meselesi gibi sulandırıp sonra unutturanlara hakkımı haram ediyorum.

            Hükümetimizden sözlerinin arkasında durup, ithal makineye dur demesini, Türkçe isim meselesini ciddiye almasını ve idam meselesinin artık dalgaya gelecek bir iş olmadığını ve Türk milletinin sabırla beklediğini ve sabrın da bir sınırının olduğunu hatırlatırım. Her şey Rabbimin rızası içindir. Vesselam. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri