EĞİTİMCİ SÖZÜ

.

Söze başlarken Mehmet Taş Bey, Maraş Gündem Ailesi ve tüm Kıymetli okuyuculara merhaba diyor ve bana bu çatı altında yazı yazma ortamı sağlayan güzel insanlara teşekkür ediyorum.

     03/01/2020 Tarihinde yani bugün, geleceğin teminatı olan öğrencilerimden ayrılışımın yıl dönümü. Ve aynı zamanda yazımın bir gazeteyle tanışmasının ilk günü. Geçmişin ve geleceğin bir günde kesiştiği şu ortamda bir insan olarak, aynı zamanda bir kalem olarak yazmaya mecburum. Söylenecek kelamı olan, yazacak kalemi olan, elinden geldiğini; dilinin döndüğünü yazmalıdır. Bu kişinin kendi keyfiyetindeymiş gibi gözükse de manevi ve insani sorumluklar kişiyi iyiden ve güzelden yana bir şeyler yazmaya mecbur bırakmaktadır. Çünkü bu ülke ve bu insanlık için kendi özdeyişimle, Konuşması gerekirken susanlar; susması gerekirken konuşurlar. O zamanda ne yazık ki iş işten geçmiş olur.

     03/01/2020. Yani bugün okuldan ayrılacağımız gündü. Öğrencilerimize önceden verdiğimiz bir söz vardı: Mahalli şair ve yazarlarımızı bir gün mutlaka getireceğim diye. Şair ve yazarlarımızın okullara gitmesi, öğrencilerimizin kendi bölgesinden yetişmiş yazar ve şairleri tanıması; öğrenciler arasındaki sanata meyilli öğrencilerin tanıdık bir adresi, çalacağı bir kapısının olması babından önemliydi bu.

     Son günde, şair ve yazarlarımızdan: Rahmetlik Hacı Ali Özturan, Salman Kapanoğlu, Lütfi Bilir, Yasin Mortaş, Tayyip Atmaca, Metin Acıpayam, Kütüphane Müdürü Bilal Horasan ve Eski 12Şubat İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Enver Gökşen Bey misafirim olarak geldiler.

     Başta idari personeller ve Aziz Ulusoy, Fatih Yalın, Ali Kaplan, İsa Ceyhan ve Bayan Öğretmenlerimizden Elif Çalışkan, Semra Çakmak, Feride Molla ve Nağihan Kösece iyi bir ev sahipliği yapmanın gayretiyle uğraştılar.

     Çok güzel bir program oldu. Öğrencilerin mutluluğunu gözlerinden okumak mümkündü.

     Sıra bana geldiğinde söylediğim sözler; şu anda içinde bulunduğum ve verdiğim mücadeleyle uyuştuğu için hem Rahmetlik Hacı Ali Özturan’ı iyilikleriyle yad etmek hem de anlamlı o günü yaşamak ve not düşmek için yazma zorunluluğu hissettim. Öğrencilerle diyoloğumuz şöyle oldu:

     Sevgili Öğrenciler,

    Ben yazar, şair ve misafirlerimi veda için değil söz verdiğim için getirdim. Ben veda etmeyi hiç sevmem. Sonra ben emekli olmuyorum. Sadece bir geçiş hadisesi. Bundan sonra mücadelelerimizi Kahramanmaraş Edebiyat Sanat Derneğinde; Kahramanmaraş için, Bu Ülke ve insanlık için mücadelemizi vereceğiz. Neden emekliliği kabul etmiyorsunuz derseniz:

  1. Gençliğin nereye gittiği belli olmazken,
  2. Çekirdek aileler her gün parçalanmaya doğru giderken,
  3. İçerde ve dışarda mantar gibi düşmanlar türerken,

      Bir adamın gidip ben emekli oldum demesi mümkün değil. Ataların deyimiyle: “Öğlene kadar da ho, ölene kadar da ho! diyeceğiz, dedim.

       Sevgili öğrenciler, ben sözümü tuttum ve tutmaya devam edeceğim. Unutmayın ki canım sağ oldukça sizinle araya duvar örmeden sizi savunacağım. Sizinle ilgili doğru gördükleri yanlışı, yanlış gördükleri doğruyu anlatmaya çalışacağım.

      Ama bir şartla: Hedef koyan, koyduğu hedefe ilerlemede ödün vermeyen, maddi ve manevi değerlerine bağlı bir inançla yola çıktığınız zaman. Siz yarın demeksiniz.

      Selam ve Saygılar

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri