İş Yapmayan Kurum, Çalışmayan Müdür, Boşa Giden Milyarlar!
Sevgili Okurlarım,
Devletin sırtında öyle yükler var ki saymakla bitmez! Kurulurken bir ihtiyacı karşılamak için oluşturulan, ancak zamanla işlevini kaybeden, görevleri başka kurumlarla örtüşen, buna rağmen bütçeden para harcamaya devam eden kamu kurumları var.
Daha da önemlisi; il müdürü, ilçe müdürü, bölge müdürü, genel müdür unvanı taşıyan binlerce bürokratımız var. Kimi görev yapıyor, kimi ise siyasi tercihlerle görevinden alınıp Ankara'da bir kenara çekilerek maaş almaya devam ediyor.
Devletin parası babamızın parası değil! Her kuruşun hesabı sorulmalı.
Bugün devletin küçülmesi, kamuda tasarruf ve verimlilik konuşuluyorsa önce kendi içimizdeki israfa bakmalıyız.
MHP Lideri Devlet Bahçeli, "Türkiye de İl Sayısı 100 olmalı, yeni ilçeler kurulmalı," diyor bu tamamen yanlış olduğunu düşünüyorum, Türkiye yeni yüklerin gelmesi demektir bunun adı !
RTÜK, Kamu İhale Kurumu, kalkınma ajansları, bölge müdürlükleri, çeşitli fonlar, kamu şirketleri ve benzeri kuruluşların görevleri yeniden incelenmeli. Aynı işi yapan kurumlar birleştirilmeli, görevi kalmayanlar kapatılmalı.
MUHTARLIKLAR GEREKLİ Mİ?
Bugün e-Devlet üzerinden birçok resmî işlemimizi yapıyoruz. Vatandaşın önemli bir bölümü mahallesinin muhtarını bile tanımıyor. Buna rağmen 55 bini aşan mahalle ve köy muhtarlığı yapımız var.
Muhtarlıkların görevleri yeniden düzenlenemez mi? Mahalle hizmetleri belediyeler bünyesinde mahalle temsilcileri aracılığıyla yürütülemez mi? Elbette bu değişim yapılırken vatandaşın hizmete erişimi ve köylerin özel ihtiyaçları da korunmalıdır. Muhtar Mahalle Temsilcisi olmalı , Maaşını belediyeden almalıdır.
DEVLET ÜNİVERSİTELERİ DE GÖZDEN GEÇİRİLMELİ!
Her şehre üniversite açmak başarı değildir. Önemli olan kaç üniversite kurduğumuz değil, kaçında kaliteli eğitim verdiğimizdir.
Devlet üniversitelerinin sayısı, öğrenci kapasitesi, akademik kadrosu, eğitim kalitesi ve bütçeye maliyeti dikkate alınarak yeniden planlanmalıdır. Büyükşehirlerde güçlü ve nitelikli üniversiteler oluşturulmalı, ihtiyaç fazlası ve verimsiz yapılar gözden geçirilmelidir.
Üniversite açmak kadar, o üniversiteyi yaşatmak ve kaliteli eğitim vermesini sağlamak da önemlidir.
DEVLETTE TASARRUF ÖNCE KENDİ KAPISINDAN BAŞLAMALI!
Benim önerim çok açık:
Aynı işi yapan kamu kurumları birleştirilmeli.
İşlevini kaybeden müdürlükler kapatılmalı.
Gereksiz bölge müdürlükleri kaldırılmalı.
Çalışmadan maaş alan bürokrat sistemi sona erdirilmeli.
Zarar eden kamu şirketleri mercek altına alınmalı.
Fonlar, vakıflar ve özel hesaplar şeffaf biçimde denetlenmeli.
Her kurumun personel, araç, bina ve yönetim giderleri kamuoyuna açıklanmalı.
Elbette her kurumu kapatmak çözüm değildir. Önce devletin ve vatandaşın o kuruma gerçekten ihtiyacı olup olmadığı araştırılmalıdır.
SON SÖZÜM ŞUDUR:
Devletin sırtında yük olan kurumları, makamları ve gereksiz bürokrasiyi artık sorgulamak zorundayız.
Bir kurum çalışmıyorsa, bir müdür görev yapmıyorsa, bir kuruluş aynı işi yapan başka bir kurumun kopyası hâline gelmişse orada tasarruf değil, israf vardır!
Devletin kasası milletin cebidir. Milletin alın teriyle toplanan vergiler, çalışmayan insanların ve işlevini yitirmiş kurumların maaşını ödemek için harcanmamalıdır.
Devlet büyüklüğünü kurum sayısıyla değil, vatandaşa verdiği hizmetin kalitesiyle göstermelidir.
Artık devletin sırtındaki kamburları temizleme zamanı gelmedi mi?
Kalın sağlıcakla…