Afetler bir çok olumsuzluğu beraberinde getirirken, bir çok hayra da vesile oluyor. Bazı vakaları mıh gibi aklımıza çakmayı ve unutmamayı sağlıyor.
- Malzemeden çalan müteahhidi de, kul hakkıdır deyip en iyi malzemeyi kullanan müteahhidi de unutmadık
- "Bugün para kazanma zamanı değil, can kazanma zamanı" diyerek deprem bölgesine gelen madencileri de, yıkıntılar arasında özçekim yapan güya yardım eden ekipleri de unutmadık.
- "Sesimizi duyan var mı?" diyenleri de, sesimizi kısmaya çalışanları da unutmadık.
- Deprem bölgesine gelenlere, çay çorba ikramında bulunanları da, deprem bölgesinde fahiş fiyata simit çorba satanları da unutmadık.
- Soğukta donmasınlar diye kıyafet gönderenleri de, ev ve çadırına kıyafet yığanları da unutmadık.
- Kiralık evini ücretsiz ya da makul fiyata verenleri de, depremi fırsat bilip kira ücretini fahiş fiyat yapanları da unutmadık.
- Ülkesi Yemen iç savaş yaşarken, deprem bölgesine gelen ve "niye geldin? " sorusuna "burda yaşananların savaştan farkı yok" diyen genci de, "bu şehir adam olmaz" deyip şehirden çekip gidenleri de unutmadık.
- Bizlere mektup gönderip "sizleri unutmadık, her daim yanınızdayız" diyen ilköğretim öğrencilerini de, deprem bölgesine yardım edeceğiz deyip yalan söyleyen telefon dolandırıcılarını da unutmadık.
- Deprem bölgesine, Almanyadan tır ile yardım getiren genç kızı da, deprem bölgesinden malzemeleri çalıp memleketine götürenleri de unutmadık.
- Depremde üşümesinler diye mont, battaniye, soba gönderenleri de, evdeki battaniyesini para ile satan, altımızdaki döşeği çalanları da unutmadık.
- Marketlerde yardım kolisi oluşturanları da, market yağmalayanları da unutmadık.
- Deprem bölgesine iş makinaları yetiştirmeye çalışan tır şoförünü de, deprem bölgesinde iş makinasını ranta dönüştürmeye çalışan kişileri de unutmadık.
- Depremden hemen sonra mazot fiyatlarını artıran aç gözlüleri de, çocuklar üşümesin diye mazot ve yakacak gönderenleri de unutmadık.
- Toprağın altındaki iyileri de, toprağın üstündeki kötüleri de unutmadık.
UNUTMAYACAĞIZ
Daha önce deprem bize ne öğretti yazısını kaleme almıştım. Bu yazımı da tekrar paylaşayım:
DEPREM BİZE NE ÖĞRETTİ
1–Koca koca evlere sığmaz iken, konteyner evlere hatta çadırlara sığabileceğimizi öğretti:
Evlerimizi, ofis ve iş yerlerimizi birçok eşya ile doldurmuş idik. Eşyalara adeta köle olmuştuk. Deprem az eşya ile yaşanabileceğini de öğretti.
2- İyilerin ve kötülerin her dönem var olduğunu öğretti:
Şeytan yedi gün, yirmi dört saat mesaisine devam etmektedir. İyiler ve kötüler her dönem var olmuştur. Bir bölgede Kâbiller kadar Habiller de vardır.
Deprem bize, yardım için gelen gönüllüleri ve depremzedeleri evlerinde misafir eden iyi insanların varlığını öğretir iken, market yağmalayan, kira fiyatlarını katlayan kötü insanların varlığını da öğretti.
3-Dün sevdikleriniz, ev ve eşyalarınız var iken bugün olamayabileceğini, öğretti:
Kuran'da Allah; eşlerin, çocukların ve malların bir sınav aracı olduğunu söylüyor. Ev ve eşyalarımız araç iken amaç edindik ve kimimiz en ufak bir sarsıntı da ruhen ve bedenen yıkıldık. Deprem bize dayanıklılığı, metanetli ve acziyeti öğretti.
4- Yapacaklarımızı tehir etmemeyi öğretti:
Tehir tehiri doğurur. Yapacaklarınızı ihmal etmeyin. Yapacaklarınızı zamanında yapın. Sevdiklerinize sevdiğinizi söyleyin ve sevdiklerinizle zaman geçirin. Tabi hakedenlerle.
5- Mülkün sahibinin Allah olduğunu bir kez daha öğretti:
Deprem, her şeyin geçici, yalnız Allah'ın baki olduğunu, kendi tercihlerimizin dışında, karşımıza başka tercihlerde çıkacağını öğretti.
6- Bazı kişilerin gerçek yüzlerini öğretti:
Felaketler dostlarımızın, komşularımızın, akrabalarımızın ve düşmanlarımızın gerçek tavırlarını öğretir. Gerçek dost, düştüğümüzde kaldırır. Düşmanınız ise bir tekme de siz düşer iken vurur.
7- Uzak diyarların ve uzak insanların da çok yakın olduğunu öğretti:
Felaketler, bazen düşmanlıkları bitirir, dostlukları pekiştirir. Uzak ülkeleri bile yakın eder. Düşman olan birçok ülke, depremde yardım seferberliğinde bulundu. Deprem stratejilerin değişebileceğini, ülkeler arası sıcak ilişkiler kurulabileceğini öğretti.
8- Büyük acıları yaşayınca, küçüğüne direnci öğretti:
Büyük acılar yaşayan insan, küçük acılarda daha metanetli olup daha az sarsılır. İnsan ruhen ve bedenen çelikleşir. Deprem yeni başlangıçların olabileceğini öğretti.
9- Makam ve mevkilerin yetersizliğini öğretti:
Masa başında iş görenlerin, saha da yetemediğini ve yetkili makamların hazırlıksız olduğunu öğretti. İşini doğru yapanları tenzih ederim.
10: Birlik ve organize olmanın gerekliliğini öğretti:
Depremle birlikte dünyanın ve Türkiye'nin birçok yerinden gelen yardımseverler, birlikte hareket ederek geniş bir alana yardımcı olur iken problem çözmede organize olmanın gerekliliğini öğretti.
11- Ev sahibi ile Kiracının, işveren ile işçinin bir ateşin başında muhabbet edebileceğini öğretti:
Dün apartman ve sitelerde, birbirlerinin yüzüne bakmayan komşular var iken depremde bir ateşin etrafında muhabbetle sohbet eden komşuların; kiracı ve ev sahiplerinin olabileceğini öğretti.