Deprem Öncelikli Kentsel Dönüşüm

.

Van depremi sonrasında Başbakan Sayın Erdoğan, deprem riski taşıyan şehirlere öncelik verilmek üzere kentsel dönüşüm çalışmaları yapılacağını ilan etti.

Türkiye’de deprem riski taşıyan öncelikli şehirler arasında yer alan Kahramanmaraş’ta vakit geçirilmeden bu çalışma içine dahil edilmelidir.

Bu konuda Kahramanmaraş Valiliği, Belediye ve siyasi temsilciler bir rapor hazırlayarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ivedi olarak vermek zorundadırlar.

Kahramanmaraş Belediyesi, Belediye binası yapılırken bina yeri ve Orta hal civarında bir zemin etüdü çalışması yapmıştı. Sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı mı bilmiyorum amma, gayri resmi edindiğim bilgiler açısından meseleye baktığımızda o bölge hiçte iyi durumda değildi.

Bana anlatılanı hatırladığım kadarıyla Belediye Binasının zemini sağlam denilecek düzeyde ama o bölgeler için bunu söylemelerinin doğru olmadığı gibi bir sonuç çıkardığımı hatırlıyorum.

Bilindiği gibi bu yılın başında yapılan bir kanun değişikliği ile inşaatların takip ve sorumluluğu yapı denetim firmalarına verildi. Bunun sıkı takip ve kontrolü gerekiyor. Bu firmalar at imzayı al parayı mantığı ile hareket ederlerse işte o zaman tabiri caizse tahtanın çivisi kopar, iş daha da işin içinden çıkılmaz bir hal alır.

TİM FED Genel başkanı Tahir Tellioğlu kamuoyuna Van Depremi sonrasında yaptığı açıklamada şu konulara dikkat çekmektedir.

Diyor ki; “Dün yaşanan deprem felaketinin sonuçlarını yine üzülerek görmüş olduk. Acaba devlet ve millet olarak düşündük mü? İnsanlarımızın katili kim? Doğal afetler mi? Yoksa çürük denetimsiz ve yıkılmaya yüz tutan binalar mı? Ekranlarda hepimizin gördüğü yıkılan yapıların en büyüğü yani 7 katlı olup 30 küsur daireli yapının 5 yıllık bir bina olduğunu yani büyük deprem felaketi sonrası ders alınmadan yapılan bir yapı olduğunu?   Bir binanın zemin etüdü ile 20 ayrı binaya ruhsat verildiğini. Muhtemelen o binanın müteahhidinin de müteahhitlik mesleği ile alakalı birinin olmadığını düşünürsek başkaca bir sonuç beklememiz mantık dışı olur. Bu kadar çok deprem tokadını yiyen bir toplum olarak hala ders alamıyorsak bunun sebepleri de sorgulanmalıdır.

17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden 12 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen ne yazık ki ciddi bir önlem düzenlemesine gidilmemiştir. Hala ülkemizdeki riskli yapı stokları, orta şiddet teki bir depremde yıkılma tehlikesi ile karşı karşıyadır.

-Hala önüne gelen hiçbir yeterlilik akreditasyonuna sahip olmadan müteahhit olabilmektedir.

-Hala mühendislik ve mimarlık fakültelerini bitiren teknik elemanlar kısa bir staj sürecinden sonra imza yetkisine sahip olabilmektedir.

-Hala Türkiye’ de yapı sektörünün başıboşluğu ve yasal mevzuatlarımızın alt yapısı oluşturulamamıştır.

-Hala yapı denetim elemanları sorumlu olduğu imza attığı sözde denetlediği inşaatlarına bir kez dahi uğramadan sözde denetimi sağlamaktadır. Bunun adı da inşaatı denetleyen yapı denetim sistemi olmaktadır.

Yukarıda yazılı olan eksikliklere ve ekleyebileceğimiz diğer eksiklikleri düzeltmediğimiz takdirde Türkiye’ deki orta şiddet ve üstü depremler ülkemiz insanı için çok ciddi yaşamsal can kaybı riski oluşturmaktadır.

Tedbirler sırasına göre bir taraftan geçmiş dönemde yapılmış çürük binaları yıkarak ya da güçlendirerek yapı stoku elden geçirilmelidir.

Deprem şartlarına uygun hizmet verecek en hızlı ve lojistik imkânlı merkezler ve yaşam alanları oluşturulmalıdır. Müteahhitlik mesleğini disiplinize altına almak, şehircilik ve çevre bakanlığı kontrolünde TC. kimlik numarası üzerinden müteahhitler bilgi bankası oluşturmak, müteahhitlerin yaptığı işlerin sicil kaydının ülkemizdeki bütün belediyelerin ticaret odalarının, ilgili birimlerinin ihtiyaç duyduğunda istediği müteahhit ile ilgili bütün bilgileri çok net ve şeffaf bir şekilde görebilecek sistemini oluşturmak, müteahhidin ayıplı imalat yaptığı durumlarda meslekten men edecek, her müteahhidin yeni bir iş yapma durumunda önceki işinin iş teslim tutanağının yazılmadığı taktirde ülkemizin hiçbir yerinde iş yapmasına izin verilmeyeceği ve yasaklanacağı sistemin kurulması sağlanmalıdır.

Ülkemizdeki yapı stoklarının inşaat ve imalat süreçlerinden sorumlu olan teknik kadroların mühendislik ve mimarlık fakültelerinden mezuniyetlerinden sonra yeterli uygulamalı staj eğitimleri dünya standartlarının çok altında olduğundan gerekli tecrübenin oluşamaması mevcut sistemin belediye, müteahhit, mühendis ve yapı denetim arasında lakayt, liyakat tan uzak ve menfaat ilişkisi seyri içerisinde yürüdüğünden gerekli yapı kalitesine ve meslek disiplinine ulaşılamamaktadır. Teknik kadroların yeterli uygulamalı eğitim süreçlerinden geçtikten sonra imza yetkileri olmalıdır. Yasalardaki eksiklikleri gidermek anlamında yapılmaya çalışılan kanun ve yönetmeliklerin düzenlemeler de ihtiyaçlara cevap vermekten öte belli meslek gruplarının güdümünde kendi menfaatlerine uygun yapıldığından sonuç alınamamaktadır.(Yapı denetim sistemi gibi)” dile getirmektedir.

Yani deprem bütün ülkemiz için tehdittir. Ülke olarak bundan kurtulmamız için sağlıklı bina yapımına ihtiyaç vardır.

Ne var ki vatandaş yaptığı küçük bir tasarrufla başını sokacak bir yer derdine düşüyor. Bu vatandaşa devlet lojistik destek vermelidir. Her atılan imza için bir tomar para istenmesi, dar gelirli vatandaşlarımızı gece kondu yapımına zorlamaktadır.

Devlet 10-15 yıl gibi bir süreç içinde inşaatlardan bütün vergi ve harçları muaf tutmalı, depreme dayanıklı olmayan binalarını kendi eli ile yıkmak ve sağlam bina yapmak isteyen vatandaşlara kamu bankaları aracılığı ile faizsiz kredi verme imkanı sağlanmalıdır.

Böylesi imkanlar sağlanması halinde Kahramanmaraş’ta bile binlerce sağlıksız konutların vatandaşlar tarafından yıkılarak tekrar yenisinin yapılacağını düşünüyorum.

Türk aile yapısında apartman kültürü yoktur. Birçok insan bu sebeple de müstakil evlerde oturmayı tercih etmektedir. Vatandaşların bu tercihleri de göz önünde bulundurulması zorunludur.

Yukarıda alıntı yaptığım Sayın Tellioğlu’nun ortaya koyduğu çözüm önerileri, hükümetin bu konuya el atması ve deprem sorunu ile karşı karşıya olan Kahramanmaraş’ta birilerinin bu konuda artık bir şeyler yapması gerektiğini düşünüyorum.

İnşallah hükümet kentsel dönüşümü Kahramanmaraş’tan başlatır. Bu konuda hepimize büyük görevler düşüyor…

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri