Canımız Çok Yanacak

.

 

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte artan hain pkk terör eylemleri, çıkan orman yangınları, meydana gelen trafik kazaları, göletlerdeki boğulma vakaları yüreklerimizi ve de ciğerlerimizi yakmaya, dağlamaya devam ediyor. Bir yandan fidan gibi vatan evlatları hiç yere yok olup giderken diğer yandan elimizdeki güzelim bitki örtümüz göz göre göre hızla yokluğa doğru kayıp gidiyor.  

Bilindiği gibi Kahramanmaraş’ımız orman bölgesi. Her tarafımız yemyeşil orman. Şehrimiz;  “orman zenginliği açısından ülkemizdeki birkaç bölgeden birisi.” Bu zenginliğimizi mutlaka korumalıyız. Ne pahasına olursa olsun hangi bedeller ödenecekse ödensin ama Ormanlarımıza sahip çıkılsın.

Daha yaz mevsiminin başındayız. Bu sene korktuğumuz başımıza çok erken geldi. Pazar günü Kazma Bağlarımızın bulunduğu bölgedeki ormanlık alanda yangın çıktı. Gündüz saat 12.00 civarında çıkan yangın maalesef gün içerisinde söndürülemedi. Gece boyunca da yanmaya devam etti.

Tüm yurtta olduğu gibi şehrimizde de çıkabilecek orman yangınlarına Orman Bölge Müdürlüğü marifetiyle en erken şekilde, havadan ve karadan müdahale edilebilmenin tedbirleri mutlaka alınmalıdır. Bu konu asla ihmale gelmez. Her çıkan orman yangınının ardından; “yangına müdahalede bir ihmal olup olmadığı mutlaka soruşturulmalı ve elde edilen bilgi ve bulgular” kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

www.haber46.com/ da yayınlanan orman yangınıyla ilgili habere bir vatandaşımız yorum yazmış. Vatandaş, yorumunda; “ben yangını bizzat gördüm zamanında bir müdahale olmadı helikopterler yangından 2 saat sonra geldi ve biz 177 yi aradığımız da, ‘bizi çok yordunuz’ deyip yüzümüze telefonu kapattı. Böyle bir rezalet olamaz” diyor. Doğruysa çok vahim demektir.

Orman yangınlarına karşı idari tedbirler asla yeterli değildir. En zor yangınlardan birisi de orman yangınıdır. Bu konuda halkımızın, özelliklede çocuklarımızın eğitilmesi gerekmektedir. Orman yangınları genellikle okulların kapalı olduğu yaz aylarında yaşanır. Bu yüzden bölgede yaşayan büyük küçük herkesin mutlaka uzaktan eğitime alınması gerekmektedir. Sorumlu Bakanlık konuyla ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı, İç İşleri Bakanlığı ve Diyanet Başkanlığı ile el ele vererek “ORMANLARIMIZIN SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ” konulu bir eğitim modeli hazırlamalı ve tüm bölge halkının bilinçlenmesini sağlamalıdır.

Her güzelliğin bir bedeli vardır. Bu bedeli orman bölgesinde yaşayan halkın mutlaka ödemesi gerekmektedir. Bırakın ormanların arasında özel bağ evlerinde yaşamayı haftada bir gün olsun bir ormanlık alanda piknik yapmak bile insanı rahatlatmaktadır. Öyle ise ormanların zarar görmemesi adına ne gibi bir bedel ödemek gerekiyorsa ödenmelidir…

Ormanlık arazi içerisindeki bağ evlerimizde yangın söndürme tüpü ve araç gereçlerinin bulundurulması zorunlu hale getirilebilir.

Mangal ateşi sadece güvenlik görevlileri tarafından giriş ve çıkışları kontrol edilen piknik alanlarında yakılmalıdır. Vatandaşlar canlarının istediği ormanlık alanda mangal ateşi yakamamalıdır.

Ormanlarımızın sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitime katılmamış sertifika almamış kişiler piknik alanlarına alınmamalıdır.

Bence konu çok ciddi. Perşembenin gelişi de maalesef çarşambadan belli olmakta. Bu gidişle bırakın ormanı bir tek çam ağacına hasret kalacağımız günler çok yakında. Gören gözler yaklaşan felaketi tüm çıplaklığıyla görürken bazı sorumlular hala çok vurdumduymaz.

Yazılanların başımıza gelmesini ve daha fazla gözyaşı dökmek istemiyorsak teröre, trafiğe, depreme, orman yangınlarına, sel felaketlerine, göletlerde boğulma vakalarına karşı alınması gereken bu ve buna benzer hatta çok daha ciddi ve can acıtıcı tedbirleri derhal uygulamaya koymalıyız. Yoksa işimiz gerçekten Allaha kalacak… Canımız çok yanacak…

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri