Bizim kültürümüz, bizim değerlerimiz nerede?
Sevgili Okurlarım,
Son günlerde Cadılar Bayramı adı altında yapılan etkinlikleri, ortaya çıkan görüntüleri ve sergilenen davranışları ibretle izliyoruz.
İnsan sormadan edemiyor: Biz ne zaman kendi kültürümüzden, geleneklerimizden ve değerlerimizden bu kadar uzaklaştık?
Cadılar Bayramı denilen bu etkinlik, bizim tarihimizden, inancımızdan, örfümüzden ve medeniyetimizden doğmuş bir gelenek değildir. Batı kültüründen alınarak özellikle gençlerimize eğlence adı altında sunulan, zamanla ticarileştirilen bir organizasyondur.
Elbette herkesin eğlenme, giyinme ve tercih yapma özgürlüğü vardır. Ancak özgürlük adı altında her türlü davranışı normalleştirmek, toplumun ahlaki değerlerini hiçe saymak ve gençlerimize yanlış örnekler sunmak kabul edilemez.
Geçtiğimiz günlerde Cadılar Bayramı etkinlikleri kapsamında kamuoyuna yansıyan bazı görüntüler ise insanı düşündürmekle kalmıyor, ciddi şekilde rahatsız ediyor. Korku, şiddet, ürkütücü kostümler ve toplumun hassasiyetlerini zorlayan gösteriler nasıl oluyor da eğlence adı altında pazarlanabiliyor?
Bizim gençlerimizin örnek alacağı değerler bunlar mı olmalı?
Bizim kültürümüzde paylaşmak vardır, yardımlaşmak vardır, büyüğe saygı, küçüğe sevgi vardır. Bizim medeniyetimizde bayram; insanları korkutmakla, ürkütmekle değil, gönülleri birleştirmekle anlam kazanır.
Ramazan Bayramı'mız var, Kurban Bayramı'mız var. Milli bayramlarımız, geleneklerimiz, kültürel değerlerimiz var. Hıdırellez'imiz, yöresel şenliklerimiz, türkülerimiz, oyunlarımız var. Kendi kültürümüzü yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak yerine neden başkalarının kültürünü taklit etmekte bu kadar hevesliyiz?
Asıl üzerinde durmamız gereken mesele budur.
Bir toplum, kendi değerlerine yabancılaştığı zaman geleceğine de yabancılaşır.
Burada görev yalnızca ailelere ait değildir. Eğitim kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarına, yerel yöneticilere ve medyaya da önemli sorumluluklar düşmektedir. Gençlerimize yasaklarla değil, doğru örneklerle, kültürel bilinçle ve güçlü bir eğitimle yol göstermeliyiz.
Kimsenin inancına, yaşam biçimine veya kişisel tercihine düşmanlık etmek bizim meselemiz değildir. Ancak toplumun ortak değerlerini korumak, çocuklarımızı ve gençlerimizi olumsuz etkilerden uzak tutmak hepimizin sorumluluğudur.
Unutmayalım ki bir milletin gücü yalnızca ekonomisiyle, sanayisiyle, ordusuyla ölçülmez. O milletin kültürü, ahlakı, aile yapısı ve geçmişinden aldığı değerler de geleceğini belirler.
Cadılar Bayramı adı altında bize sunulan bu kültürel özentiye karşı kendi değerlerimizi hatırlamak zorundayız.
Bizim çocuklarımızın cadılara, korku gösterilerine ve anlamsız özentilere değil; tarihine, kültürüne, ilim ve irfanına sahip çıkan örnek insanlara ihtiyacı var.
Batı'nın her yaptığını çağdaşlık, kendi değerlerimizi yaşatmayı gericilik olarak görürsek, bir gün kendi kimliğimizi arar hale geliriz.
Benim itirazım eğlenceye değil, kendi kültürünü küçümseyip başkasının kültürünü sorgusuzca taklit eden anlayışadır.
Kendi değerlerine sahip çıkamayan toplumlar, başkalarının değerleriyle yaşamaya mahkûm olur!
Yakında yılbaşı , noel hikayesi başlayacak sapkınlıklar , gençleri içine çeken bir tuzak olarak bekliyor, çocuklarımıza sahip çıkalım.
Kalın sağlıcakla