BİRAZ DA HAYIRDA YARIŞIN BEYLER

BİRAZ DA HAYIRDA YARIŞIN BEYLER

Mübarek Ramazan ayına giriyoruz.
Yılın on bir ayında yaptığınız gaddarlıkları, bari bu ay yapmayın.

Yanınızda çalıştırdığınız işçilere bir aylık Ramazan yardımı yapın.
Bu iş; iki kilo et, beş yüz liralık gıda fişiyle geçiştirilecek kadar ucuz değildir.

Kahramanmaraş’ta geçmişte kimi kasap, kimi lastikçi, kimi bakkal, hatta tekel bayisi olarak hayatını sürdüren insanlar, son kırk yılda Allah verdikçe verdi; han, hamam sahibi oldular. Paraları, yedi sülalelerine yetecek kadar arttı. Allah daha çok versin, gözümüz yok.

Ama ne yazık ki Allah’ın bu cömertliğine hakkıyla karşılık vermediler.

Türkiye’de en ucuz işçilik Kahramanmaraş’ta. Asgari ücretin üzerine koyduğu iki bin lirayı büyük bir lütufmuş gibi anlatıp, kasıla kasıla “asgari ücretin üzerinde maaş veriyorum” diyenler var.
Yemezler.

Daha yirmi yıl önce aynı fabrikalarda çalışan insanlar yılda dört maaş ikramiye alıyordu. Maaşları da dönemin asgari ücretinin neredeyse iki katıydı.

Bugün ne var?

Sendikalaşmaya karşı duran patronlar, ucuz iş gücü, emek hırsızlığı…
Bir de utanmadan namus edebiyatı yapanlar yok mu?
İşte onlardan tiksiniyorum.

Ben bu şehirde hiçbir zaman sermaye düşmanlığı yapmadım. Bir çivi çakana körü körüne saygı duydum, sahip çıktım. Bugüne kadar tek bir sanayici hakkında olumsuz yazı kaleme almadım.

Ama dönüp geriye baktığımda şunu fark ettim:
Biz hep aldatılan tarafta kalmışız.

2004 yılında Kahramanmaraş teşvik kapsamı dışına çıkarılmıştı. O dönem çıkardığım Aktüel gazetesiyle şehirde ciddi bir kamuoyu oluşmasına katkı sunduk. Bu mücadele çığ gibi büyüdü ve 2005 yılında Kahramanmaraş yeniden teşvik kapsamına alındı.

O günlerde bir sanayici bana şunu söylemişti:
“Yaptığınız mücadele takdire şayandı. Benim sadece bir yıllık elektrik indirimim elli milyon.”

Peki sonra ne oldu?

Bu şehirden bu kadar para kazanan sanayiciler, bu şehrin insanına ne verdi?
Kaç okul yaptılar?
Kaç köprü yaptılar?
Kaçının bu şehirde kalıcı bir eseri var?

Pandemi döneminde tekstilciler, otuz yılda kazanamayacakları parayı kazandı.
2023 depreminden sonra kuyumcular servetlerini beşe, ona katladı.

Bizim ödediğimiz kadar vergi ödediler mi?
Hayır.

Peki Kahramanmaraş’ta bir kuyumcu tarafından yaptırılmış tek bir eser var mı?
Yok.

İŞTE SİZE BİR FIRSAT

Bunları yazmamın sebebi şu:
Belki bir vicdan sahibi sanayici çıkar da zekâtını düzgün vermek için çaba gösterir.

Kahramanmaraş’ta zenginler zekâtlarını ahlaka uygun bir şekilde verse, bu şehirde fakir kalmaz.

Kenar mahallelerde yaşayan çocukların anne babaları, sizin fabrikalarınızda çalışan insanlar… Her gün muhtarlık önünde gıda paketi bekliyorlar.
“Biri nakit para verse de elektrik, su, doğalgaz faturamızı yatırsak” diye umut ediyorlar.

Doğalgaz ve elektrik demişken…

Yahu 29 liralık elektrik borcu için kesme mesajı atılır mı?
Yok demeyin, bu mesaj bana geldi.

Peki açma-kapama parası ne kadar, biliyor musunuz?

Sizin hiç dininiz, imanınız yok mu?

Geçmişte elektrik ve doğalgaz şirketlerinin Maraşlı iş insanlarının elinde olmasına sevinirdik. Meğer ne büyük yanılgıymış.
Biz “memleket” diye bağırırken, onlar ceplerini doldurmakla meşgulmüş.

Hani derler ya:
“Fakirin çocuğu cephede, cenazede ve fabrikada lazım olur” diye…
Doğruymuş.

Evet beyler…
Bu şehrin kanını sömüren beyler!

Şu Ramazan ayında, bu şehir insanına karşı işlediğiniz günahların kefaretini, mallarınızdan bir miktar dağıtarak belki ödersiniz.

Yoksa iki dünyada da elimiz yakanızda olacak.

Artık size inanmıyorum.
Siz sadece kendinizi düşünüyorsunuz.
Bencilsiniz!

Hadi bakalım…
Hepinizi takip edeceğim.
Kim ne kadar hayır yapacak, göreceğiz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri